• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kudüs için kenetlenme vakti

Yeniakit Publisher
2017-12-11 12:31:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Kudüs için kenetlenme vakti

Bu hafta Parlamentolararası Kudüs Platformu Başkan Vekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Dr. Nureddin Nebati ile son gelişmeler ışığında Kudüs’ü konuştuk...

Osmanlı’dan sonra Batı dünyasının Yahudiler uğruna Filistin’i adım adım yok etmesini ve son olarak Amerika’nın pervasızca Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesini, İslam dünyasındaki gevşekliğe bağlayan Kudüs Platformu Başkan Vekili Dr. Nureddin Nebati, “Artık asıl meselemiz, kutsalımız olan Kudüs’e sahip çıkma vakti, İslam alemi birlik olmalı” diyor.

Bu hafta Parlamentolararası Kudüs Platformu Başkan Vekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Dr. Nureddin Nebati ile son gelişmeler ışığında Kudüs’ü konuştuk...

Kudüs’ün Müslümanlar için anlamı nedir?

Kudüs, bütün Müslümanların ortak kaderi, geleceği, geçmişi ve hüznü, özlemi, ilk kıblegâhı, Peygamber Efendimizin ayaklarının değdiği yer, oradan arşa uzandığı yer, özlem duyduğumuz, nefesini hissettiğimiz, bütün Müslümanların en derinindeki duygu ve asla vazgeçemeyeceğimiz kutsal toprağımızdır.

Osmanlı, Kudüs’te barışı nasıl sağlamıştı?

Osmanlı İmparatorluğu’nun temel özelliklerinden bir tanesi adalet ile hükmetmesidir. Bundan dolayı da gittiği her yerde oradaki toplulukların dini inançlarına hiçbir şekilde müdahale etmedi. Onun için Kudüs’te Müslümanlar, Müslüman bir idarecinin altında özgürce yaşamlarını sürdürüyorlardı. Kudüs, aynı zamanda Yahudiler ve Hristiyanların aynı özgür ortamda yaşadığı ve Osmanlı sancağına bağlı bir valinin idaresinde çalışan bir vilayetti.

OSMANLI ZARAR VERMEDEN ÇEKİLDİ

Peki nasıl çekildi?

1917 yılında malum Balfour deklarasyonundan sonra burada Yahudilere yer bulma amacıyla değil, Avrupa’da Yahudilerin etkinliğini kırmak, çıkabilecek karışıklıkların giderilmesini önlemek için onlara bir merkez bulmak amacıyla İngilizlerin temel stratejilerinden bir tanesi Yahudileri oraya göndermekti. İkinci stratejisi de çekilmekte olan, iç karışıklıklarla neredeyse parçalanmakta olan bir imparatorluğun zayıflatılması esnasında, bir üstün gücü değerlendirmek için Kudüs’ten Osmanlı’yı göndermek ve oraya Yahudileri yerleştirmek için yapılan operasyondan sonra Osmanlı çekildi. Osmanlı, oranın bir zarar görmemesi için savaşmadan çekilmiştir. Çünkü Kudüs’ten taş üstünde taş bırakmadan da çekilebilirlerdi.

Amerika, FIRSAT KOLLADI

Gelelim bugüne.. ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesinin anlamı nedir?

Ortadoğu’da maalesef kartları yeni baştan karıyorlar. Yapılan operasyonlar şu an itibariyle değil, 20 yıl önce Amerikan yönetiminin almış olduğu kararı, Trump gelmeden önce “Ben uygulayacağım” demişti. Bunun için de İslam coğrafyasının en zayıf olduğu anı bekledi. Paramparça olan Suriye’deki insanlar kendi derdine düşmüş. Yemen paramparça... Suudi Arabistan, İran aynı sıkıntıları yaşıyor. Irak’ta malum hikayeler, Afrika’da Müslüman ülkeler aynı problem ile karşı karşıyalar. Dolayısıyla da İslam dünyasının Kudüs derdinin ikinci plana itildiği, insanların kendi yaşamlarını devam ettirmek, namuslarını korumak için mücadele ettikleri bir anda Arakan’da yüz binlerce insanın yerini terk etmek zorunda olduğu bir anda Kudüs’ün ikinci plana düşmesini fırsat bilerek başkent ilan ediyorlar. Bu sadece İslam dünyasına değil bütün dünyaya karşı bir hamledir. Çünkü Kudüs bütün dünyayı etkileyebilecek özelliklere sahip üç dinin kutsal saydığı bir yer.

İSLAM DÜNYASI ORTAK HAREKET ETMELİ

İslam dünyası Kudüs noktasında nasıl hareket etmeli?

Müslüman dünyası, gerek bireyleri gerekse de ülkeler, ortak hareket etme dürtüsünü sürekli söylemleriyle ortaya koyan bir yapı arz ediyorlar. Ama bugüne kadar gördüğümüz şey sadece sloganlarla “Kudüs bizimdir, bizim olacak”, “Kudüs yoksa biz yokuz” şeklindeki birtakım ifadelerin dışında ortaya atılmış doğru dürüst bir adım yok. Bugün Batı’nın, özellikle ABD’nin bu adımı atmasındaki cesaret, İslam dünyasındaki bir ortak hareket noktasının olmamasından kaynaklanıyor. Bırakın vatandaşları, yöneticileri ortak bir tavır takınsa ve bunu sonuna kadar devam ettirip arkasında dursalar zaten bu problemler çözülmüş olacaktı. Bundan sonra ne olur; Türkiye’nin, sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde atılacak adımları, İslam dünyası ciddi ve sıkı bir şekilde takip ederse, BM nezdinde, Batı dünyası ve Hristiyan dünyasının nezdinde belki bir nebze ses getirecektir.

