Almanya, daha önce Türkiye’ye örtülü bir silah ambargosu uyguladı. Türkiye’nin terörle mücadelede Alman silahlarını kullanması, Alman zihinlerinde sorun oluyor. Alman hükümetinin bir koalisyon olması nedeniyle bu tür kararlar hükümet krizlerine de neden olabiliyor. Nitekim Suudi Arabistan’ın 2023 yılı Temmuz ayında tedarik etmek istediği Eurofighter savaş uçakları, Yemen’de kullanılma olasılığı nedeniyle Alman hükümetinde tartışmalara neden oldu. Bu nedenle, Alman hükümetinin böyle bir talebe yanıtı konusunda yine görüş ayrılıkları yaşanması muhtemel. Ancak İspanya ve Birleşik Krallık, Almanya’nın uçak satışını engelleme girişimlerinden rahatsız. Uçağın maliyetine yönelik eleştiriler mevcutken maliyeti düşürmenin en mantıklı yolu olan "daha fazla üretimin" önünün kesilmesi, konsorsiyumun devamlılığına şüpheyle bakılmasına neden oluyor. Birleşik Krallık ve Almanya’nın Geleceğin Savaş Hava Sistemi (FCAS) yani 6'ncı nesil uçak üretimi ile ilgili çalışmalarına kaynak yaratmak adına Eurofighter savaş uçaklarının pazarlanması konusundaki engellerin kaldırılması gerekiyor. Bu projenin maliyeti 100 milyar avro civarında. Almanya da bu maliyet sebebiyle projeden çekilmek istiyor. Ayrıca Almanya, Birleşik Krallık’ın Tempest Projesi'ne katılarak iki ayrı proje yerine Birleşik Krallık, Japonya ve İtalya ile birlikte 6'ncı nesil uçak üretebileceği tek projeye dahil olmak istiyor. Avrupalı devletlerin F-35, Rafale ve F-16’lara yöneldiği bugünlerde Almanya’nın Türkiye’ye satışı engellemesi, aslında Almanya’nın pahalı bulduğu 6'ncı nesil uçak programını zora sokacak bir yaklaşım. Öte yandan, Almanya’nın olumsuz kararı halinde Türkiye'nin Eurofighter’a alternatif başka seçeneklerinin de olduğu, hatta Milli Uçak Programı'nın hızlandırılmasının da değerlendirilebileceği görülüyor.