Uluslararası hukuku hiçe sayarak Gazze halkına karşı tarihin en vahşi saldırılarını gerçekleştiren İsrail’in, Gazze’ye gıda geçişini engellemesini değerlendiren Öz Gıda İş Sendikası Genel Başkanı ve Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Halil Çukutli, 1948 tarihli BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 55. maddesi, 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri’nin III. Protokolü ve 1998 tarihli Roma Statüsü’nün 7. maddesi gereğince bir toplumu açlığa mahkum etmenin soykırım suçu oluşturduğunu söyledi.
YENİ AKİT ANKARA
Gazze’de yaşayan 2 milyona yakın insanın aç ve susuz bırakılmasının günlerdir süren bombalama ve saldırıların gölgesinde kaldığına dikkati çeken Çukutli, şunları dile getirdi: “İsrail’in en ağır silahlarla sivilleri katletmesinin yanında, bütün Gazze halkını açlığa mahkum ederek daha büyük bir soykırım suçu işlemektedir. Gıdadan mahrum bırakmak en ağır savaş suçudur. İsrail’in soykırım suçuyla yargılanması gerekir.
Acil yardım sağlanmalı
Gıda ambargosu uygulanarak bir toplumun aç ve susuz bırakılması, işkenceyle öldürmek olarak tanımlanabilir. Abluka altına alınan Gazze’de şu anda en önemli ihtiyaç temiz su ve gıdadır. Bu konuda Birleşmiş Milletlerin acil şekilde Gazze’ye gıda girişini sağlaması gerekiyor. Gazze’de mama bulunamadığı için ölen bebek sayısı bombalamalarda ölenlerden daha fazla. BM nezdinde en az ateşkesin sağlanması kadar insani gıda yardımlarının Gazze’ye ulaştırılması da acilen sağlanmalı.”