İstanbul PERDER Başkanı Yönetim Kurulu Başkanı Güzeldere, gramaj hilesinin önüne geçilmesi çağrısı yaptı. Güzeldere, “Gramajlar standart olmalı. Ana basamaklarda olmalı. Tüketicinin kandırılmaması lazım. Bizler de bu konuda mağduruz” dedi.
İstanbul Perakendeciler Derneği (İstanbul PERDER) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güzeldere, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Güzeldere’nin açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:
Ürün fiyatlarında gözlenen artışlardan perakende sektörünün sorumlu tutulmasını anlamakta güçlük çekiyoruz. Çünkü perakendeci zincirin nihai halkası. Ürün, üretici ve dağıtıcının elinden geçip perakendeciye geliyor. Tüketici tarafından etiket markette görüldüğü için fiyatı perakendecinin arttırdığına inanılıyor. İşin doğrusu bu değil. Fiyat artışlarının temeline inmeliyiz. Bu sorun global, ülkemizle ilgili değil. Gıda milliyetçiliğinden söz ediyoruz. Ülkeler gıda stokluyor. Bir de dünyada gıda tüketimi farklılaşıyor. Pandeminin ardından gelen Rusya-Ukrayna savaşıyla gıda fiyatlarının fırladığı da bir hakikat.
Stokçular var
Stokçular, fırsatçılar var. Bir ürünü alıp ‘Fiyat yükselecek’ diye stoklayıp, satışa sunmuyorlar. Bunu perakendeci yapamaz. Şayet perakendecinin rafında ürün yoksa, deposunda varsa bu stokçuluktur. Ama rafında var satışa sunuyorsa böyle bir ifade kullanamayız. Şu da unutulmamalı ki perakendecinin sürdürülebilirliği sağlaması ve ürün devamlılığı için de stok olması gerekir. Tabii stokun tanımı yapılmalı. Perakendecinin fiyatı belirleyen bir kurum olmadığı bilinmeli.
Gelinen aşamada yeni adımlar atılmalı. Sektör, planlamalar yapmalı. Elini taşın altına koymalı. Kolayına kaçıp topu ona buna atmakla olmaz. Dayanışma şart.
Yerlileşme hamlesi yapılmalı
Şu muhakkak ki market markası ürünlerle yerli markaların önü kesiliyor. Bu markalar raflarda yer edinemiyor. Bizler raflarda yerli ürünlere yer veriyoruz. Çoklu yapılar her yerde var. Bu durum haksız rekabete yol açıyor. Yan yana market açılışlarına izin verilmemeli. Gelinen aşamada yerli markalar oluşturmalıyız. Savunma sanayii gibi gıda ve perakendede de yerlileşme hamlesi yapmalıyız.
Sürdürülebilirlik için doğru fiyat olmalı. Üretici de tüketici de mutlu olmalı. Şu anda fiyatlara baktığımızda meyveyi söylemiyorum ama sebze dilediğimiz seviyelere gelmedi. Sebzede 8-9-10 lira bandı normal.
Ekonomiye katkı vermeye devam edecekler
Bizler kayıtlı kurallı bir şekilde ülke ekonomisine katkı vermeye devam edeceğiz. Her zaman olduğu gibi elimizi taşın altına koyacağız. Enflasyonla mücadelede elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Zaten üretici ile tüketici fiyatları arasındaki fark çok fazla. Fiyatları artırmamaya çalışıyoruz. Sonuçta hepimiz tüketiciyiz. Belli ürün gruplarında daha ulaşılabilir fiyatlar olması lazım.
Pandemide dışarıya bağımlılığın ne kadar sıkıntı oluşturduğunu müşahede ettik. Gıda ithal etmemeliyiz. Markalar çıkarmalıyız. Çiftçisinden tutun tüm sektör paydaşları elini taşın altına koymalı. Kanun koyucular da bu konuda irade alarak çözüm odaklı çalışmalı.
Tüketici kandırılmamalı
Atıştırmalıktan tutun bütün ürün gruplarında gizli zam yapıldı. Raflarda aynı marka ürün aynı çeşitten üç gramaj oldu. Ambalajlar küçüldü. Bu yolla tüketici kandırıldı. Aynı marka aynı ebatta gramaj farklı. Burada haksız rekabet var. Bunun önüne geçilmeli. Çünkü tüketici algılamakta zorluk çekiyor. Gramajlar standart olmalı. Ana basamaklarda olmalı. Tüketicinin kandırılmaması lazım. Bizler de bu konuda mağduruz.