Fibromiyalji, 'hastalık hastası' olarak tanımlanan ve genelde kadınlarda görülen bir rahatsızlıktır. Peki fibromiyalji hangi belirtilerle ortaya çıkar? İşte detaylar...
Fibromiyalji, 'hastalık hastası' olarak tanımlanmaktadır. Fibromiyalji hastaları, özellikle ağrı ve yorgunluk olmak üzere pek çok farklı yakınma nedeniyle doktor doktor dolaşmaktadırlar. Ancak rahatsızlıklarıyla ilgili bir türlü tanı konulamaz. Bunun sonucunda da çevreleri tarafından hastalık hastası olarak damgalanırlar. Oysa onlar aslında fibromiyalji hastası ve kimi zaman aylar, kimi zaman da yıllarca tanı konulamadığı için kalitesiz bir yaşam sürmek zorunda kalabilmektedirler.
Fibromiyalji, vücutta 3 aydan uzun süre devam eden ve başta yaygın ve inatçı kas ağrıları olmak üzere, uyandıktan sonra vücutta tutukluluk ve yorgunluk gibi yakınmalarla seyreden bir yumuşak doku romatizması olarak tanımlanmaktadır. Yapılan çalışmalar fibromiyaljinin erişkin yaşlarda yüzde 5 oranında görüldüğünü ortaya koymuştur. Kadınlar tüm hastaların yüzde 70-80'i gibi büyük bir oranını oluşturur. İçinde bulundukları durumu genellikle "İş yapmasam bile sürekli yorgunum", "Her yerim ağrıyor", "Vücudumdan tüm enerji çekiliyor", "kol ve bacaklarımda derman kalmıyor" şeklinde anlatan hastalar, kaynağı teşhis edilemeyen ağrı, yorgunluk ve diğer yakınmaları nedeniyle yıllarca çeşitli branştaki doktorlara başvurmaktadır. Doğru teşhis konulamadığı için de hastalık ilerler ve hayat kalitesinde ciddi düşüş ile iş gücü kaybına neden olur. Üstelik doktor doktor dolaşmalarına rağmen yakınmalarının nedeninin uzun süre anlaşılamaması, fibromiyalji hastalarının çevreleri tarafından "hastalık hastası" olarak nitelendirilmelerine yol açar.
Peki fibromiyalji nasıl bir hastalık? Nasıl tedavi ediliyor? Atakların sıklığını ve şiddetini azaltmak için ne yapmak gerekiyor? İşte fibromiyalji hastalığı ile ilgili tüm bilinmesi gerekenler...
Pek çok faktör hastalığı tetileyebiliyor
Hastalığın sebebi tam olarak bilinmese de vücutta ağrıyı baskılayan ve kontrol eden mekanizmaların bozuk olduğu düşünülüyor. Depresyon, stres, uyku bozuklukları ve birçok çevresel faktörün fibromiyaljiyi tetiklediği kabul ediliyor. Bunlar trafik kazaları gibi fiziksel travmalar, ruhsal baskılar, enfeksiyonlar ve hormonal bozukluklar olarak sıralanabiliyor. Genetik faktörlerin de rolü olduğu ve aile öyküsü olanlarda daha sık görüldüğü biliniyor.
Mükemmeliyetçi kadınlarda daha sık görülüyor
Uzmanlar, fibromiyalji hastalığının mükemmeliyetçi, titiz ve her şeyin en iyisini yapma telaşıyla yoğun stres altına giren kadınlarda daha sık görüldüğünü söylüyor. Ayrıca uyku bozukluğu olan, uzun süre aynı pozisyonda ve bilgisayar başında çalışan kadınlarda da bu hastalığa sıkça rastlanıyor. Hastalık; çalışan, genç ve stresli bir yaşam süren kadınların yanı sıra ev kadınlarını da etkisi altına alabiliyor.
En sık görülen belirtileri sabahları ağrı ve yorgunluk
Fibromiyalji hastaları sürekli ağır iş yapmış gibi kendilerini hep yorgun hissettiklerini ve her yerlerinin ağrıdığını ifade ediyor. En tipik belirtisi ise sabahları gelişen ağrı şeklinde olabiliyor. Ağrı boyun, sırt ve bel gibi tek bir bölgede veya tüm vücutta yaygın olarak hissedilebiliyor. Sık rastlanan bir başka yakınma ise, yine özellikle sabahları hissedilen yorgunluk hissi. Hastalar, uzun saatler boyunca uyusalar bile sabahları yorgun uyanmaktan, hareket etmeden veya sıcak bir duş almadan açılamamaktan yakınıyor. Yorulmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunmadıkları zamanlarda bile vücutlarındaki tüm enerjinin çekildiğinden, kol ve bacaklarında güç kalmadığından şikayet ediyorlar.
Çok sayıda belirtisi bulunuyor, başka hastalıklarla karıştırılabiliyor
Fibromiyalji pek çok belirtiyle seyreden bir hastalık. Sabah belirgin olan ve kısa süre devam eden eklemlerde tutukluk hali fibromiyaljinin bir diğer belirtisi. Bazen uykuya dalmada zorluk veya sık uyanma şeklinde uyku bozukluğu da görülebiliyor. Konsantrasyon bozukluğu, yumuşak dokularda şişlik hissi, ellerde uyuşmalar, gerilim tipi baş ağrısı, bazen migren, irritabl bağırsak sendromu (karın ağrısı, şişkinlik, kabızlık ve ishal), çene ekleminde ağrı, huzursuz bacak sendromu, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sıkıntılar da tabloya eşlik edebiliyor. Bu belirtiler hava değişimi, yoğun stres, mutsuzluk, uzun süreli hareketsizlik, yine uzun süre belli bir pozisyonda çalışma ve aşırı aktivite durumlarında artabiliyor. Bu kadar çeşitli belirtilerin olması, fibromiyaljinin farklı hastalıklar ile karıştırılmasına neden oluyor.
