• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bakan Pekcan: Komisyoncuları sisteme dahil edeceğiz

Yeniakit Publisher
2019-02-04 12:07:00 - 2019-02-04 12:07:51
Bakan Pekcan: Komisyoncuları sisteme dahil edeceğiz

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan en açık dille konuştu... Gıda fiyatlarındaki aşırı yükselişe dur demek için harekete geçen Ticaret Bakanlığı etkin tedbirler eşliğinde denetim mekanizmasını işletiyor. Buna rağmen fırsatçılık yapan firmaların isimlerinin açıklanması konusunda Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan yeşil ışık yaktı. Hal ürünlerinin tüketiciye ulaştırılması sürecinde komisyonculuk yapanların sisteme dahil edileceğini söyleyen Bakan Pekcan, Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya açıklamalarda bulundu.

 Mehmet Canıtatlı 

Hal yasası hazırlanırken ilgili bütün paydaşların görüşlerini aldıklarını dile getiren Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “Türkiye Sebzeciler Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu, sebze meyve üreticileri, pazarlar, TOBB, TESK, hepsinin görüşlerini aldık. Hatta bölge hallerinin bile görüşlerini aldık. Orada belki bir algıda farklılık var. Bizim amacımız üretici bölgesi halleri ve tüketici bölgesi halleri yapmak. Üretici birliklerini de güçlendirmek. Şu anda öyle bir algı var ki komisyoncuları hep ortadan kaldırıyormuşsunuz. En büyük sıkıntı bu” dedi.

Üretici kimseye küsmesin

Komisyoncuların üreticiden malı alırken beraberinde bir bağın da kurulduğuna dikkat çeken Pekcan, “Üreticinin nakit ihtiyacı olduğu zaman, tohum alacağı zaman, ürününü ekeceği zaman komisyoncular ona finansal destek veriyor. Üretici tarladan malı getiriyor. Bazısı tasnifi kendi yapıyor. Bazısı ise yapmıyor. Üretici kaç ton verdiğini bilmiyor. Satıp satacağını da bilmiyor. Zayiat oranını bilmiyor. Hiçbir şey bilmiyor. Bütün yük üreticinin omuzunda. Bu ülkede kim üretici olmak ister bu şartlarda” tespitinde bulundu. Bakan Pekcan, yapmak istediklerini ve kamuoyunu meşgul eden fahiş fiyat artışlarına karşı mücadelelerini şöyle anlattı:

Biz ne yapmak istiyoruz?

Üretici birliklerini güçlendirmek istiyoruz. Komisyoncular isterlerse üretici birliklerinde yer alsınlar, isterlerse tüccar olsunlar. Aldığı malın fiyatını biz hesaptan alalım fiyatını bilsin. Kârı da zararı da tüccarda olsun.

Sistemin dışına itmeyeceğiz

3 bin 700 tane komisyoncu var. Ama biz onları sistemin dışına itme niyetinde değiliz, daha çok sistemin içine alma ve herkesi kayıt altına alma gayreti içindeyiz. Zaiyatı azaltma gayreti içerisindeyiz ve yaptığımız Hal Yasası’na göre üretici birliklerine yüzde 30 yer vereceğiz hallerde. 100 liraya kiralıyorsa o dükkânı, üretici birlikleri 25 liraya kiralayacak.

Çiçek de satılsın balık da

Hal rüsumunu kaldıracağız. Profesyonel yönetici getireceğiz. Yani beyaz et de satılsın, kırmızı et de satılsın, su ürünleri, sebze-meyve satılsın, çiçek satılsın. Belki biraz daha ileride daha farklı gıda ürünleri de düşünülebilir ama şu anda bununla yola çıktık. Yani güzel pırıl pırıl bir sistem olsun istiyoruz. İki tane pilot proje yapıp bunu çalıştırıp, herkesi de mutlu mesut üretici olmaya teşvik etmek istiyoruz.

