Çanakkale’de oğlu gazi olan baba! "Ben senin değil milletin ayağını öpüyorum"
Yeniakit Yazarı Mustafa Armağan bugünkü yazısında Çanakkale Savaşı'nın adı pek duyulmayan kahramanlarından biri olan Ramazan oğlu Hacı Bakır'ın duygulandıran hikayesini anlattı.
Yeniakit Yazarı Mustafa Armağan "Ben senin değil, milletin ayağını öpüyorum!" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazısında Çanakkale Savaşı'nın adı pek duyulmayan kahramanlarından biri olan Ramazan oğlu Hacı Bakır'dan bahseden Mustafa Armağan şu ifadeleri kullandı:
"Ramazan oğlu Hacı Bakır, muhtemelen bu yazıyı okuyana kadar ismini duymadığınız bir Çanakkale kahramanıdır ve o kahramanlar zincirinin yerin altına gizlenmiş bir halkasıdır. Bu yazı veya kazı işte o kayıp halkayı bulmak içindir, daha doğrusu kim olduğumuzu bulmak için.
Urfalı Göncüoğullarındandır. Göncüoğulları dediysem, dedeleri göncülükte 32 meslekten sorumlu bir Ahi şeyhidir. Debbağlık, keçecilik, kunduracılık, sayacılık, ma’reke (eyercilik) gibi 32 mesleğin sorumlusu olan ailenin silsilesi şöyle: Mehmet Göncü< İ. Halil Göncü< Şeyh Usta Ramazan< Hacı Muhammed< Hacı Yahya< Göncü Kadir. Hacı Bakır’ın hatıralarını yeğeni rahmetli Mehmet Göncü’ye borçluyuz.
1960’ların ortalarına kadar hayatta olan gazimiz Balkan Savaşı’ndan sonra geçtiği Çanakkale cephesinde gazi olmuştur. Sonrasındaki göz yaşartıcı sahneyi kendi ağzından dinleyip Çanakkale zaferinin millette nasıl bir şuur patlamasına yol açtığını idrak edelim:
“Savaşın ilk günleriydi. Düşman yeni yeni asker çıkarıyordu. Bir patates tarlasında çarpışma halindeydik. Düşmanla kıyasıya çarpışıyorduk. Kalçamdan yaralandım. Payamlı köyünden bir arkadaşım yaralandığımı görünce daha fazla hedef olmayayım diye beni ayağıyla bir çukura itip savaşmaya devam etti. Başımda duramazdı. Orada çaresizce bekledim yardımın gelmesini.
Askerlerimiz gelip beni kurtardı. Ortalık sakinleşmişti. Öleceğimi düşünüyordum. Aslında öleceğime üzülmüyordum. Ucunda şehit olmak vardı çünkü. İnanın ölen her arkadaşımız bizi karamsarlığa sokmak yerine daha çok savaşmaya teşvik ediyor, düşmana karşı daha çok bileniyorduk."