• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
7
Yeniakit Publisher
Sınav kaygısı deyip geçmeyin çocukları etkiliyor! Öğrenciler için zorlu ama bu tamamen hatalı bir davranış
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Sınav kaygısı deyip geçmeyin çocukları etkiliyor! Öğrenciler için zorlu ama bu tamamen hatalı bir davranış

Sınav dönemi yaklaştıkça evdeki gerilim havasını dağıtmanın, çocukların omuzlarındaki o devasa yükü hafifletmenin tam sırası... Psikolog İrem Güler, sınav dönemi kaygısının öğrencilerin performansını olumsuz etkilediğini belirtti.

#1
Foto - Sınav kaygısı deyip geçmeyin çocukları etkiliyor! Öğrenciler için zorlu ama bu tamamen hatalı bir davranış

Sınav dönemlerinin öğrenciler kadar aileler için de yoğun stres ve beklentilerin yaşandığı süreçler arasında yer aldığını belirten Psikolog İrem Güler, "Özellikle lise ve üniversiteye geçiş sınavları yaklaşırken birçok öğrenci kaygı, baskı ve başarısızlık korkusuyla mücadele ediyor. Aileler çocuklarının belirli düzeyde heyecan yaşamalarının doğal bir durum olduğunu ancak aşırı sınav kaygısının performanslarını ve bilgiyi kullanma becerilerini olumsuz etkileyebileceğini unutmamalıdır" dedi.

#2
Foto - Sınav kaygısı deyip geçmeyin çocukları etkiliyor! Öğrenciler için zorlu ama bu tamamen hatalı bir davranış

Medical Park Ankara Hastanesi'nden Psikolog İrem Güler, sınav kaygısının öğrencinin sınav öncesinde veya sınav sırasında yaşadığı yoğun endişe nedeniyle sahip olduğu bilgiyi etkili şekilde kullanmasını zorlaştıran bir durum olduğunu söyledi. Konuyla ilgili dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgiler aktaran Psikolog Güler, "Belirli düzeyde heyecan motive edici olabilir. Ancak kaygı yoğunlaştığında dikkat, öğrenme ve performans üzerinde olumsuz etkiler ortaya çıkabilir. Öğrenci hazırlanmasına rağmen yoğun başarısızlık düşünceleri yaşıyor, sınav anında bildiklerini hatırlamakta zorlanıyor ya da sınavdan kaçınmaya başlıyorsa burada daha yoğun bir sınav kaygısından söz edebiliriz" ifadelerini kullandı. "Fiziksel ve psikolojik belirtiler görülebiliyor" Sınav kaygısının yalnızca zihinsel değil, bedensel belirtilerle de kendini gösterebildiğini ifade eden Güler, öğrencilerde kalp çarpıntısı, hızlı nefes alma, mide bulantısı, terleme, baş ağrısı, uyku düzensizlikleri ve kas gerginliği gibi fiziksel belirtilerin görülebileceğini söyledi. Bunun yanında yoğun endişe, huzursuzluk, başarısızlık korkusu ve çaresizlik hissinin de yaygın olduğunu belirten Güler, "Bazı öğrenciler dikkatini toplamakta zorlanabiliyor, okuduğunu anlamakta güçlük yaşayabiliyor veya 'kesin başarısız olacağım' gibi olumsuz düşüncelere kapılabiliyor. Bu durum zamanla erteleme davranışına, okuldan uzaklaşmaya ya da sosyal geri çekilmeye kadar ilerleyebiliyor" diye konuştu. "Kaygı akademik performansı olumsuz etkiliyor" Yoğun kaygının öğrencinin akademik performansını doğrudan etkileyebildiğini vurgulayan Güler, kaygı anında zihnin önemli bir bölümünün olumsuz düşüncelerle meşgul olduğunu belirtti. Öğrenci sınav sırasında 'ya yapamazsam', 'rezil olacağım' gibi düşüncelerle uğraştığında dikkatinin sınavdan uzaklaşabildiğinin altını çizen Güler, "Bu durum bilgiyi geri çağırmayı, problem çözmeyi ve odaklanmayı zorlaştırabiliyor. Özellikle yüksek kaygı düzeyinin dikkat, öğrenme ve bellek süreçleriyle ters ilişkili olduğu biliniyor" ifadelerini kullandı.