Kurdaki düşüş tam yansımadı

Döviz kurundaki aşağı yönlü hareket, ürünlerine yükselişi bahane ederek zam yapanlar tarafından tam olarak dikkate alınmadı. Fiyatlarda bir gerileme gözlense de bu yeterli değil. Bizler, tüketicilerin haklarını her yönden koruyoruz.

Baş müfettişimiz vatandaş oldu

Bakanlık olarak güvensiz ürün bilgi sitesi (GÜBİS) kurarak vatandaşları bilgilendiriyoruz. Denetimlere başlamadan önce serbest piyasa ekonomisi prensiplerinden yola çıktığımız için ne yapabiliriz diye baktığımız zaman bizim hiçbir yaptırımcılığımız yoktu. Araştırdık soruşturduk ve mevzuatı güncelledik. Etkin denetimlere de başladık. Her vatandaş şu anda bir tüketici müfettişi. Kızıyorsa, yollayacak bilgileri Bakanlığa, biz de inceleyip ceza keseceğiz. ALO 175’e yaklaşık 63 bin şikayet geldi, 57 bin kişi bu mobil uygulamayı indirmiş, oradan da 7 bin 834 kişi ürün şikayetinde bulunmuş. Ürünün fotoğrafını çekip gönderdiği zaman hem İl Ticaret Müdürlüğü’ne,  hem de genel merkeze gidiyor. Anında İl Ticaret Müdürlüğü devreye giriyor. Bununla ilgili işlem yapıyor. Benim akrabalarımdan bana ulaşan şikâyetler de oldu. En son soğan fiyatları ile ilgili gelmişti.

En çok gıda zammından şikâyet var

90 bin ürün denetledik. Denetimlerde gramaj ve etiketiyle oynanan bin 825 ürün tespit ettik 6 bin 500 üründe de haksız rekabet tespit ettik. Denetimlerin sonucunda fiyatlarda bir düşüş oldu. Hallerden çıkan ürünler için de denetimler arttı. Vatandaşlar, karekod okutarak, ürünün üreticiden çıkan fiyatını, birinci aracı, ikinci aracı ve marketteki fiyatını görebiliyor. Haftalık fiyat artışını biz görüyoruz. İnşallah her şeyi online haline getirebilirsek günlük de göreceğiz. Mobil uygulamadan ulaşan 6 bin 500 şikâyetin 2 bin 500’ü İstanbul’dan geldi. Şikâyetlerin yüzde 56’sı gıda odaklı olup, yüzde 9’u temizlik ürünleri, yüzde 8’i de bebek ürünlerinden oluşuyor. Hal yasası çıktığında, sistem gerçek anlamda yürürse fiyatların düşmemesi imkânsız.

Şikâyetler nasıl değerlendiriliyor?

Önce hangi ürünün hangi markette kaç liradan satıldığı tespit ediliyor. Eğer fiyat artışı var ise ürünle ilgili rapor veriliyor, bu rapor karşılığında işletmeden savunma istiyoruz. Ancak savunma isteyerek ceza kesebiliyoruz. Bir de komite kararıyla kesiyoruz. İşletmenin savunmasında satılan ürünle ilgili mantıklı bir gerekçe yoksa ceza kesiyoruz. Kesebildiğimiz ceza da ürün başına 70 bin lira. Bizim bunu 10 katına çıkarma yetkimiz var ama bu da sadece Reklam Kurulu’nda.  Biz bunları yaparken, serbest piyasaya müdahale algısı oluşturmaya çalışanlar da çıkıyor. Biz o dengeyi kurmaya çalışıyoruz. Zabıtaların eğitilmesi konusuna da önem veriyoruz. Bu konuda da belediyelerle, valiliklerle işbirliği yapıyoruz.

Ucuz gıda için formül

Sebze ve meyvede KDV oranı 3 aylığına yüzde 1’e indirilsin” yönündeki talepler, bizim bakanlığımızın alanına girmiyor. Ama biz bu konuyu Hazine ve Maliye Bakanlığı ile paylaşırız. Onlar da son derece katılımcı, yapıcı yaklaşım içerisinde. Gıda ürünlerinde de biz gerekirse ithalatın önünü açarız, ama üreticiyi küstürmememiz lazım. Bunu yaparken ona da dikkat etmeye çalışıyoruz.