Çok sayıda belirti olması tanıyı zorlaştırıyor
Pek çok belirtisinin olması fibromiyaljiye tanı konmasını güçleştiriyor. Öyle ki, bazen tanı konması uzun yılları bulabiliyor. Fibromiyaljinin belirtileri, başka pek çok hastalığın belirtileri ile karışabiliyor. Bu nedenle de hastalar doktor doktor dolaşıyor, kabızlığı varsa iç hastalıkları uzmanına, sık idrara çıkıyorsa üroloji, baş ağrısı için nöroloji, depresif belirtiler içinse psikiyatri uzmanına gidiyor. Fibromiyaljinin tek tek belirtileri üzerinden tedavi yapıldığı için de sonuç alınamıyor. Bu nedenle eşlik eden belirtilerin veya birlikte olabilecek durumların bilinerek hastaya sorulması gerekiyor. Aksi halde hasta her belirti için başka bir çözüm aramak durumunda kalıyor. Üstelik fibromiyaljide farklı sistemlere ait belirtiler olması ve tanı konulamaması nedeniyle hastalar çevreleri tarafından hastalık hastası olarak görülebiliyor ya da bazen ciddiye alınmıyorlar. Oysa birbiriyle ilgisiz gibi görünen bu belirtilerin tümü bir puzzle'ın parçalarını oluşturuyor ve bir arada değerlendirildiğinde fibromiyaljiye bağlı oldukları anlaşılıyor.
Fibromiyalji tanısı nasıl konuyor?
Fibromiyalji tanısı, öykü ve fizik muayene bulguları ile konuyor. Ağrının dağılımı ve eşlik eden belirtiler ayrıntılı olarak değerlendiriliyor. Akademik çalışmalarda tanımlanmış 9 çift hassas noktadan 11 inin ağrılı bulunması fibromiyalji tanısı için gerekli olsa da, pratikte 6 hassas nokta bulunması yeterli geliyor. Bu hassas noktalar ense, boyun, omuz, sırt, göğüs duvarı, dirsek, kalça, bel ve diz bölgesinde bulunuyor. Kas, tendon ve bağlardan oluşan belirli hassas noktaların üzerine basınç uygulandığında ağrı oluşuyor.
Atakların şiddeti ve sıklığı kontrol altına alınabiliyor
Tedavide birinci adımı, hasta eğitimi oluşturuyor. Çünkü hastalığın gerçek olduğu, ağrının şiddetli olsa bile yaşamı tehdit etmediği, şekil bozukluğu ve sakatlığa neden olmadığının anlatılması gerekiyor. Uzun süren bir hastalık olduğu için zaman içinde belirtilerde dalgalanmalar, artmalar ve azalmalar olabiliyor. Kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, atakların şiddeti ile sıklığını azaltan çok sayıda tedavi yöntemi mevcut. Tedavide amaç; ağrı kontrolünü sağlamak, uykuyu düzenlemek, yorgunluk ve depresyon gibi duygu durum bozukluklarını ortadan kaldırmak. Bunun için antidepresanlar, klasik ağrı kesiciler, lokal sıcak ve fizik tedavi uygulamalarının yanı sıra elektriksel akımlardan oluşan fizik tedavi yaklaşımları ve masaj gibi çeşitli yöntemlere başvuruluyor. Bu tür tedaviler ve yaşam biçimi değişiklikleri ile fibromiyaljinin belirtileri kontrol altına alınabiliyor.
Ağrıları ve yorgunluğu azaltmak için neler yapılmalı?
Yaşam alışkanlıklarında yapılacak bazı değişikliklerle atakların şiddeti ve sıklığı azaltılabiliyor. İşte o değişiklikler...
Spor: Düzenli egzersiz yapıldığında ağrıların şiddeti azalıyor, hatta tamamen kaybolabiliyor. Genellikle germe ve gevşeme egzersizlerinin yanı sıra yürüme, yüzme veya bisiklet gibi düşük etkili hafif aerobik egzersizler öneriliyor. Örneğin haftada 3-4 kez, 45 dakika-1 saat yürümek, ağrıların azalmasına büyük bir katkı sağlıyor. Yapılan çalışmalar yoga, pilates ve tai-chi egzersizlerinin de yararlı olduğunu gösteriyor.
Beslenme: Uzmanlar dengeli beslenmenin önemli olduğunu söylüyor. Meyve ve sebzeden zengin bir beslenme şekli, kaslar için gerekli olan eser elementler ile mineralleri sağlıyor. Aşırı şekerli gıdalar alınmaması, kafein alımının azaltılması, alkol ve sigaranın ise kullanılmaması gerekiyor.
Uyku: Düzenli uyku fiziksel ve psikolojik olarak rahatlamayı sağlıyor. Aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkılması, gündüz uyumaktan kaçınılması gerekiyor.
Hareket: Hareketli bir yaşantı sürmek önemli ölçüde ağrıların ve yorgunluğun azaltılmasını sağlıyor.
Psikoloji: Uzmanlar, destek gruplarına katılamayı, stresli yaşam stilinin değiştirilmesi gerektiği yönünde tavsiyelerde bulunuyor.
İş hayatı: Yoğun bir tempoda çalışıyorsanız, sık sık ara vererek dinlenmeniz gerekiyor.