• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

‘FETÖ'yü çökertmek için üst kurul şart’

FETÖ’nün finans ayağında yer alan Koza-İpek Grubu ile Fatih Üniversitesi’ne kayyım olarak atanan Avukat Hasan Ölçer örgütle mücadeleye ilişkin önemli tespitlerde bulundu… Ölçer, “FETÖ ‘Gerekirse 100 bin kişi öldürülmeliydi, ama darbe başarılı olmalıydı’ kafasında. 16 Temmuz sabahı yeni bir darbenin hazırlıklarına başladılar” dedi.

Yeniakit Publisher
2016-08-18 07:01:00 - 2016-08-18 01:16:54
‘FETÖ'yü çökertmek için üst kurul şart’

MURAT ALAN’IN RÖPORTAJI  - FETÖ’nün finans ve medya ağına yapılan operasyonlar sonrası mahkeme tarafından Koza-İpek Grubu ile Fatih Üniversitesine kayyım olarak atanan Avukat Hasan Ölçer, onca gözaltı ve tutuklamaya rağmen örgütün ana omurgasının halen diri olduğunu, darbe hevesinden vazgeçmediğini söyledi. İşte Ölçer ile yaptığımız söyleşi...

¥ Gözü dönmüş bu örgüte mücadeleyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Bir kere FETÖ’ye kamuoyunun önemli bölümünün bakış açısını 15 Temmuz öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırabiliriz. Darbeden önce maalesef sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan çok yalnız bırakıldı. Sanki bu Cumhurbaşkanın kendi kişisel meselesiymiş gibi bakanlar vardı. Bu algı 15 Temmuz darbesiyle büyük oranda kırıldı. Meclisinin bombalandığı, halkın katledildiği bir darbeyi görenler ‘meğerse Cumhurbaşkanı ne kadarda haklıymış demeye başladı’ bu açıdan hayırlı bir gelişme. Tam bir mutabakat çerçevesinde operasyonlar başladı iyi gidiyor gibi görünüyor ama yeterli değil. Devlet içerisine yerleşmiş, günlük yaşantısında tıpkı bizim gibi hareket eden, devlete bağlılığını her fırsatta vurgulayan, kimi zaman bizden daha fazla vatansever bir imaj çizip, takiyeyi, iftirayı, yalanı, kendi değerlerine dahi küfrü bir ibadet gibi gören bu alçak örgütle mücadelede klasik bir temizlik metodu istenilen sonucu asla vermez.. Asimetrik saldırıyı benimseyen bir örgüte karşı yöntem ve metotları önceden belirlenmiş bir savaş kayıptan başka bir sonuca götürmez.” 

PİŞMAN DEĞİLLER 16 TEMMUZ’DA YENİ HAZIRLIKLARA BAŞLADILAR

¥ Mücadelede nasıl bir yol izlenmeli?

“MİT kumpası sonrası örgüt hemen 17-25 Aralık yargı darbesine yoğunlaştı, bu planın da başarısız olması üzerine 15 Temmuz darbesine odaklanıldı. Fetullah Gülen ve çetesinde hiçbir pişmanlık yok. Hatta Gülen ve kurmayları darbeci militanlara kızgın, beceriksizlikle suçluyor. FETÖ’yle göre gerekirse 100 bin kişi öldürülmeli, iç savaş çıkartılmalı ama darbe başarılı olmalıydı. Halkın ölmesinin onlara göre hiçbir mahzuru yok. Feda edilen, tutuklanan militanlarda kayıp değil onlar için. Ders alma, pişman olma gibi bir durumları söz konusu değil. Öyle ki, emin olun 16 Temmuz sabahı bir başka kaotik darbenin hazırlıklarına başladılar. Bu örgütle mücadele için yeterli dataya ulaştık. MİT, Emniyet ve Askeri istihbarata ihbar ve bilgi yağıyor ancak bu verileri analiz edip doğru zamanda doğru talimatları verecek, savaş makinesini topyekûn harekete geçirecek “bir yuvarlak masa”, “çatı teşkilatı”, “kurmay ekip” olmadığı için adımlar hızlı atılamıyor. Operasyonlar genel manada o ilin vali,emniyet müdürü yada başsavcısının cesaret ve vatanseverliği oranında ilerleyip başarıya ulaşıyor yada ulaşamıyor.” 

VERİ HAVUZUNDA ÖKSÜZ VAR AMA ANALİZ EDECEK ADAM YOK

¥ İstanbul, Ankara, İzmir’deki operasyonlardan verim alınmıyor mu?

“Bu illerdeki operasyonlara merkezi yönetim odaklanmış durumda ama küçük illerdeki operasyonlar da durum aynı değil. FETÖ asimetrik bir yapılanma olduğu için örgütün emir veren imamlarının büyük bölümü İstanbul, Ankara, İzmir’de değil. Mesela darbe sonrası ortaya çıktı ki eli kanlı örgütün hava kuvvetleri imamı Sakarya’da yaşayan sıradan bir ilahiyat hocası. Adil Öksüz’ün Sakarya’da kendi halinde yaşayan biri gibi görünüyor. Emin olun FETÖ’nün asıl yönetici tabakası Adil Öksüz gibi küçük illerde kendi halinde yaşayan, tipik Anadolu insanı profillindeki kişiler. Öksüz’le ilgili bilgi veri havuzunda mevcut ama merkezi operasyonları yürüten savcıların radarında olmadığı için zamanında deşifre edilemedi. Terör örgütüne ilişkin devletin istihbarat birimlerinde toplanan veriyi süzüp, işleyip operasyon birimlerine aktaracak bir çatı teşkilatlanma olsaydı Adil Öksüz ve onun gibi bir çok FETÖ’cü zamanında deşifre edilebilir, belki darbe planları sevk ve idare zafiyetleri yüzünden aylar önce sızardı.” 