Üretici ve tüketici halleri kuruyoruz

Hallerle ilgili düzenlemede yeni bir adım atılıyor. Üretici bölgesinde üretici halleri kuracağız. Oralarda toplama, ayıklama, tasnifleme ve ambalajlama yapılacak sonra da tüketici hallerine gönderilecek. Bunun için İstanbul, İzmir ve Ankara öncelikli olmak üzere Türkiye genelinde 30 tane halin yeteceğini düşünüyoruz. Pilot olarak başlayacağız. Tüketim bölgelerinde de tüketici halleri olacak. İstanbul’da üç bölge olacak. Bunlardan birisi Kanal İstanbul’a yakın bir bölgede konumlanacak. Ulaşım imkânlarına göre konumlandırmalar olacak. 24 saat de açık olacak.

Korkunç zayiat var

Pekcan: “Bir ürün üretim bölgesinden tüketim bölgesine götürülürken korkunç zayiatlar olabiliyor. Örneğin yaz sıcağında, 30 derecelerde 20 kilogramlık sandıklarda domates ya da meyveler götürüldüğünde yarısının çürüdüğünü görüyoruz. Hal yasası ile bunu önüne geçilecektir. Biz ambalajlama getirdik. Biz burada esasında ambalajlama standardı getirdik. Hangi ürüne hangi kiloda nasıl bir ambalaj olmalı. Soğuk zincir mecburiyeti getirdik. Hem üretici bölgelerinde, hem de nakliyede bununla ilgili bütün çalışmalarımız hazır. Bütün paydaşların görüşlerini alıyoruz.

İsrafı önlemeliyiz

Ben, anneanne ile torunun bir arada mutlu yaşadığı bir aileden geliyorum. Bizim dönemde yenmeyen gıdalar hayvanlara verilirdi, onlar da beslenirdi, bir zincir vardı. O dönemde gıdalar küfelerle gelirdi ama çürümezdi. Ben, hiçbir şeyi attığımızı hatırlamıyorum. Şimdi alışverişte israf var, bir gözümüz aç yani. İhtiyacımızdan fazlasını alıyoruz sebze meyvede. Örneğin evin hanımefendisi ıspanağı aldığı gün değil de üç gün sonra pişirmeye kalktığında yarısı çöpe gidiyor. Halbuki onu ihtiyacı olduğu gün alsa parası da ürün de ziyan olmaz. Bu konuda eğitime öncelik veriyoruz.

Esnafı da düşünmek zorundayız

Bakanlık olarak denetim yaparken esnafı da rahatsız etmiyoruz, onlara saygıda kusur etmeden denetimlerimizi yürütüyoruz” diyen Bakan Pekcan şöyle devam etti: “O yüzden zabıtaları da denetim altına aldık. İnsanları esnaf olmaktan, ticaretten de soğutmamamız lazım, bu hassas bir denge aslında. Ama önceliğimiz tüketiciyi korumak tabi. Bunu dengeli yapmak zorundayız ve haklı bir ceza vermek zorundayız. Gerçekten o incelemeleri doğru yapmamız lazım. Her ürün için farklı analiz. Çünkü cezayı kesmeden önce yapılan savunmada o analizi alıyoruz biz. Artık elimizde bir veri tabanı da oluşuyor. İlk başladığımızda bir referans noktasından da uzaktık. Daha zor değerlendirebiliyorduk aslında. Ama şu anda daha sistemli ilerliyoruz. Hal Kayıt sistemi devreye girdiği için özellikle sebze-meyve de daha rahat görebiliyoruz. Hepsini kayıt altına alabiliyoruz. Vatandaşlar Hal Kayıt Sistemine dair mobil uygulamayı telefonuna kurabiliyor. Karekodu okuttuğunuzda, “Üretici bunu kaça satmış, hangi tarihte satmış, arada kimin elinden geçmiş, şimdi ben bunu kaça alıyorum” bütün bunları görüyorsunuz.

