• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN

İfsad sözleşmesinin faturası çocuklara

Türkiye’nin kayıtsız şartsız imzalayıp, tüm maddelerini iç hukukta aynen uyguladığı İstanbul Sözleşmesi dönemine ait istatistikler; çocuk nüfusun giderek azaldığını, boşanmaların hızla arttığını ve boşanmalar sonrası açılan velayet davalarının rekor seviyeye ulaştığını gözler önüne seriyor. 8 yılda velayeti için mahkemeye başvurulan çocuk sayısı 900 bini aştı.

Yeniakit Publisher
2020-08-11 08:57:00 - 2020-08-11 15:52:33
İfsad sözleşmesinin faturası çocuklara

Ailelerde ciddi erezyona neden olan, ‘cinsel yönelim’ kavramıyla eşcinsel sapkınlığın önünü açan İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili veriler, en ağır tahribatın çocuklar üzerinde yaşandığını ortaya koyuyor. Gelecek planında Türkiye’yi buhranlı günlerin beklediğine işaret eden istatistiklere göre İstanbul Sözleşmesi döneminde boşanmalar sonucu 900 bini aşkın çocuğun velayet davası için mahkemeye verildiği belirlendi. Rakamlar, çocuk nüfusunun Türkiye’nin genel nüfusuna oranının da her yıl kademeli ve ürpertici şekilde azaldığını gösteriyor.

İmzayla yıkım başladı

Avrupa Konseyi Sözleşmesi, İstanbul’da imzalandığı için “İstanbul Sözleşmesi” adıyla biliniyor. Kadına yönelik şiddeti önleme kılıfıyla 11 Mayıs 2011 tarihinde imzaya açılan İstanbul Sözleşmesi’ne ilk imza koyan ülkelerden biri, Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığı döneminde Türkiye oldu. Sözleşmenin iç hukuka uyarlanması adına CHP’nin verdiği 6284 Sayılı Kanun teklifi de 8 Mart 2012’de TBMM’deki tüm partilerin onayıyla kabul edilerek yasalaştı. İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasından itibaren Türkiye’de kadın cinayetleri arttı, boşanma oranları fırladı, evlilikler azaldı, doğum sayısı düştü, annelik yaşı uzadı, milyonlarca baba evinden atıldı. Ülkeyi manevi enkaza çeviren Sözleşme’nin yıkıcı etkisini gözler önüne serdiğimiz “İstanbul Sözleşmesi Ülkeyi Enkaza Çevirdi” başlıklı manşet haberimizin ardından, bu dönemde en büyük sancıyı çocukların çektiğine dair rakamlara ulaştık.

8 yılda 900 bin yavru 

2011’de imzaya açılan İstanbul Sözleşmesi’nin ardından Türkiye’de 8 yılda 1 milyon 727 bin 571 boşanma davası açıldı, 1 milyon 64 bin 443 çift resmi olarak boşandı. Boşanma davalarını, velayet davaları izledi. Adli Sicil İstatistikleri’ne göre; 2012-2019 yılları arasında 900 bin 244 çocuk velayet için mahkemeye verildi. Boşanma sonrası çocuğun velayetinin anneye veya babaya verilmesiyle ilgili velayet davası sayısı 2011’de 90 binlerdeyken, 2019’da bu sayının 139 bin 660’a fırladığı kaydedildi.

İstanbul Sözleşmesi döneminde velayete verilen çocuk sayısı şöyle listelendi:
2012:
100 bin 624,
2013: 102 bin 120,
2014: 107 bin 337,
2015: 109 bin 978,
2016:
106 bin 460,
2017: 108 bin 297,
2018: 125 bin 768,
2019: 139 bin 660

Çocuk nüfusu eridi

Boşanmalar sonucunda çocukların genel nüfusa oranında da büyük düşüş yaşandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; 2011 senesinde çocukların Türkiye’nin genel nüfusuna oranı %30,4 iken, her yıl gerileyen rakam sonrasında 2019’da çocuk nüfusu %27,5’e kadar çakıldı. İstisnasız her yıl düşen çocuk nüfus oranı, İstanbul Sözleşmesi’nin, Türkiye’nin yarınlarını tehlikeye attığının bariz göstergesi olarak kayıtlara geçti.

Çocuk nüfusunun genel nüfusa oranı yıllara göre şöyle düştü:
2011: %30,4,
2012: %30,0,
2013: %29,7,
2014: %29,4,
2015: %29,0,
2016: %28,7,
2017: %28,3,
2018: %28,
2019: %27,5

______________

Sonuç: Başıbozuk nesil

Aile içinde yaşanan problemlerin çözmek yerine babayı yuvadan uzaklaştırarak boşanmaları tetikleyen İstanbul Sözleşmesi/6284 sayılı kanun gibi yanlış hukuki uygulamalar, boşanmaları artırmasının yanı sıra çocukları suça sürüklüyor. Evrensel çaptaki araştırmalar, suça karışan çocukların büyük çoğunluğunun boşanmış ailelerden gelen yavrular olduğunu ortaya koyuyor.

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Antropoloji Ana Bilim Dalı’nda gerçekleştirilen “Suç ve Çocuk” isimli araştırması, 316 suçlu çocuk üzerinden yapılan tetkikte, suça karışan çocukların yüzde 98’inin babadan, yüzde 17’sinin anneden uzak şekilde büyüdüğünü gösteriyor. 500 suçlu ve 500 suçsuz çocuk üzerinde yapılan bir başka araştırmaya göre, parçalanmış ailede yetişenlerin yüzde 60,6’sı suça karışıyor. Suça karışmayan çocuk oranı yüzde 34,2’de kalıyor. Aynı araştırmaya göre üvey anne-baba, koruyucu aile veya akraba yanında yetiştirilen çocuklardan yüzde 46’sı suça karışıyor.

Evden kaçan 660 kaçak çocuk üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları da oldukça dikkat çekici. Araştırmada, evden kaçan çocuklardan yüzde 29’u 4 yaşından önce, yüzde 28’i 4-6 yaşlar arasında parçalanmış aileler içinde yaşadığı tespit edildi.


FARUK ARSLAN
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Fahri

Anne hangi haltı yerse yesin çocuğun velayeti anneye verilir daha doğrusu veriliyor merak ediyorum bunun sebebi de bu sözleşme mi şayet öyleyse buna sebep olanı rabbim bildiği gibi etsin
  • Yanıtla

selçuk

ben anlamıyorum arkadaş neyi bekliyorlar bu terör sözleşmesini kaldırmak için?!. kadın terörist bu yasayı silah gibi kullanıyor. evlen çocuk yap boşa NAFAKAYA BAĞLA. bunu yapan kadınlar hiç kusra bakmasın teröristtir kadının ailesi varsa da terör örgütüdür. DERHAL NAFAKA KALKMALI. reis el atsın şuna artık.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23