#3
Foto - Sınav kaygısı deyip geçmeyin çocukları etkiliyor! Öğrenciler için zorlu ama bu tamamen hatalı bir davranış

"'Bak arkadaşın kaç net yaptı' yaklaşımı kaygıyı artırıyor" Ailelerin iyi niyetle yaptığı bazı davranışların çocuk üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkat çeken Güler, sürekli başarı vurgusu yapılmasının, çocukların kardeşleri veya arkadaşlarıyla kıyaslanmasının ve sınavın hayatın tek belirleyicisi gibi sunulmasının kaygıyı yükseltebildiğini söyledi. "'Bu sınav hayatını belirleyecek', 'bak arkadaşın kaç net yaptı' ya da 'bu kadar çalışıp kazanamazsan yazık olur' gibi ifadeler öğrencide yoğun baskı oluşturabiliyor" diyen Güler, ebeveynlerin süreç odaklı yaklaşmasının önemine vurgu yaparak, "Çocuğun yalnızca sonucuna değil, gösterdiği emeğe odaklanmak daha koruyucu olabilir. 'Verdiğin emeği görüyorum' ya da 'zorlandığını fark ediyorum' gibi cümleler öğrenciyi daha güvende hissettirebilir" diye konuştu.

#4
Foto - Sınav kaygısı deyip geçmeyin çocukları etkiliyor! Öğrenciler için zorlu ama bu tamamen hatalı bir davranış

"Akran kıyaslaması hatalı bir davranış" Özellikle ergenlik döneminde sosyal medyanın sınav kaygısını artırabildiğini belirten Güler, öğrencilerin sürekli başarı hikayeleriyle karşılaşmasının gerçekçi olmayan bir başarı algısı oluşturabildiğini ifade etti. Güler, "Gençler sosyal medyada yüksek netler, uzun çalışma saatleri ve kazanılan okulları gördükçe kendilerini yetersiz hissedebiliyor. Oysa çoğu kişi yalnızca başarılı olduğu kısmı paylaşıyor; zorlandığı anları paylaşmıyor" dedi. Akran kıyaslamasının da kaygıyı artırdığını söyleyen Güler, "Her öğrencinin öğrenme biçimi, dikkat süresi ve psikolojik dayanıklılığı farklıdır. Sürekli kıyaslama yapmak özgüveni zedeleyebilir ve öğrenciyi tükenmişlik hissine sürükleyebilir" diye konuştu. "Uyku ve beslenme düzeni önemli" Sınav döneminde öğrencilerin yaşam düzeninin tamamen ders çalışmaya göre şekillenmemesi gerektiğini belirten Güler; düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin kaygı yönetiminde önemli rol oynadığını söyledi. Özellikle düzensiz uykunun dikkat dağınıklığı ve stres toleransında azalma ile ilişkili olduğunu belirten Güler, yoğun kafein tüketiminin de kaygı belirtilerini artırabileceğini ifade etti. Kısa yürüyüşler, nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları ve gerçekçi hedefler belirlemenin kaygıyı azaltmada destekleyici yöntemler arasında yer aldığını belirten Güler, öğrencilerin sosyal yaşamdan tamamen kopmaması gerektiğini söyledi. Ne zaman profesyonel destek alınmalı? Psikolog İrem Güler, kaygının günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemeye başladığı durumlarda profesyonel desteğin önemli olduğunu vurguladı. Güler, "Okula gitmek istememe, yoğun kaçınma davranışları, sık fiziksel yakınmalar, uyku ve iştah sorunları, ağlama nöbetleri veya belirgin performans düşüşü varsa uzman desteği değerlendirilmelidir. Özellikle öğrencinin 'artık baş edemiyorum' ya da 'yardım almak istiyorum' gibi ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır" dedi. "Nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları, dikkat teknikleri uygulanabilir" Son olarak öğrencilerin sınav öncesi kaygılarını azaltmak için günlük yaşamlarında hangi yöntemleri uygulayabileceğine değinen Psikolog Güler, şu önerilerde bulundu: "Düzenli ve verimli çalışma alışkanlıkları geliştirmek, sınav hakkında yeterli bilgiye sahip olmak ve gerçekçi hedefler koymak kaygıyı azaltmada temel adımlar arasındadır. Nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları, dikkat odaklama teknikleri ve olumsuz düşünceleri fark edip alternatif düşünceler geliştirmek de kaygıyı azaltmada kullanılabilir. Bilişsel davranışçı yaklaşımda öğrencinin 'kesin başarısız olacağım' gibi otomatik düşüncelerini fark etmesi ve bunları daha gerçekçi düşüncelerle değerlendirmesi önemli görülmektedir. Sosyal yaşamı tamamen kısıtlamak yerine dengede tutmak da kaygıyı yönetmeye katkı sağlayabilir."

