Prof. Dr. Mehmet Işıklı, kaçak kazı sırasında bulunan Garibin Tepe'deki kazı ve koruma çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Önceki yıl yapılan kazılarda "Urartu dönemine ait dünyada hiçbir yerde ele geçmemiş ve çok iyi korunmuş duvar resimlerine eriştiklerini" hatırlatan Işıklı, "Burası kuzey ve güney tepe diye iki alandan oluşuyor. Kuzey tepede duvar resimlerinin olduğu mekanları, anıtsal kerpiç mimari ve 20 devasa depolama pitoslarının (topraktan yapılmış büyük küp) olduğu alanları ortaya çıkardık. Bu alanın üzerine büyük bir çadır yapılacak. Her şey tamamlandı, önümüzdeki hafta inşasına başlanacak. Çadır altında kazı devam edecek çünkü duvar resimleri çok hassas ve korunması gerekiyor. Açık havada bırakmamız mümkün değil." diye konuştu. Geçen yıl Urartu sanatında örneği görülmeyen aslan heykelleriyle karşılaştıklarını ifade eden Işıklı, şunları kaydetti: "Heykellerin bulunduğu tepelerin etrafını çeviren devasa duvarlar var. Bunların ne olduğunu anlamak için duvarları açmaya başladık. Açtığımız duvarlar neticesinde buranın hem yerleşim karakteristiğini, yani kale mi, yoksa başka amaçla kullanılmış bir alan mı onu anlamaya çalışacağız. Büyük anıtsal, dini ve krali mekanları taşıyan teras duvarlar ya da alanı boydan boya çevreleyen güçlü surlar da olabilir. Arkeoloji dünyası ile bölgedeki kültür ve sanatseverlerde büyük bir heyecan ve merak uyandırdı. Biz de merak içindeyiz. Garibin Tepe bize çok büyük sürprizler veriyor. Duvar resimleri başta olmak üzere anıtsal heykeller, enteresan dokusu ve lokasyonuyla ilginç bir yer."