27 YAŞINDAKİ EVLADIMI MORGDA, 25 YAŞINDAKİ EVLADIMI DA AMELİYATHANEDE BULDUM: Ateş açılmaya başlandığında hemen oğlunun aklına geldiğini dile getiren Ayanoğlu, "Aradığımda, ‘Efendim baba' dedi. Oğlum neredesiniz? dedim. ‘Baba biz gişelerin önündeyiz gişelerin altındayız, kardeşimde yanımda dedi. Oğlum ben insandan gelemiyorum, bari siz geri gelin beraber olalım, olur ya bir şey olur, birbirimize sahip çıkarız dedim. Tamam baba dedi. Tamam dedikten 8 dakika sonra bir kıyamet ateşi başladı ki hepimiz canımızın derdine düştük. Hepimiz asfaltlara yapıştık. Orada asfaltta kaç dakika yattığımı hala daha bilemiyorum 5 dakika desem de yalan, 10 dakika desem de yalan. Böyle bir şuur kaybı yaşadım zannediyorum. Böyle bir silkelendiğimi hatırlıyorum. Kendime geldiğimde bir arabanın bagaj tarafına geçtim de oradan oğluma telefon ettiğimde oğlumun telefonuna başkası baktı. Onur dedim, ‘Amca ben Onur değilim, telefonun sahibi vuruldu. Yere fırlattı telefonu, ben açtım.' dedi. Ben babasıyım, nerede oğlum dedim. ‘Amca onu polisler hastaneye götürdü ama nereye götürdüklerini bilmiyorum.' dedi. Telefonu kapattım, küçüğünü aradım. İki defa telefon kapanıncaya kadar çaldı, telefona bakmadı. Ondan sonra arkadaşlarına ulaştım. Amca Onur vurulmuş, Başkent Hastanesi'ne gitmiş, biz oraya gidiyoruz, sen de oraya gel. dediler. Başkent Hastanesi'ne vardığımda saat gece, sabahın 03:00'e çeyrek kalasında, bir oğlumu, 27 yaşındaki evladımı morgda, 25 yaşındaki evladımı da ameliyathanede buldum. Ne yapalım, "Vatan sağ olsun." dedik. O gece bu hainlerin sevinçlerini dünyada bu işin arkasında olan tüm ülkelerin sevinçlerini kursaklarında bıraktığımız için ben bir baba olarak, bir Türk vatandaşı olarak, bir Müslüman olarak ben son derece sevinçliyim" diye konuştu. 27 yaşındaki evladını kaybetmenin üzüntüsünün tarifini mümkün olmadığını aktaran Ayanoğlu, "Hüzün kadar gururu da var. Bu ülke için şehitlik makamı bizim inancımıza göre Peygamberlikten sonraki en yüce bir makam olduğuna inanmış bir milletiz. Evladımız cennete gitti. Bu ülke için, bu millet için 15 Temmuz gecesi bir can bir kan verdi. Onun için diyorum ki, bu işi bilenlere kanımız da canımız da helal hoş olsun. Bilmeyenlere de ne bu dünyada ne ahir alem de zinhar hakkımı helal etmiyorum. Hainler bitmez, bitmez derken de biz kabuğumuza çekilecek halimiz yok. Benim iki tane evladım var, bir de ben, kendi ailemden üç kişiyiz. 7/24 devletimin ve milletimin emrindeyim. Bir ‘Alo' denilmesi, bir ‘Sokağa çık' denilmesi yeterli. Bana bunu çok sordular. Bunlar bir daha yapmak isterler, öyle olur, böyle olur. Ben de o zaman şunu dedim, eğer cesaretleri varsa, mahallinde bedelini ödemeyi gözü alanlar varsa buyursunlar yapsınlar. O gece cebimizde bir tırnak çakısı bile yokken darbeye karşı darbe yaptı bu şerefli millet, bu aziz millet. Bundan sonra öyle darbe yapıyoruz bilmem ne, onlar fasa fiso. Bu saatten sonra öyle mahkeme, karakol, polis yok. Bedelini mahallinde ödemeyi gözü alanlar varsa buyursunlar çıksınlar. Hiç sıkıntı yok, hodri meydan!" şeklinde konuştu.