Türkiye’de bulunan Uygur Türkleri, Endonezya’nın 3 Uygur Türkünü Çine iade etmesini İstanbul’da protesto ettiler.
YENİ AKİT ANKARA
Endonezya’nın 3 Uygur Türkünü, Müslüman ve Türk oldukları için insanlık dışı muamele eden Çin’e teslim etmesi İstanbul’da protesto edildi.
Bir Müslüman’ı Faşist Çin’e teslim etmek, onu kasten öldürmek gibidir” pankartı ile Endonezya’nın İstanbul başkonsolosluğu önünde toplanan Uygur Türkleri üç Uygur Türk’ünün Çin’e teslim edilmesini protesto etti. Burada yapılan basın açıklamasında, “Eylül 2020'de Endonezya yetkilileri 2015'ten beri Endonezya’da tutuklu olan üç Uygur erkeği 6 yıllık ceza müddeti dolduktan sonra, 6600 ABD doları karşılığında Çin'e iade etmişti. Yani Endonezya din kardeşi olan 3 Uygur’u cezalarını çekmesine rağmen, Çin’de can güvenliğinin olmadığını bile bile 6600 dolar karşılığında Çin’e satmıştı, ne yazık ki yine birkaç gün evvel 8 senelik ceza müddetini doldurmuş olan Ahmet Bozoğlan kardeşimizin 1 Temmuz 2022’de serbest bırakıldığını ve aynı şekilde Çin’e iade edildiği bilgisini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Ne idi bu Uygur kardeşlerimizin suçu? Onların suçu Çin tarafından toplama kamplarına alının milyonlarca Uygur ve diğer Türk kökenli Müslüman Doğu Türkistan halkı gibi Çin’in işgal ettiği Doğu Türkistan toprağının asıl sahipleri olmasıydı, onların suçu Müslüman ve Türk olmasıydı, onların suçu Çinlilerden farklı bir kültüre, farklı bir inanca, farklı bir fiziki yapıya sahip olmaları idi, onlar Müslüman kardeşlerinden medet umarak Endonezya’ya kadar gelmişti, fakat Endonezya hükümeti kendi din kardeşi olan Uyguları kendi elleriyle Terörist Çin’e ölüme gönderdi. Endonezya hükümetinden bu konuda bize net bilgi vermeye ve bu hususla ilgili tüm belgeleri bizimle paylaşmasını talep ediyoruz ve konuyu sonuna kadar takip edeceğiz. Aynı zamanda uluslararası insan hakları kurum ve kuruşlardan konuyla ilgili soruşturma açmasını talep ediyoruz. Son olarak şunu da belirtmek istiyoruz ki, sizin ve zalimlerle iş tutanların gözünüzde biz zayıf olabiliriz, ancak şunu aklınızdan çıkarmayın ki mazlumların duası ile Allah arasında perde olmaz, hak ve adalet elbette er geç tecelli edecektir. Biz hakkımızı alana denk mücadelemize devam edeceğiz.”
