Müslüman anne babadan olan çocuğa konulan isim hem bu dünyada hem de ahirette geçerlidir. Rasulullah (sav) konulması gereken güzel isimler hakkında bilgiler vermiş, zaman zaman bizzat kendileri çocuklara isimler vermiştir.
“Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel yapın.” Ebû Davud, Edeb 69
Allahü Azimüşşan’ın has isimleri olan Allah ve Rahman isimleri, kullara isim olarak verilmez. Sadece Abdullah ve Abdurrahman şeklinde verilir. Ancak sıfatları isim olarak verilebilir. Mesela; Kerim, Halim, Kadir, gibi kelimeleri insanlara isim olarak vermek caizdir. Ancak bu isimlerin başına bir (Abd) kelimesi ilave ederek söylemek ise pek güzel bir dikkattir. Zira (Abd) kelimesini ilave ederek söylediğiniz takdirde Kerim’i Abdülkerim olarak söylersiniz. Bu takdirde Kerim’in kulu demiş olacağınızdan mana pek güzel bir şekil alır.
Peygamberimiz (sav) ateş parçası manasına gelen (cemre)'yi güzel kız manasına gelen (cemile) ile, Harp ismini de Hasan'la düzeltmiştir.
Bununla beraber bazen isimlerde mana açık da olmayabiliyor. (Aleyna) gibi. Son zamanlarda çok rastladığımız bu (Aleyna)'nın ne manaya geldiğini pek bilemiyoruz. Çünkü, Kur'an'da geçen (aleyna) isim değildir. Sadece yer aldığı cümlenin içinde (üzerimize) manasına gelmektedir.
Cümle içindeki yerinden çekip birine isim olarak verdiğinizde, ne manaya geldiğini anlamak zorlaşmaktadır. Belki de Yasin'deki bu (aleyna)'yı isim olarak seçenler, (bu çocuk bizim üzerimize Allah'ın bir ihsanıdır) demek istemekteler.
Kezban güzel isimdir
Kezban'ı hep yalancı manasına anlayanlar, Kur'an'daki (tükezziban) ile karıştırmışlardır. (Tükezziban) kelimesindeki ‘z’ harfi peltek harftir. Türkçenin latin alfabesinde bu harf yoktur. Kezban Farsça bir isimdir... Aslı KED-BÂNU’dur... Banû da farsça bir isimdir. Kezban, ‘Evine ve kocasına bağlı olan dürüst kadın’ manâsında çok güzel bir isimdir.
Kuşkusuz çocuğun isminin güzel olması bir fazilet olsa da ahirette özel muameleye tabi tutulacağı söylenemez. Çünkü ahirette insanın göreceği muamele onun ameline göre olacaktır.
Müddessir Sûresi'ndeki ayetin ikazı hepimiz için geçerlidir:
"Herkes kendi tercihinin sorumlusudur!.."