Bu durum, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın teoriden “pratiğe” ne denli süratli bir şekilde geçiş yaptığını gösteriyor. Bunu mümkün kılan iki ayak var: Muharip bir ordu olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt dışı görev tecrübesi ve Türk savunma sanayiinin seri üretimdeki kendini kanıtlamış hava savunma ve elektronik harp portföyü. NATO’nun ikinci büyük ordusu olarak anılan Türk Silahlı Kuvvetleri, Somali’den Libya’ya, Katar’dan Suriye’ye, Azerbaycan’dan Kosova’ya uzanan geniş bir coğrafyada, farklı statü ve görevlerle bulunuyor. Bu görevlerin önemli bir bölümünde TSK, yalnızca piyade unsurlarıyla değil, Türk savunma sanayiinin ürettiği insansız hava araçları, hava savunma ve elektronik harp sistemleri gibi kompleks platformlarla da sahada yer alıyor. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri, 10’dan fazla ülkede 70 binden fazla personeliyle görev yapıyor.