#5
Foto - Sınav kaygısı deyip geçmeyin çocukları etkiliyor! Öğrenciler için zorlu ama bu tamamen hatalı bir davranış

Çocuğunuza Hayatın Bir Sınavdan İbaret Olmadığını Nasıl Öğretebilirsiniz? Çocuğunuz okuldan veya kurstan döndüğünde rakamlardan önce onun gününün nasıl geçtiğine odaklanabilirsiniz. Net sayıları yerine gösterdiği sabrı, düzenli çalışmasını ve ders başında geçirdiği kaliteli zamanı takdir etmek ona değer katacaktır. Başarıyı sadece yüksek puanlara bağlamadığınızda, çocuk kendisini güvende hisseder ve öğrenme yolculuğundan haz almaya başlar. Her çocuğun hayal dünyası, yetenekleri ve ilgi duyduğu alanlar kendine has bir güzellik taşır. Geleceğe dair planlar yaparken onun heves ettiği, yapmaktan mutluluk duyduğu mesleklere öncelik verebilirsiniz. Çocuğunuzun benzersiz bir karaktere ve öğrenme hızına sahip olduğunu her an hatırlayabilirsiniz. Onu başkalarının başarı hikayeleriyle değil, sadece kendi dünkü bilgisi ve adımlarıyla kıyaslamak çok daha besleyicidir. Kendi gelişimine odaklanan bir çocuk, kendisini eksik hissetmek yerine her gün biraz daha ileriye gitmek için güç bulur. Sınav sürecini bir hayat mücadelesi gibi yansıtmak yerine, gelecekteki güzel kapıları açacak tatlı bir basamak olarak gösterebilirsiniz. Destekleyici, umut dolu ve yapıcı bir dil kullanmak çocuğun içsel motivasyonunu artırır. Geleceğin her zaman yeni ve güzel fırsatlarla dolu olduğuna inanan çocuklar sınava çok daha rahat girer. Çocuğunuz, sizin sevginizin ve gururunuzun sınav kağıdındaki sonuçlardan tamamen bağımsız olduğunu bilmeye ihtiyaç duyar. Sonuç ne olursa olsun evdeki huzurun ve ona olan inancınızın değişmeyeceğini hissettirmek en büyük destektir. Bu sarsılmaz güven duygusu, çocukların sınav kaygısını azaltan en etkili şefkat kaynağıdır. Verimli çalışmanın sırrı, zihni doğru zamanlarda dinlendirmekten geçer. Hafta sonlarında ders kitaplarından uzaklaşıp doğa yürüyüşleri yapmak, sevdiği hobilerle ilgilenmek veya beraber sinemaya gitmek çocuğa çok iyi gelecektir. Sosyal aktiviteler zihni tazeleyerek odaklanma becerisini ve ders çalışma isteğini yukarı taşır.

#6
Foto - Sınav kaygısı deyip geçmeyin çocukları etkiliyor! Öğrenciler için zorlu ama bu tamamen hatalı bir davranış

Çocuklar anne ve babalarının içsel sakinliğini ve hayata olan güvenini doğrudan hissederler. Ev ortamında sınav yerine günlük keyifli konulardan, sanattan veya spordan konuşmak ortamı hafifletir. Sizin sergileyeceğiniz soğukkanlı duruş, çocuğunuzun da sınav gününe kadar sakin ve dengede kalmasına yardımcı olur. Hayat yolculuğunda hedeflere ulaşmanın pek çok farklı, yaratıcı ve güzel yolu bulunur. Bu sınavın tek seçenek olmadığını bilmek çocuğun omuzlarındaki baskıyı büyük oranda azaltacaktır. Alternatif güzel yolları ve alternatif planları onunla neşeyle konuşarak geleceğe dair vizyonunu genişletebilirsiniz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23