8 farklı Mossad Ajanı tarafından küfürler altında 30-40 saat boyunca aralıksız sorgulandığını anlatan 15 Temmuz Gazisi Orhan Buyruk, esaret süresi boyunca saatin kaç olduğunu, gece veya gündüz ayrımını yapamadığını söyledi. ‘Suyu neden sağ elinle içiyorsun?’ gibi sorulara bile muhatap kaldığını anlatan Buyruk, “Mescid-i Aksa, tarihinin en zor anlarını ve tarihinin en yalnız dönemlerini yaşıyor. Aksa’yı sahipsiz bırakmamak için gittim” dedi.
Kudüs'ü ziyaret etmek için gittiği İsrail'de 'ajan' suçlamasıyla 21 gün boyunca gözaltında tutulan ve Dışişleri Bakanlığının temasları sonucu serbest bırakılan Orhan Buyruk, ayağının tozuyla geldiği Türkiye’de sorularımızı yanıtlandırdı. 40 kişilik bir turizm kafilesi ile Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’yı ziyaret etmek için İsrail'e giriş yaparken Ben Gorion Havalimanı'nda gözaltına alınan 15 Temmuz Gazisi Orhan Buyruk, İsrail'in kendisine uyguladığı işkenceyi ve 21 günlük esareti tüm detayları ile Akit’ten Muhammed Uzun'a anlattı.
‘2 METRELİK KÜÇÜK BİR HÜCREDE TUTTULAR’
Herhangi bir suç kaydı, terör bağlantısı olmamasına rağmen İsrail'in keyfi uygulamasıyla 21 gün boyunca gözaltında tutulan 33 yaşındaki Türk vatandaşı Orhan Buyruk, 28 Eylül'de Kudüs'e gitmek için bir turizm firması ile Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı'na gittiğini anlatarak, bütün arkadaşlarının havalimanından çıktığını fakat kendisinin gözaltına alındığını söyledi. Kendisine hiçbir gerekçe gösterilmediğini aktaran Buyruk, "Filistin’e ne amaçla geldiğimi eğer nedeni söylemezsem tutuklanacağımı söylediler. Ben de ibadet amaçlı geldiğimizi belirttim. İsrail güçleri de ‘Buraya hangi eylemi yapmak için geldin?” diye tekrar sordular. Ben de ‘aynı şeyi söyleyince, bana ‘yalancı’ diyerek tepki gösterip ellerime kelepçeyi taktılar. Gece saat 12'den sonra İsrail'de casusluk yapma suçlamasıyla orada tutuklandım. Bir arabaya bindirerek, hem ellerimi hem ayaklarımı zincirlediler. Sonra havalimanından sorgu merkezine götürüldüm ve beni 2 metrelik küçük bir hücreye kapattılar” dedi.
40 SAAT BOYUNCA SORGULANDIM
Penceresi bulunmayan karanlık bir hücreye kapatılan Buyruk, yaşadıklarıyla ilgili şöyle devam etti: “Hücredeyken günışığını hiç görmedim. 13 gün boyunca tek kişilik bir hücrede kaldım. Tabi, bu süre zarfında devamlı sorgu geçirdik. 8 farklı Mossad ajanı tarafından sorgulanmam biraz zordu. Whatsapp konuşmalarım, SMS’lerimde yazdığım günlük ifadeleri bile sorguladılar. “Bu arkadaşın kim?”, “Bu mesajında ne demek istedin?”, “Suyu neden sağ elinle içiyorsun?” gibi saatlerce böyle sorular sorarak beni yıldırmaya çalıştırdılar. Esaret süresinde saatin kaç olduğunu gece veya gündüz ayrımını yapamıyordum. Ellerimarkadan bağlı, 40 saate yakın aralıksız sorgulamalara maruz kaldım. Bu süre zarfında hep sorgu merkezindeydim. Sözde casuslukla ilgili ellerinde hiçbir kanıt yokken sorgulandım. Çok zor geçti.”
Fiziksel bir işkence yaşamadığını ifade eden Buyruk, “Hücre şartları ve sorgulama zamanları kolay değildi. Günlük kıyafetlerimi giymek yasaktı o yüzden bana kahverengi mahkûm kıyafeti giydirdiler. Mahkemeye çıkarttıklarında ayaklarıma taktıkları ağır zincirler, zorla yürüttükleri için bileklerimi kesiyordu. Bu süre zarfında zincirlerden dolayı sürekli ayak bileklerim kesik oldu” dedi. Çeşitli hakaretlere de uğradığını kaydeden Buyruk, “Hem şahsıma, hem Türkiye’ye, hem Cumhurbaşkanımıza türlü küfürler ettiler. Bu hakaretleri, küfürleri Arapça söylediler” ifadelerini kullandı.
‘FİLİSTİN’E İLK KEZ GİTMEDİM’
Filistin’e gidiş sebebini de anlatan Orhan Buyruk, “Benim Kudüs’e ilk gidişim değildi. On ikinci gidişimdi. Biz her fırsatta arkadaşlarımızla ekipler, gruplar oluşturarak gidiyorduk. Oraya gitmemizdeki en büyük amaçlardan bir tanesi: Mescid-i Aksa’da ibadet yapmak Aksa’yı boş bırakmamaktır. Çünkü Mescid-i Aksa, tarihinin en zor anlarını ve tarihinin en yalnız dönemlerini yaşıyor. Bu zamanda Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmak için arkadaşlarımızla birlikte oradaki seferlere katılıyoruz. Bu bağlamda arkadaşlarımızla birlikte bir grup oluştururuz ve gideriz” diye konuştu.
HER YERİNDE BİZDEN BİR İZ VAR
Türkiye’den herhangi birinin Filistin’e gittiğinde yalnızlık çekmediğini dile getiren Buyruk, “Osmanlı Devleti, 1917’de Kudüs’ten çekilince, Filistin halkı devletsiz kaldı, başsız kaldı. Çünkü biz oradayken devlet bizdik. Filistinliler bizim cumhurbaşkanımızı kendi cumhurbaşkanları bizim başbakanımızı kendi başbakanları bizim askerimizi kendi askeri olarak görüyorlar. Çünkü her tarafta bizden bir iz var. Hala evlerin kapılarında hilal ve yıldız var. Hala evlerinin tapusu Osmanlı tapusu olanlar var. Evlerde Osmanlıca kitaplar var. Bizler, oradayken kendi toprağımızda gibi hissediyoruz kendimizi” şeklinde konuştu.
MÜJDEYİ ÇAVUŞOĞLU VERMİŞTİ
28 Eylül'de İsrail'in Ben Gurion Havalimanı’nda "ajanlık" yaptığı suçlamasıyla gözaltına alınan Orhan Buyruk'un serbest bırakıldığı haberini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Twitter hesabından “İsrail tarafından 28 Eylül'den bu yana gözaltında tutulan Orhan Buyruk biraz önce serbest bırakıldı. Kendisine ve ailesine geçmiş olsun” ifadeleriyle duyurmuştu.
MUHAMMED UZUN