İhracat rakamlarında yeni dönem

İhracatımızla ilgili süreç çok güzel gidiyor” diyen Pekcan, “Bugüne kadar Özel Ticaret Sistemine göre yapılan aylık ve yıllık bazlı açıklamaları artık Genel Ticaret Sistemine göre de açıklayacağız... Biz küresel ekonomi ile dengeli bir dış ticaret gütmek ve dış ticaret açığımızı azaltmak istiyoruz. Ve bu yönde de ciddi verilerimiz var elimizde. Toplam dış ticaret verisinde 1 milyar 240 milyon dolar gibi fark ediyor, ihracat ve ithalat olarak baktığımızda, genel ile özel ticaret sistemi arasında. Sadece birini açıklarsak, ihracatı ya da ithalatı yüksek göstermek istiyormuş gibi anlaşılır. O yüzden ikisini de vereceğiz” dedi.

İhracatçı KOBİ’ye kredi desteği

Geçen yılki ihracatın yüzde 26’sının Eximbank tarafından desteklendiğine dikkat çeken Bakan Pekcan, “Eximbank, 44.2 milyar dolar ihracat finansmanı sağladı. Bunu da yüzde 10 artırmayı planlıyoruz. Eximbank’ın ihracatçı sayısında hedefimiz 11 bine ulaştırmaktı, 11 bin 70’e ulaştık. Bu 11 bin 70 firmanın Yüzde 70.7 KOBİ’ler oldu. İhracatçı Eximbank kaynaklarından faydalanan sayısını 12 bin 500 olmasını hedefliyoruz. Daha çok KOBİ, kadın girişimci ve esnafı ihracatçı hedefliyoruz” diye konuştu.

Parası olanla fikri olanlar buluşuyor

Ekonomide güç kazanmak için yüksek teknolojik ürün ihracatına ihtiyaç olunduğunu belirten Ruhsar Pekcan, “Zaten dünya oraya gidiyor. Yani Türkiye’nin üst düzeye zıplaya bilmesi için gelir düzeyi olarak ileri teknoloji ürün ihracatını sağlamış olmamız gerekiyor. Bakanlık olarak da zaten tasarıma, markalaşmaya, dijitalleşmeye, ticaretin kolaylaştırılmasına ve yüksek teknolojik ürün ihracatına dönük 3 ana hedef belirledik… Serbest bölgelere teknoloji odaklı proje için bir teşvik sistemi geliştirelim diyerek bir proje hazırladık. Buralara teknoloji seraları diyelim dedik. Bununla ilgili de bir çalışma grubu kurduk. Yenilikçi Ticaret Platformu diye. İşadamı Nevzat Aydın’ı aradım. ‘Birkaç tane daha Nevzat Aydın yetiştirelim. Sen burada model ol’ dedim… Bir taraftan da işadamı Ali Sabancı’yı getirdik. O da melek yatırımcı. Yani ‘Parası olanla fikri olanı bir araya getirelim’ dedik. Yazılım ve oyun konusunda ekip çalışması devam ediyor. 24-25 yaşındaki çocuklar oyun programı yazıyor. Sadece bu alanda toplam 1.3 milyar dolar ihracat yapmışlar” şeklinde konuştu.

1.5 ay mercimek çorbası içtim

Ruhsar Pekcan’a, kendi mutfak masrafını da sordum ve şu cevabı aldım: “Eşimle oğlum İstanbul’da yaşıyor. Kızım evli ama biz aynı sitede oturuyorduk. Ben ise Ankara’da yalnızım. Bundan dolayı şahsımın mutfak masrafı sıfıra yakın oldu. Sebep şu, biz gecelere kadar çalışınca, bakanlığımın üç dört haftası otelde kaldım. Bir buçuk ay sadece mercimek çorbası içtim. (gülümseyerek) çünkü o saatte otelde sadece mercimek çorbası oluyordu.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23