'Suudi Arabistan Türkiye ile anlaştı: Hava savunma sistemlerini çekin'
İran'ın Arap ülkelerindeki ABD üslerini hedef alan saldırıları sonrası füze ve İHA'ların Yunan Patriot'ları tarafından düşürülmesi ülkede büyük bir krize yol açtı.
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İran'ın Arap ülkelerindeki ABD üslerini hedef alan saldırıları sonrası füze ve İHA'ların Yunan Patriot'ları tarafından düşürülmesi ülkede büyük bir krize yol açtı.
Yunanistan’ın Suudi Arabistan’a konuşlandırdığı Patriot hava savunma sistemlerinin, Yemen’den atılan füze ve kamikaze İHA’lara karşı aktif olarak kullanılmaya başlanması Atina’da siyasi fırtına kopardı. Muhalefet kanadından hükümete sert eleştiriler yöneltilirken, ordunun bölgedeki varlığı ve milli menfaatler sorgulanmaya başlandı.
EL.A.S. Partisi Dış Politika Bürosu tarafından yapılan açıklamada, Yunan hava savunma bataryalarının füze önleme haberlerinin bir “başarı hikayesi” gibi sunulması sert bir dille eleştirildi. Yaşanan gelişmelerin bir kutlama nedeni değil, Yunanistan’ın Bölgesel çatışmalara tehlikeli bir şekilde sürüklendiğinin kanıtı olduğu belirtildi.
Hükümete doğrudan sorular yöneltilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yunanistan; Patriot sistemlerini ve Silahlı Kuvvetler personelini Suudi Arabistan’a göndererek büyük riskler üstlenirken, Suudi yönetiminin Türkiye ile askeri ve ekonomik iş birliği anlaşmaları imzalaması, Ankara ile bölgesel konularda koordinasyon sağlaması hangi milli çıkarımıza hizmet etmektedir? Hükümet bu soruların cevabını Yunan halkına vermek zorundadır.”
Açıklamada ayrıca, o dönem SİRİZA lideri Aleksis Çipras’ın 2021 yılında bu anlaşmaya karşı çıktığı hatırlatıldı. Yunanistan’ın uluslararası örgütlerin şemsiyesi dışında üçüncü ülkelerdeki askeri varlığının, ülkenin hem güvenliğini hem de bölgedeki “barış ve istikrar aktörü” rolünü zedelediği savunuldu.
Metnin arka planına ve Yunan kamuoyundaki yansımalarına bakıldığında ise dikkat çekici bir siyasi çelişki göze çarpıyor: Söylem var, eylem yok. Muhalefet kanadı hükümeti “Oraya neden gittik?” diyerek sertçe eleştirip 2021’deki duruşunu hatırlatsa da, Patriot’ların derhal Yunanistan’a geri getirilmesi veya görevin sonlandırılması yönünde net bir talepte bulunmuyor. Bu durum, tıpkı özel üniversiteler reformunda olduğu gibi, “Karşıydık ama oldu bir kere, artık geri adım atamayız” şeklinde özetlenebilecek zımnı bir uzlaşı/kabullenme politikasını gösteriyor. Eleştirip de çözüm üretmeyen, bataryaları geri çekmeyi teklif edemeyen bu muğlak ve “dostlar alışverişte görsün” tarzı muhalefet anlayışı, Yunan kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor ve muhalefet partilerinden oy kaçışlarına (kan kaybına) yol açıyor.
İşin özüne inildiğinde Atina yönetimi; Patriot’ları Suudi Arabistan’a gönderirken Riyad’ı Doğu Akdeniz’deki anti-Türkiye bloğuna eklemeyi ve ABD nezdinde “güvenilir müttefik” rolünü pekiştirmeyi hedefliyordu. Ancak Suudi Arabistan’ın son dönemde Türkiye ile ilişkilerini hızla normalleştirmesi, savunma sanayii anlaşmaları imzalaması ve bölgesel diplomaside Ankara ile ortak hareket etmesi, Yunanistan’ın hesaplarını bozdu. Atina, askerini ve en kritik hava savunma unsurunu Yemen’den gelen füzelerin önüne siper etmişken; müttefiki saydığı Suudi Arabistan’ın Türkiye ile stratejik ortaklığını derinleştirmesi Yunan iç politikasında “Boşuna mı risk alıyoruz?” tartışmasını iyiden iyiye alevlendirmiş durumda. KAYNAK: BİRLİK GAZETESİ
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23