Rasûlullah (SAV) Efendimiz’den öylesine uyarılarla karşı karşıyayız ki, halimizi hatırlayıp ürpermemek elde değil...
Komşuluk öldü, denmekte; hele hele büyük şehirlerde devasa apartmanlarda yaşayanların hali hatırlandıkça.. Herkes kapısını kapatıyor, onlarca dairenin bulunduğu apartmanda kimsenin kimseden haberi bile olmuyor. Nerede kaldı komşuluk hakları.. Oysa Müslüman için komşuluk hakkı öylesine önemli ki, Efendimiz (sav)’in şu beyanını okuyup da ürpermemek elde deği:
“Cibril (as) bana komşu hakkını o derece vasiyet etti ki, komşuyu komşuya varis kılacak zannettim. “Rivayetin tafsilatını da yazalım:
“Bir adam Peygamberimiz’e komşusunu şikayet için geldi. Peygamberimiz (sav) Beytullah ile Makam-ı İbrahim arasında oturuyordu. Adam peygamberimizin (sav) beyaz elbiseli bir adam ile konuştuğunu gördü ve bekledi. Adam gitti. Bunun üzerine Peygamberimiz’e yaklaştı ve “Ya Resulallah! O konuştuğun beyaz elbiseli adam kimdi?” diye sordu. Peygamberimiz (sav) “Sen onu gerçekten gördün mü?” dedi. “Evet!” deyince “O Cebrail idi. (as) Bana komşuluk hakkında o derece tavsiyelerde bulundu ki, komşuyu komşuya mirasçı yapacak zannettim” buyurdu.
Rivayetler bir bundan ibaret değil. Birkaçını daha sıralayalım da komşunuza, komşuluğa neden canı gönülden önem vermeliyiz; daha iyi anlayalım.
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna iyilik etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden, misafirine ikram etsin”
“Benim iki komşum var, bunlardan hangisine hediye vereyim?” diyen birisine peygamberimiz (sav) “Kapısı sana daha yakın olanına ver!” buyurdular. Komşuluğun sınırını da öğrenmek ister misiniz. Efendimiz (sav) onu da belirtiyorlar:
“İnsan iyilik ve ihsana yakın komşudan başlamalıdır. İnsanın komşusu evinin çevresindeki kırk evdir.”
“Komşusu kötülüğünden emin olmayan kişi cennete giremez”.
“ Kıyamette komşu komşusunun yakasından tutacak ve “Ya Rab! Bu yüzüme kapısını kapatarak iyiliğini benden esirgemiştir” diyecektir.”
“Komşusu aç olduğu halde tok yatan bizden değildir.”
“Ya Ebâ Zer! Burnu kesik bir köle de olsa idareciye itaat et.
Et pişirdiğin zaman suyunu çok koy ki komşuna da ikram edesin.”
“Allah katında arkadaşın hayırlısı arkadaşına hayırlı olandır, komşunun hayırlısı da komşusuna hayırlı olandır."
“Geniş ev, dürüst komşu ve rahat binek kişinin saadetindendir.”
“Peygamberimiz (sav) şöyle dua ederdi: “Allahümme innî eûzü bike min câri’s-sûi fî dâri’l-makâmeh.” “Allahım, devamlı ikamet ettiğim yerdeki kötü komşudan sana sığınırım.” Zira geçici yerin komşusu geçici olur.”
Peygamberimizin (sav) yanında “Falan kadın geceyi ibadetle geçirir, gündüzün oruç tutar, ama komşusuna eziyet eder” denildi. Peygamberimiz (sav) “O kadında hayır yoktur, o cehennemliktir” buyurdular. “Falanca kadın da farz namazlarını kılar, farz orucunu tutar, yağı alınmış peyniri sadaka verir ve kimseye eziyet etmez” dediler. Peygamberimiz (sav) “O kadın cennetliktir” buyurdular.”
Hz Aişe Validemiz anlatıyor “Peygamberimiz (sav) bana geleceği bir gece onun için arpa unundan bir çörek yapmıştım. (..) Bu arada komşumun evde beslenen bir koyunu vardı. Alışkın olduğu için kapıyı ittirdi ve içeri girdi. Benim yaptığım çöreğe yöneldi ve onu kapıp dışarı çıkacaktı ki ben kalktım ve kapıya koştum. Peygamberimiz (sav) “Çöreğin yetiştiğin kısmını al ve bundan dolayı komşuna eziyet etme ve bir şey söyleme!” buyurdu.