Eğitim-Sen’den okullarda LGBT dersleri! Milli Eğitim Bakanlığına soruyoruz: Bu rezilliğe izin verdiniz mi?
Laikçi kemalist Eğitim Sen, üç gün sonra '10 Mart’ta tahtaları mora boyuyor, bir ders saatinde toplumsal cinsiyet eşitliği dersi yapıyoruz' çağrısında bulundu. Eğitim-İş Sendikası’nda örgütlü Hepimizin Sendikası Grubu, karara tepki gösterdi. Hepimizin Sendikası Grubu, MEB'e seslenerek ‘Bu çirkin eyleme müsaade etmeyin’ dedi. Milli Eğitim Bakanlığının bu rezilliğe izin verip vermediği merak konusu oldu.
Aydınlık gazetesinden Ruhsar Şenoğlu’nun haberine göre;
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen)'nın, eğitim materyallerinin, toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun değiştirilmesi, toplumsal cinsiyetin zorunlu ders olarak okutulması talebiyle yaptığı eylem çağrısına eğitimciler büyük tepki gösterdi. Hepimizin Sendikası, Eğitim Sen yönetimini kararı geri çekmeye çağırdı.
Eğitim Sen, çağrısında “10 Mart’ta tahtaları mora boyuyor, bir ders saatinde toplumsal cinsiyet eşitliği dersi yapıyoruz” dedi. Açıklamada Eğitim Sen, eylemlerini ‘büyüterek’ sürdüreceğini bildirdi.
EĞİTİM EMEKÇİLERİNE SESLENİYORUZ!
Eğitim Sen’in açıklamasına ilk tepki Eğitim-İş Sendikası’nda örgütlü Hepimizin Sendikası Grubu’ndan geldi. Eğitim Sen yönetimini kararı geri çekmeye çağıran Hepimizin Sendikası Grubu, Milli Eğitim Bakanlığı’na da seslenerek ‘Bu çirkin eyleme müsaade etmeyin’ dedi.
Grubun açıklamasında şu satırlara yer verildi:
“Eğitim Sen yönetimini çürüyen emperyalist/kapitalist sistemin dayatması olan cinsiyetsizleştirme dayatmasına alet olmamaya, kararı geri çekmeye; Eğitim Sen üyesi eğitim emekçilerini bu karara katılmamaya davet ediyoruz. Cumhuriyet öğretmeni asla ve kat’a emperyalizmle birlikte olmaz, olamaz!
“Millî Eğitim Bakanlığına Sesleniyoruz; 10 Mart günü tahtaları mora boyayarak ve bir ders saatinde toplumsal cinsiyet eşitliği dersi yapacaklarını ilan eden bu sendikanın bu çirkin eylemine müsaade edilmemelidir. Çocuklarımızın bedensel, manevî bütünlüğü, Millî Eğitim Bakanlığımızın sorumluluğundadır. Millî Eğitim Bakanlığı geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı tehdit eden bu eyleme karşı harekete geçmelidir.”
ÇOCUK İSTİSMARIDIR PEDOFİLİ SAVUNUCULUĞUDUR
Hepimizin Sendikası Grubu’nun ‘Eğitim Sen’in cinsiyetsizleştirme dayatmasına izin verilemez!’ başlıklı açıklamasında “Toplumsal cinsiyet eşitliğinin, bir çocuk istismarı ve pedofili savunuculuğu” olduğuna dikkat çekildi ve şu ifadelere yer verildi:
“Hepimizin Sendikası Grubu olarak , okullarımızda çocuk istismarı propagandasına, çocuklarımıza cinsiyetsizliğin özendirilmesini kabul etmiyoruz. Üstelik bunun eğitimciler tarafından yapılmasını hiç kabul etmiyoruz.”
