Kandaki alyuvarların azlığı bir dert, çokluğu ayrı bir derttir.
Her şey bir itidal üzere yaratılmış. Buradaki ifrat ve tefrit de bünyede rahatsızlıklara yol açmaktadır.
Kanda çok aşırı sayıda alyuvarlar bulunmasına kanda polisitemi denir. Yüzün, ve deride aşırı kızarıklık, özellikle kaşıntılara yol açar.
Kemik iliğinde aşırı kan hücresi üretimi sonucunda kan hücrelerinin sayısında (özellikle kırmızı kan hücreleri) anormal derecede artış meydana gelmesinden oluşur.
İki tür polisitemi vardır
Sekonder Polisitemi; yüksek yerlerde olduğu gibi solunum havasındaki oksijen azlığı sebebiyle veya kalp yetmezliğinde olduğu gibi dokulara oksijen bırakılmasında yetersizlikten, kemik iliği daha fazla miktarda alyuvar üretir. Alyuvar sayısı normalin yaklaşık %30 üstüne yükselir.
Oksijenin çok düşük olduğu 4000-5000 metre yükseklikte yaşayanlarda görülür
Primer Polisitemi; genellikle orta ve daha çok ileri yaş hastalığıdır. Genetik bozukluk yüzünden olur. Meme tümöründekine benzer tarzda, bunda da alyuvarlarda aşırı üretim olur.
Kan hacmi normalin iki katına kadar artar. Sonuçta, tüm damar sistemi şiddetle dolgunlaşır. Kan akıcılığı azalır tıkanmaya başlar..
Damarlarda kan akışı genellikle çok yavaştır. Kalbe kan dönüş hızının azalmasına yol açar.
Baş ağrısı, halsizlik, kaşıntı ve yüzde kızarıklık (özellikle duş sonrası), aşırı terleme, görme bozuklukları görülebilir.
Günlük 100 mg asetil salisilik asit yani aspirin; miyokard enfarktüsü, inme gibi kardiyovasküler olayların gelişimi için koruyucu etki oluşturur.
Kanda çok aşırı sayıda alyuvarlar bulunması. Yüzün, ve deride aşırı kızarıklık, kaşıntılara ve Tromboz eğilimine yol açar. Bazı tümörlere ya da uzun süren hipoksi durumuna (akciğer hastalıkları) eşlik edebilir. Başka bir hastalıktan kaynaklanabileceği gibi, belirli bir hastalığa bağlı olmayabilir.
Çoğunlukla orta yaş hastalıklarındandır. Hücre sayısının çoğalmasından dolayı, kanın yoğunluğu artar, kişide kolay bir biçimde tromboz ve damar tıkanmaları meydana gelir. Hastanın yüzü kırmızı bir şekle bürünür ve toplardamarlar gerginleşir.
Polistemi bir doğum hastalığı değildir, sonradan meydana gelir ve kemik hastalıklarından biridir. Bütün kan hücrelerinde (eritrosit, lökosit, trombosit) aşırı bir üretim olur. Çok ender görülen bir hastalıktır, çoğunlukla erkeklerde ortaya çıkar ve kırk yaşın altında ender gözlenir. Sebebi tam olarak belli değildir.
Yahudilerde daha sık
Polistemi yavaş yavaş gelişim gösterir, çoğunlukla 50-60 yaşlarından sonra akut myelojenik lösemiye zemin hazırlayabilir. Kanın yoğunlaşmasındaki yükseliş (akışkanlığının azalması) ve trombositlerin sayısında oluşan artış bir inme ya da kalp krizlerine sebebiyet verebilir. Bazı hastalarda trombositlerin pıhtılaşma yetenekleri azaldığından, kanamalar görülebilir. Riskli gruplar tam olarak belli olmamakla birlikte, yahudilerde daha sık meydana geldiği görülmüştür.