CUMHURBAŞKANINA BAĞLI BİR ÜST KURUL OLUŞTURULMALI

¥ Mücadeledeki kurmay ekipte aranacak nitelikler ne olmalı?

“Paralel yapıyla mücadele normal şartlarda profesyonelce yaklaşımla olabilecek bir şey değil, paralelle mücadele gerçekten bunu kendisine iş edinmiş, görev edinmiş ve kendisine misyon edinmiş birtakım insanların yapması gereken mücadeleyle ancak başarıya ulaşılabilir. Aksi halde profesyonel savaşçılar gibi, profesyonel ordu gibi bir mücadele asla mümkün değil, başarı şansı da bence çok zayıf. Şimdi öncelikle paralelle mücadelenin, fikri altyapısının olması lazım, mücadele edecek insanlardan bu fikri altyapı olmadan bu mücadele asla ve asla başarıya ulaşmaz. Etkin mücadele için arasında bürokrat, akademisyen, yargı mensubu, polis, askerler, gazeteci, hukukçularında bulunduğu bir çatı teşkilatlanmaya gidilmesi gerekli. Aksi taktirde böylesine sofistike bir örgütle mücadele etmek zorlaşır. Cumhurbaşkanı’nın nezaretinde paralelle mücadele bir üs kurulu oluşmalı. Bu üs kurul oluşturulduktan sonra, bütün kamu kurumlarında paralelle nasıl mücadele edildiğine dair, sürekli raporlar ve direktifler vermeli. Yarı sivil, yarı bürokratik bir oluşum olmalı. Cumhurbaşkanı’na bağlanmalı. Gerekli tespitleri yapacak, ondan sonra bu tespitler doğrultusunda alt birimleri harekete geçirecek bir sistem oluşturulmalı.” 

¥ Nasıl bir yapıyla karşı karşıyayız?

“Emir komuta zinciri inanılmaz. Hiçbir şekilde alttakinin, üstü sorgulamasını söz konusu değil. Piramit şeklinde bir yapılanma, en üstte zirve noktadan gelen talimatlar sırasıyla tabana kadar yayılıyor.” 

EN TEPEDEKİ FETULLAH GÜLEN DEĞİL

En tepede kim var? 

“Piramidin en üst noktasında, tepede Fethullah Gülen’in olduğuna inanmıyorum. Doğu medeniyetini, Türkiye merkeze oturtmak kaydıyla bir şekillendir operasyonu bu. Haçlı akımlarının şekil değiştirmiş halidir FETÖ. Fethullah Gülen bu uzun soluklu batı projesinde ancak orta yerlerde, çünkü emekli bir vaizin bu kadar bir organizasyon içerisinde olabilme ihtimalini ben bugün geldiğimiz noktada mümkün görmüyorum. Bunun üzerinde çok daha farklı, çok ciddi istihbarat örgütleri ve devlet kademeleri, işte İsrail, Amerika’ydı, Avrupa’nın birçok ülkesiydi. Bunların oluşturmuş olduğu ortak bir konsey var. Bu konsey sadece Fethullah Gülen, bence bu noktada meydana sürülmüş bir sembol. Bunun dışında yoksa bunların hepsini başaracak kapasitede bir insan olduğuna inanmıyorum. Uydurdukları ılımlı İslam modelinde kullanılacak en uygun kişi Fetullah Gülen olduğu için 1 numara gibi gösteriliyor.  

¥ Mahkeme kararıyla FETÖ kurumlarına el konulması kayyım olarak atandığınızda bu örgütü ve militanlarını da yakından tanıdığınız.. Neyle karşılaştınız?

“Piramit dedik ya az önce… Tıpkı Masonlardaki gibi birbirlerini destekleyip yükseltiyorlar.  Oluşturmak istedikleri algı şu, cemaatin içerisine girdiğin zaman hem dünyanı kurtarıyorsun, hem de ahiretini kurtarıyorsun. İhale alabilmek için, para kazanabilmek için, ticaret yapabilmek için, toplum içerisinde söz sahibi olabilmeniz için mutlaka ve mutlaka bunların içerisinde olmanız lazım algısı oturtuldu. FETÖ’ye mensup olan insanların, merdiven basamaklarını üçer, beşer çıktığını gören sisteme bir şekilde dahil olmak istedi. Şimdi bu çerçevede baktığımız zaman, Türkiye’de FETÖ’cü olma potansiyel olan yüzbinlerce kişi bulursunuz. Ve geldiğimiz nokta da aynen Titan saadet zinciri gibi yeni yeni halkalarla militan kazanıyorlar.”

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23