• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

IMF'ye gidelim diyenler bu millete ihanet eder

Yeniakit Publisher
2020-04-11 15:51:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
IMF'ye gidelim diyenler bu millete ihanet eder

Corona virüsü (Covid-19) tehdidine rağmen yatırım planlarını ertelemeyen, 2020 hedeflerine emin adımlarla ilerleyen Türkiye’nin IMF’nin kapısını çalmasını savunan çevrelere tepki yağıyor. Ekonomistler, bu çevrelerin ülkeye ihanet içerisinde olduğunu dile getiriyorlar.

Dünya ekonomisini sıkıntıya sokan yeni tip Corona virüsünden (Covid-19) ötürü 90’ı aşkın ülke, Uluslararası Para Fonu’dan (International Monetary Fund-IMF) kredi talep etti. Virüsle mücadeleye odaklanan Türkiye’den ise kredi talebi gelmedi. Zira ülke, güçlü ve şoklara dayanıklı ekonomisiyle yatırımcılara güven veriyor.

GERİ ADIM YOK

Hem Covid-19’un yayılımını durdurmak için stratejik önlemler alan hem de 2020 için belirlediği planlardan ve projelerden de geri adım atmayan Türkiye’yi IMF’ye başvurmaya davet eden sözde ekonomistler ise topa tutuluyorlar.

Yatırım stratejistleri, Covid-19’a karşı amansız bir savaş verildiğine dikkati çekerek, “Ekonominin ciddi bir imtihandan geçtiği bu dönemde hükümetimizi IMF’nin kapısına gitmeye çağıranlar, ihanet içindedirler çünkü ülkemize zarar vermeyi amaçlamaktadırlar” görüşünü paylaşıyorlar. Aynı stratejistler, “Paramız pulumuz var. Kendi kendimize yeteriz. Ekonomimiz dönüyor. Yatırım da çekiyoruz, pek çok şirketin radarındayız. Yani ortada IMF’ye başvurmamızı gerektirecek bir durum yok” ifadelerini kullanıyorlar.

DERDE DEVA OLMAZ

Ekonomist Uğur Civelek de Yeni Akit’e yaptığı açıklamada IMF’nin hiçbir derde deva olmayacağına belirtti. Tartışmaların odağında olan kurumdan kredi alınması halinde kur artışının önleneceğini iddia eden çevreler olduğuna işaret eden Civelek, “Ama bunun geçici bir tedbir olduğu, ülkeyi ileride sıkıntıya sokacağı unutuluyor” dedi.

ÖNEMLİ UYARI

Ekonomi yönetimine “Temkinli olun, yanlış bir adım da atmayın” diye seslenen Civelek, şu uyarılarda bulundu:
“IMF’yle aynı yola girilmemeli. Girildiği takdirde ülkemiz zarar eder, jeosiyasi hedeflerinden taviz verebilir. Dikkat edilmeli. Kendi menfaatlerini ön planda tutan ve her ortamda IMF’ye gidilmesini önerenlere itibar edilmemeli. Ülkemizin IMF’siz de yoluna devam edebileceği unutulmamalı. Elbette Covid-19, ekonomimizin kırılganlığını artırıyor. Kuşkusuz, karşımıza bir fatura çıkacak. Bu fatura öyle ya da böyle ödenecek. Önemli olan ödemeyi IMF’den yararlanmaksızın yapabilmemiz.”

SDR İMKÂNINDAN YARARLANILABİLİR

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da Türkiye’nin stand by veya şartlı kredi gereksinimi bulunmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Ama IMF’nin önemli seçenekler sunduğu bilinmeli. Malum, kurum şartsız kredi de veriyor. IMF’nin Special Drawing Rights (SDR) adlı bir para birimi var. Bu para birimi 2009 bunalımında ön plandaydı. Türkiye, o dönem hakkı olmasına rağmen SDR imkânından faydalanmadı.

Gelinen aşamada pek çok ülke SDR kanalıyla likidite temin edebilir. Bu, stand by gibi şartlı bir kredi değildir. Ekonomileri güçlendirmek için geçici olarak verilen bir kredidir. SDR’da ekonomilerin kontrol edilmesi, hükümetlere reçete verilmesi gibi bir durum da yoktur. Tabii Covid-19 tehdidinin ne kadar devam edip etmeyeceğini bilemiyoruz. Ne olacağını öngöremiyoruz. Doğal olarak şu anda para güvenli limanlara yöneliyor. Ülkeler de güç bir imtihandan geçiyorlar. Bir an evvel para tedarik etmeliler. Bu anlamda SDR’ın önemli bir kanal olduğu unutulmamalıdır.”

Aslanoğlu, “IMF swap görevi de görebiliyor. Bir ülkenin başka bir ülkeyi fonlaması için devreye girebiliyor” diye ekledi.

IMFCoin projesi hayat buluyor

Progroup Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam, Covid-19’un ardından IMFCoin basılacağını aktararak, “Bu da ülkeleri rezerv biriktirmekten alıkoyacak” şeklinde konuştu.

Organize aklın aktif olduğunu söyleyen Çam, “Bunlar, fırsat kollayıp firmaların batmalarını bekliyorlar. Covid-19’u kendileri ürettiler. Ancak üretirken gözden kaçırdıkları bir şey olabilir. Durum kontrollerinden çıkabilir. Çünkü virüs biyolojik bir savaş aracı. Bu savaş aracı, teknik olarak uzaktan kontrol edilecek bir şey değil. Reçetesini siz yazabilirsiniz ama organik durum olduğu için nasıl bir mutasyona uğrayacağını kestiremezsiniz” diye konuştu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23