Hepimizin Sendikası Grubunun bildirisinde ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’nin anlamı ve içeriği de vurgulandı:
“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, biyolojik cinsiyetin reddi, cinsiyetsizleşmenin teorisidir. Toplumsal cinsiyet; İngilizcedeki ‘gender’ kelimesinin Türkçe karşılığıdır ve kadın-erkek cinsiyetinin dışında her cinsiyeti, cinsiyet kimliğini ve cinsel yönelimi içeren bir kuramdır. Kişinin biyolojik cinsiyetine bağlı olarak toplumsal rollerini, cinsiyet rolünü veya kişinin cinsiyet kimliğine bağlı olarak da kendi cinsiyetini tanımlamasını ifade eder. Toplumsal cinsiyetin savunucularına göre hangi cinsiyetle doğarsanız doğun cinsel tercihiniz karşı cins veya bir insan olmak zorunda değildir. Cinsellik herkesle, her şeyle yaşanabilir. Sınırsız özgürlükler barındıran tamamen hazza odaklı bir yaşam şeklidir. Bireye çocukluktan itibaren cinsel kimliğini ve cinsel yönelimini tercih etme ‘özgürlüğü’ sunar. Bu terim bir Emperyalist Batı uydurmasıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliği üç yaşından itibaren çocukların cinsel tercihlerini diledikleri biçimde yaşayıp, ifade edebileceklerini savunur.”
CUMHURİYET ÖĞRETMENİ
CİNSİYETSİZLEŞTİRMEYE ALET EDİLEMEZ!
Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının bir aldatmaca, kandırmaca olduğu belirtilen açıklamada, bunun kadın ve erkeğin sosyal yaşamda eşitliği anlamı ile ilgili hiçbir ilgisi olmadığı vurgulandı:
“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Emperyalizmin, Türk milletini içerden çürütme planın aracıdır. Eğitim Sen bu projenin taşeronluğunu yapmaktadır. Çocuklarımız toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadın ve erkeğin eşitliğini öğrenmeyecekler. Kadınlık ve erkeklik cinsiyetinin olmadığını öğrenecekler. Toplumsal cinsiyet eşitliği öğretmenlere ve anne , babalara çocuklarımıza ‘kızım ve oğlum” dememizin yanlış olduğunu savunuyor. Oje süren bir erkek öğrenci gördüğünüzde müdahale edemezsiniz diyor. Bu konuda yardımcı olmaya çalışan öğretmeni özgürlüğe müdahaleci olarak tanımlıyor.”
BİLİM DIŞI SAFSATADAN ÇOCUKLARIMIZI KORUYALIM
Hepimizin Sendikası Grubu’nun açıklamasında öğretmenlere de çağrıda bulunuldu:
“Biz öğretmenler bunları kabul edecek miyiz? Bilim dışı bu safsatanın, bilim yuvalarında ders olarak okutulmasına izin verecek miyiz? Bizim en büyük sorumluluğumuz bize emanet edilen öğrencilerimizi her türlü tehlikeden korumaktır. Çocuklarımızı istismar eden bu zihniyetten çocuklarımızı koruyalım ve bu çirkinliğin sınıflarımızda yaşanmasına izin vermeyelim. Eğitim Sen’in bu eylem kararının sendikal mücadele ile, hak arayışıyla, öğretmenlik mesleği ile ilgisi yoktur.”
Eylemin esası satır arasında
Eğitim Sen: Müfredatta cinsel yönelim farklılıkları yok sayılıyor
Eğitim Sen eylemle ilgili açıklamasında, toplumsal cinsiyet kavramının arkasına LGBT propagandasını saklıyor. Ailenin kutsallaştırılmasından rahatsızlığını dile getiriyor, çocuklara yönelik müfredatta cinsel yönelimin işlenmesini istiyor:
"Geleneksel kadınlık rollerini İslami kurallar ile meşrulaştırmaya çalışan Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimin en önemli aracı olan ders kitaplarıyla, aile yaşamını kutsayan ve kadını bu denklemde yok sayan politikaların sürdürücüsü olmaktadır. Eğitim müfredatı eleştirel düşünceyi engelleyerek sorgulamayan bireyler yetiştirmeyi hedeflemekte, kız çocuklarına ve kadınlara dayatılan yaşam biçimi eğitim müfredatı ile yeniden üretilmektedir. Tekçi, gerici, cinsiyetçi müfredat ile ayrımcılık derinleşmekte, cinsel yönelim farklılıkları ise yok sayılmaktadır. Karma eğitime yönelik müdahaleler, eğitimin dinselleşmesi ve çocukların ataerkil rol kalıpları ile yetiştirilmesine yönelik müfredat içeriği şiddetin, cinsel istismarın ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığın önünü açmaktadır."
