Kilo almaktan kaçınmak artık en evvel obeziteden kaçmak anlamına geliyor.
Kilo almaktan şikâyetçisiniz. Kilo almak, güzel görünmekten uzaklaşmak şeklinde anlaşılır, hanımlar aç bilâç gezer, “rejim” yaparlardı. Halâ bu kaygıyla hareket eden çok bayan var. Ancak kilo almaktan kaçınmak artık en evvel obeziteden kaçmak anlamına geliyor. Obezite ise akla gelebilecek her türlü rahatsızlığın öncü sebebi! Eh öyleyse yemekte ekmeği azaltın, pirinç pilavından vazgeçin ve makarnaya da yaklaşmayın!
Tatlılara, çaylara ve kahveye hiçbir şekilde tatlandırıcı katmayın. Mısır şurubu kuşkusu duyduğunuz hazır tatlı ve şekerlemelerden uzak durun. Ayrıca sun’i (yapay) tatlandırıcıların karaciğer ve iç yağlanması yaptığını ve şeker hastalığını başlatığını zinhar aklınızdan çıkarmayın.
Turşunuzu evde bol sirkeli ve az kristal kaya tuzu ile kendiniz yapın.
Unlu ve nişastalı bütün gıdalar; börekler, çörekler, kan şekerine dönüşürler. İnsülin ihtiyacını artırırlar! Şeker hastalarının yağlanmalarının, kilo almalarının sebebi böyle sağlıksız karbonhidratlı yiyecekleri tüketmeleridir! Bunlar, bedende karaciğer yağı ve iç organ yağı olarak depo edilir.
Şu kış günlerinde o güzelim tarhana çorbasından vazgeçin diyemeyeceğiz. Fakat seneye az miktarda un kullanarak hem organik ve katkısız, hem mayasız tarhana hazırlayın.
Hazırından uzak durun!
Aylarca beklese bile ekşimeyen ve bozulmayan katkılı fabrikasyon yoğurtlar yerine, ekşime özelliğini kaybetmemiş köy yoğurdunu ya da evde doğal sütten mayaladığınız yoğurdu tercih edin.
Kavrulmamış yani çiğ ve tuzsuz ceviz, fındık, fıstık, badem, ay çekirdeği, kabak çekirdeği gibi kabuklu kuruyemişler evinizden çocuklarınızın cebinden, beslenmesinden eksik olmamalı..
Kış aylarında portakal, mandalina, nar veya elmayı abartmadan bir iki tane yemelisiniz.
Ayrıca zeytin, en sağlıklı besinlerden, meyvelerden biridir. Glisemik indeksi sıfırdır. Her sabah kahvaltıda 10-15 tane yenebilir. Domates, salatalık ve biberler de faydalıdır.
Yazın glisemik indeksi çok yüksek olduğu için kavun, karpuz, dut, üzüm ve taze incirden nefsinizi köreltecek kadar faydalanın.
Meyve sularında, karpuz ve kavunda bulunan meyve şekeri ‘früktoz’ hemen kan ve depo yağı olan trigliseride dönüşür ve yağ olarak karaciğere gönderilir. Göbek simidiniz yağlanmaya başlar, bacak kaslarında, kollarda da yağ olarak depo edilir. Früktoz, karaciğer için glikozdan yedi misli toksiktir. Biz uyardık, artık ötesi; doğruyu yanlıştan ayırmak size kalmış!