Analar yavrularını her halleri ile canlarından öte sever, bağrına basar. Gelgelelim çocuk büyüdükçe "kepçe kulak" da denilen durumdan rahatsız olur, çare aramaya başlar.
Hekimler artık "Eğer doğar doğmaz durum tespit edilirse doğumdan itibaren ilk 7-10 gün içinde gidermek mümkündür" diyor.
Sebebini ise anneden çocuğa geçen kadınlık hormonu (ösrojen) kıkırdak üzerinde yaptığı etki olarak açıklıyor. Biliyorsunuz, Karadeniz kadınlarının ne denli baskın karakter olduklarını. Demek kulağa kadar etki yapıyor! Hekimler "Anneden çocuğa geçen östrojen kıkırdak yapıda yumuşamaya sebep olur. Bu yumuşama etkisiyle kulağa dışarıdan şekil verilebilir deformite büyük oranda düzelir. Ancak bunda ne kadar erken davranılırsa başarı oranı o kadar artar" demekte.
Sadece kepçe kulak değil diğer kulak deformiteleri de bu yöntemle mesela büzük kulak da böyle tedavi edilebiliniyor.
Kulak gelişiminin 5-6 yaşlarında tamamlanması sebebiyle bu yaştan itibaren bu ameliyatlar yapılabiliniyor.
Yaş küçükse genel anestezi ile yetişkin yaşlar ise lokal anestezi ile yapılıyor.
Ameliyat bittikten sonra kulağa verilen yeni şekil korunması için bandaj yapılıp hasta aynı gün içinde taburcu ediliyor. Ameliyat sonrası kulaklar genellikle hafif şiş ve mordur. Bu şişlik ve morluklar iki üç gün içerisinde yok olmaya başlar. Kesi izleri kulak arkasına saklandığından izler hiçbir şekilde belli olmaz. Yapılan işlem kalıcı oluyor ve ömür boyu kulağa verilen şekil korunuyor.