Üstelik sosyal medya akışlarınızda ne gördüğünüzü belirlemek için kullanılan algoritmalar, mevcut öfkenizi daha da artıran bir yankı odası yaratabilir. Benzer düşüncelere sahip paylaşımlarla duygularınızın doğrulanması, düşmanlık seviyenizi artırabilir ve bu da çevrimiçi ortamda daha da öfkeli tepkilere yol açabilir. Dahası, öfkenizi çevrimiçi ortamda ifade ettiğinizde genellikle olumlu sosyal geri bildirimler alırsınız ve bu da gelecekteki patlamaların olasılığını artırır. Dolayısıyla, yalnızca belirli bir konu hakkında daha fazla öfkelenmekle kalmayıp, düşünce tarzınızda giderek daha da kökleşebilirsiniz. Bu da çevrimiçi öfke makinesinin beslenmesine yardımcı olur. Örneğin, araştırmacılar sosyal medya kullanıcılarının görüşleriyle uyuşmayan sosyal medya paylaşımlarına yorum yapma olasılıklarının çok daha yüksek olduğunu belirtiyor. Temel bir görüş sorgulandığında, kişinin görüşleriyle uyuşmayan bir paylaşımla etkileşime girme olasılığı daha da artıyor. Günümüzün son derece birbirine bağlı dünyasında hepimiz aynı gemideyiz. Her zamankinden daha fazla bilgiye daha hızlı erişebiliyoruz, bu yüzden daha çabuk öfkelenebiliyoruz. Elbette, sosyal medyada sağlıklı ve pozitif şeyler var ancak genel olarak viral içerikler, özellikle öfke olmak üzere, bizi çok güçlü duygulara sevk edebiliyor.