Manevi dünyanın başkenti

Türkiye’nin Kudüs politikası nedir?

Türkiye, Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak kabul ediyor. Aynı zamanda manevi dünyanın başkenti olarak kabul ettiği için Kudüs ile ilgili atılacak her türlü olumsuz adıma karşı gerek siyasi anlamda gerekte idari anlamda uluslararası bütün yolları açıp deneyecek ve mevcut statüsünü bozmayan bir operasyona dahil olacaktır.

Kudüs duyarlılığını arttırmak için birey olarak ne yapmalı?

Öncelikle Kudüs’e imkanı olanların gitmesi lazım. Kudüs sokaklarında adım atmayan, Mescid-i Aksa’da namaz kılmayan, Kubbetu’s-Sahra’da iki rekat namaz kılmayan, ellerini semaya açıp dua edip kabulü beklemek için göz yaşları dökmeyen bir Müslümanın Kudüs ile olan bağlantısı sadece, televizyonlarda intifadadaki Filistinli genç çocukların ve kadınların ellerine aldıkları taşları tanklara fırlatmasından ibaret olacaktır. Orası sadece bir Filistinlinin davası değil. Oradaki gençlerin, intifada bulunan Filistinli kadınların davası değil. Hepimizin davası.
Müslümanlar, Kudüs’ün geleceğine dair nasıl bir strateji belirlemeliler?
Bir defa İslam dünyasının göstermiş olduğu hassasiyeti gerçekleştirecek güce ihtiyaç var. Yani bu güç “Ben buradayım, Kudüs ile ilgili tavrım budur” dediği zaman dünyayı titretebilmeli. Güçlü, müreffeh ve ne dediğini bilen adil Müslüman yöneticilere ihtiyaç var.

Uluslararası arenada neler yapılabilir, STK’lara ne görevler düşüyor?

Türkiye’deki neredeyse bütün mahallelerde Kudüs ile ilgili STK’lar var. Bunlar ellerinden gelen her türlü gücü ortaya koyuyorlar. Fakat bu faaliyetlerin tamamı Türkiye’ye yönelik. Bu STK’ların içerisinde bir kısmını güçlerini uluslararası arenalarda ses getirebilir şekilde dönüştürmek lazım.

Yeni bir vakıf kurulmasına öncülük ettiniz. Diğerlerinden ayıran şey nedir?
Ümmetin Temsilcileri Vakfı, Parlamentolararası Kudüs Platformuna ev sahipliği yapmak üzere Filistinli ile ilgili çalışma yapan tüm kesimlere hizmet etmek için kuruldu. Platform, uluslararası tüm kesimleri barındıracak.

‘Bizim meselemiz Siyonistlerle’

İsrail’in bağnaz tavrı nasıl kırılabilir?

İsrail hükümeti, Yahudiler olarak değil bir Siyonist olarak hareket ediyor. Siyonizmin kuralı yoktur. Onlar kendilerince vaadedilmiş toprakları elde etmek için her türlü baskı ve zulmü hakları olarak görüyorlar. Siyonistlerin ortaya koymuş oldukları bu zulüm ve adaletsiz tavırları Müslüman dünyasında infiale sebep oluyor. Müslümanların hareketsizliği Siyonistlerin, İsrail hükümetinin daha da acımasız olmasına, daha fütursuz hareket etmesine özellikle, Filistin’deki toprakların ele geçirilmesinde kaygı taşımadan hareket etmesine sebep oluyor. Burada elbette İsrail’in zulmünü dile getireceğiz. Ama buradaki temel problem, İsrail’in zulmüne karşı ortaya koydukları söylemsel tavırların harekete dönüşmemesinden kaynaklanıyor. Zalimin zalimliğini devam ettirebilmesi için zayıf mazlumlara ihtiyacı var. Biz Filistin’i mazlum olarak görüyoruz. O zaman İslam dünyasının sadece dualarla ve sözlerle değil birlikte hareket etmesi, İsrail’in zulmünü mutlak surette durduracaktır.

Medyanın, Kudüs meselesindeki yayınlarını yeterli buluyor musunuz?

Bu konuda özellikle Kudüs’te olaylar yaşandığı zaman medya gerekli hassasiyeti gösteriyor. Bereket ki Türkiye’de bu hafta parlamentoda grubu bulunan dört parti ortak bir bildiri yayınladılar. Söz konusu Kudüs ve Filistin olunca Türkiye’de hangi ideolojide olursanız olun mutlak surette ortak bir tavır takınıyorsunuz. Bu anlamda da medya gerekli hassasiyeti gösteriyor. Medya özellikle Trump’ın açıklamasından sonra tepkisini ortaya koymuştur. Zaten tepkisini ortaya koymazsa millet bunun hesabını sorar.
Yeni Akit Gazetesi

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23