Tuğçe Kazaz sessizliğini bozdu: Doğru bulmuyor ve tasvip etmiyorum! Türkiye acilen bunu yapmalı
Tuğçe Kazaz, Taksim'de 2 emniyet mensubunun görevden alınmasıyla sonuçlanan Filistin konulu gösteriyle ilgili gözden kaçan detayları açıkladı.
Tuğçe Kazaz, Taksim'de 2 emniyet mensubunun görevden alınmasıyla sonuçlanan Filistin konulu gösteriyle ilgili gözden kaçan detayları açıkladı.
Tuğçe Kazaz yaptığı açıklamada, "Dünkü Filistin olayında tutuklandığı için yüzüne tüküren kadını tokatlayan polis memurunun bu hareketini asla doğru bulmuyor ve tasvip etmiyorum. Diğer yandan bu tarz eylemlerde iş provokasyon boyutuna çekilerek Türkiye sanki Filistin’e karşıymış, İsrail’in de dostuymuş gibi lanse edilmekte ve bu milletin başından beri Gazze’de yaşanan insanlık dramına olan hassasiyeti ve desteği adeta yok edilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milleti asla İsrail’in yanında değildir, başından beri karşısındadır. Lâkin Türkiye’nin bu noktada tek başına insiyatif alıp bu akan kanı durdurması da imkansızdır. Ben inanıyorum o kanı zamanı gelince durduracak olan da bu kanın hesabını soracak olan da yine Türkiye olacaktır.
Bugün Filistin’de yaşanan olayın aynısı Türkiye için hazırlanmaktadır. Kuzey Irak, Suriye ve Yunanistan ile Türkiye adeta abluka altına alınmış, ekonomisine her türlü darbe vurulmuş, Doğu Akdeniz’deki haklarına göz dikilmiş, terör örgütleri eliyle iç savaş ve kargaşa planları devreye sokulmuştur.
Bu tabiki sadece Türkiye özelinde olan bir durum değildir zira Yeni Dünya Düzeni için önce eskiyi yıkmak gerekir, onlar da tüm dünyada bu yıkım sürecini başlattılar. Türkiye buna hazır olmadan müdahil olursa sonu Irak ve Suriye gibi olur.
Bu yıkım sürecinden daha güçlü çıkabilmesi için şu an Üçüncü Dünya Savaşı dahi ilan edilse Türkiye'nin ayakta kalabilmek için tarafsız kalması ve girmek zorunda kalacağı büyük savaşa hazırlanması bir zorunluluktur. O nedenle şu an devletin ve hükümetin aldığı tavır ülkenin geleceği açısından doğrudur lakin kanımca eksiktir, o eksik de bana göre şudur: Sn. Erdoğan bir “one minute” ile bölgede söz sahibi olmuş, adeta zulüm karşısında yeni bir umut doğurmuştur.
O umudu savaşa girmeden de diri tutacak güce ve lidere sahipken bunu hakkıyla kullanmamak Türkiye’nin dünyada ve bölgedeki prestijine zarar vermektedir. Her ne kadar haklı sebepleri olursa olsun İsrail’le ticaret, bölge ülkeleri de dahil edilerek zora sokulmalı ve İsrail’e yaptırım yapılması noktasında Sn. Cumhurbaşkanı daha aktif bir rol oynamalıdır. Peki Türkiye bunu neden çok daha aktif bir şekilde yapmıyor derseniz, bunun Irak, Suriye, Türkiye ve Yunanistan’ı bağlayan, Doğu Akdeniz ve Filistin'e kadar uzanan sebepleri olduğunu düşünüyorum. Fakat bir insan ve bir Müslüman olarak bedeli ne olursa olsun bu konuda çok daha aktif rol oynanması gerektiğine inanıyorum.
Fakat unutulmamalıdır ki provokasyonlara kapılarak ve haklı Filistin davasını kullanarak ülkeyi zora sokmak en çok İsrail’e yarayacaktır. Zira yapılan bir eylem provokasyona dönüşüyorsa hedefi şaşar.
O nedenle ayrışmak yerine birleşmek, provokasyonlara kapılmadan doğruya doğru bir pencereden bakmak mecburiyetindeyiz. Filistin, insanım diyen herkesin davasıdır. Türkiye'nin ise ecdattan ve inançtan aldığı mirasıdır. Hazır olduğunda İsrail bir daha o topraklarda var olamayacaktır. Fakat Türkiye bunun için henüz hazır değildir. O nedenle hazırmış ve bu soykırımı durdurmuyormuş gibi lanse edip zora sokmayın.
Filistin için en gür şekilde sesinizi çıkartın, ama bu ses Türkiye’yi ve Erdoğan’ı değil İsrail’i ve Netanyahu’yu hedef alsın. Zira dünden bugüne Filistin konusunda en çok bedel ödeyen ülke Türkiye, en çok konuşan lider de Erdoğan'dır" dedi.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23