TARAF, 21 Ekim 2015: “DAVUTOĞLU'NA TAZİYE DERSİ." Hatırlayalım, ki, kimler kimlerle ne zamandan beri ne danslar kotarıyor, görelim.. Bugün Ahmet Davutoğlu hangi ihanet içinde ise, 2015 yılında, Abdullah Gül o ihanete çoktan savrulmuş bile.. Abdullah Gül, Ankara'da "Barış istiyoruz" adı altında PKK'ya cansuyu olmak isteyen ve IŞİD'e karşı TSK'nın PYD'ye yardım etmesi gerektiği dayatması yapanların gösterisinde, IŞİD'ci canlı bomba kendisini patlatıyor. "Barış istiyoruz" diyenlerin aslında PKK'nın terörist eylemlerini kınayamayan HDP'liler olduğu ortaya çıkıyor. Buna rağmen, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ölenlerin bazıları HDP'li diye, Selahattin Demirtaş'a taziye telefonu açıyor.. O tarihde başbakanlık koltuğunda oturan Ahmet Davutoğlu da, işte o telefonu eleştiriyor.. Bugün Ahmet Davutoğlu da, Abdullah Gül'ün safına geçti, o HDP ile yapılan şirinlikleri eleştirmek yine tek başına Tayyip Erdoğan'a kaldı.. İşte bunun için, Erdoğan yalnız adam. Gül ihanet etti. Davutoğlu ihanet etti.. Hem de, Davutoğlu, dün Gül'ü ihanetle suçlarken, şimdi kendisi de aynı safa geçip, ihanet etti. Durduğu yerde dimdik sapasağlam kalan bir Erdoğan oldu.. Bu arada, HDP'nin ve Selahattin Demirtaş'ın ikircikli tavrını da hatırlatalım. O gün "ahlaki seviyesini gösterdi" diyerek saldırdıkları Davutoğlu ile, bugün iş kotarıyorlar. İlkesizlik mayalarında var. Bir hatırlatma daha.. Davutoğlu o gün Selahattin Demirtaş'ın sarfettiği "ahlaki seviyesini gösterdi" cümlesinden dersini almış olacak ki, bugün HDP'lilerin bırakın ölmeleri, tutuklandıkları için bile, hemen koşa koşa kapılarına gidip “Geçmiş olsun” diyor… O zaman “Taziye evi bütün Türkiye’dir” diye tepki gösteren Davutoğlu, bugün “Gözaltılar siyasi” diyerek, HDP ile iş bitirmeye kalkışıyor.