Dinlemeyi öğrenin ki, dinlemeyi öğretebilesiniz...
Anne ve babalardan “Çocuğum beni dinlemiyor” şikayet cümlesini sık duyarız. Çocuğunuz sizi dinlemiyor mu? Suçlu aramak yerine örnek olmaya çalışmak aile içi iletişimi daha keyifli bir hale getirir.. Bağrıp çağırmak, uzun uzun nutuklar çekmek, faydası olmadığı gibi, sizinle yavrunuz arasında uçurumlar oluşturur.
ÇOCUĞA BAĞIRARAK SÖZ DİNLETEMEZSİNİZ...
Ona önemli şeyler anlatırken sizi dikkate almaması, başka işlerle uğraşması oldukça kızdırır. Buna bağlı olarak da büyüklerin ses tonları şiddetlenir. Çocuğun dikkatini çekmek için anne-baba büyük harflerle konuşmaya başlar. Halbuki yüksek sese karşı çocuk kendini savunmaya alır, büsbütün dinlememeye başlar ve ortamı terk eder. Bu bir kriz başlangıcıdır.
Çocuğa ne kadar duyarsız ve saygısız olduğu hatırlatılır. Onun için yapılan fedakarlıklardan, yaşamın zorluklarından bahsedilip durulur. İşte bu anlar çocuğunuzun sizden uzaklaşması, sizi bir yabancı olarak görmesi için biçilmiş kaftandır.
Bazen anne-baba çocuğu bırakır, birbirlerini suçlamaya, yargılamaya başlar. Mahkeme kurulmuştur artık. Suçun adı sabittir; anne babaya itaatsizlik. Ama belli bir zaman sonra eşler birbirini azmettirici olarak suçlamaya başlar. “Sen yüz verdin buna bu kadar” der baba. Anne de “İşten güçten biraz vakit ayır, sen ilgilen çocuğunla o zaman” der. Sonuç; kazanan yok! Hele bir de bu kavgalar, çekişmeler, homurdanma şeklinde bile olsa çocuğun önünde, onun duyacağı, fark edeceği şekilde yapılmışsa, kazanan olmadığı gibi, çocuğu hepten kaybetme ve onun elinde oyuncak olma tehlikesini getirir.
ÇOCUKLAR, ANNE-BABALARININ YANSIMALARIDIR
Çocukların hayattaki ilk ve en önemli rehberleri anne babalarıdır. Büyüklerin hareketlerini taklit ederek öğrenir hayattaki becerileri. Hayattaki en önemli becerilerden biri dinleme becerisidir. Ailede, işyerinde, okulda, arkadaşlar arasında; her yerde.. Çocuklar da anne-babasının onu dinlediği kadar edinir bu beceriyi. Aslında çözüm hiç karmaşık değil hatta zevkli ve iletişimi güçlendiricidir.
PEKALA, NE YAPMALISINIZ?
Çocuğunuzu dinlerken göz hizasında olmaya dikkat edin. Onunla konuşurken yüz yüze bakmanız, söylediklerini dikkate aldığınızın en güzel kanıtıdır. Böylelikle iki tarafın da dikkati başka yönlere kaçmayacaktır.
O konuşurken lafını kesmeyin. Konuşmasının bitmesini sonuna kadar bekleyin. Lafını kesip, yorum yapmaya kalktığınızda çocuğunuz kendini hiç de iyi hissetmeyecektir.
O konuşurken, onu konuşmaya cesaretlendirmek için; “Hım, evet, sonra…” gibi basit kabul mesajları verin. Anlaşıldığını hissedecektir.
Anlattığı durumu küçümsemeyin, alay etmeyin. Bizim basit gördüğümüz durumlar onlar için yeterince karmaşık ve zor olabilir.
Başka bir işle uğraşmayın. Bu durum onu ve anlattıklarını dikkate almadığınızın bir göstergesidir. Çocuğunuza ayıracağınız 5-10 dakika, ona birçok beceriyi kazandırırken aranızdaki ilişkiyi de güçlendirecektir.