İşimiz, durumumuz, konumumuz her ne olursa olsun, yaşadığımız sürece yanımızda, çevremizde insanlar bulunur. İster iş yeri olsun ister oturduğumuz yer, çevremizde bulunan insanlar bizim komşumuz konumunda bulunurlar. Komşuluk hukukuna İslam dini çok önem verir. Peki, İslam dinine göre komşuluk hukuku nasıl olmalıdır?
Komşu, iş yeri veya oturduğumuz yerde bulunan kişilere verilen unvandır. Komşularımızla günün her saatinde değişik nedenlerle yüz yüze gelebiliriz. Hatta bazı zamanlarda komşularımız ailelerimizin üyelerinden bile bizlere yakın olabilirler. Komşularımız, kötü zamanlarımızda yardım istediğimiz, sevinçli anlarımızda mutluluğumuzu paylaştığımız insanlardır. Her türlü duyguyu onlarla yaşadığımız için ailemizin birer üyesi gibidirler. Bu nedenlerden dolayı aile üyelerine gösterilen ilgi ve alaka, komşulara da gösterilmelidir. Dert ve problemleriyle yakından ilgilenilmeli, sevinç ve üzüntüleri paylaşılmalıdır. Özellikle İslam dininde ve kültürümüzde önemli yeri olan komşuluk ve komşuluk hukuku günden güne anlamını yitirmektedir. Komşuluk hukukuna İslam dini ayet ve hadislerle destek vermiştir. İşte merak edilen haberin detayları…
İslam dinine göre komşuluk hakkı nasıl olmalıdır?
İnsan hayatına yön ve şekil vermeyi hedefleyen İslam dini, komşuluk ilişkilerine özel bir önem gösterir. Komşuluk hukukuyla ilgili ayet ve hadis ve ayetleri sizler için topladık.
1- Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez."(Nisa, 4/36)
2- Cebrail bana komşu hakkında o kadar tavsiyede bulundu ki, onu mirasçı kılacak sandım. (Buhari, Edeb, 28; VII, 78.)
3- Komşularına iyi komşuluk et ki gerçek Müslüman olasın.( İbn Mâce, Zühd, 24; II,1410. )
4- İyi bir komşu, rahat bir binek, ve geniş bir ev insanı mutlu eden sebeplerdendir.( Ahmed, Müsnedül Mekkiyyin, III, 407-408.)
5- Bir gün sevgili Peygamberimiz, "Vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman emiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz" buyurmuşlar, sahabilerden biri de "Kim iman etmiş olmaz ey Allah'ın Resülü?"diye sorunca, Resülullah Efendimiz, "Kötülüğünden komşusunun emin olmadığı kimse" cevabını vermişlerdir.( Buhari, Edeb. 29; VII, 78.)
6- Kötülüğünden komşusunun emin olmadığı kimse cennete giremez.( )
7- Kıyamet gününde muhakeme edilecek ilk iki hasım, iki komşu olacaktır.
a. Hastalandığında ziyaretine gitmek.
b. Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasında bulunmak.
c. Borç istediğinde imkan nispetinde yardımcı olmak.
d. Darda kaldığında yardımına koşmak.
e. Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek.
f. Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek.
8- Kime yumuşak huyluluktan nasibi verilmişse dünya ve ahiret iyiliğinden de payı verilmiş demektir. Akrabalık bağlarını gözetmek, güzel ahlak ve iyi komşuluk ilişkileri ülkeyi imar eder ve ömrü arttırır.
9- Bir Müslüman ölür de en yakın komşularından üç kişi onun hakkında iyi şahitlikte bulunursa Allah Teala şöyle buyurur: 'Bildikleri şey konusunda kullarımın şahitliğini kabul ettim', Yahut, 'Kulumun bildiğim günahlarını affettim.'
10- Ebu Zer! Çorba pişirdiğin zaman suyunu fazla koy ve komşularını da gözet. (hadisi şerif)
11- Ya Resullullah, dedim; iki komşum var, (öncelikle) hangisine hediye sunayım?" Allah'ın Resulu; 'kapısı sana daha yakın olana', buyurdular.
12- Kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa komşusuna iyilik etsin.(hadisi şerif)
13- Allah'ın sevdiği kimselerden üçüncüsü de) bir adamdır ki, kendisine eziyet eden bir komşusu vardır. O da buna sabreder, nihayet ölüm yahut göç etmek aralarını ayırır.(hadisi şerif)