• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
5
Yeniakit Publisher
Salda’dan Beyşehir'e hepsi tehlikede! Göller birer birer küçülüyor
DHA Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Salda’dan Beyşehir'e hepsi tehlikede! Göller birer birer küçülüyor

Türkiye’nin en önemli su kaynaklarından olan göller hem iklim değişikliğinin hem de bilinçsiz su kullanımının baskısı altında. Uzmanlar, 'Artık tüm göller küçülme trendinde' diyerek alarm verdi.

#1
Foto - Salda’dan Beyşehir'e hepsi tehlikede! Göller birer birer küçülüyor

Türkiye’nin mavi hazineleri hızla yok oluyor. Salda’dan Beyşehir’e kadar uzanan göller zinciri, iklim değişikliği ve bilinçsiz su kullanımı nedeniyle alarm veriyor.

#2
Foto - Salda’dan Beyşehir'e hepsi tehlikede! Göller birer birer küçülüyor

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nden (MAKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Salda Gölü Bilim Merkezi Müdürü Prof. Dr. İskender Gülle, bölgedeki göllerin son durumuyla ilgili açıklama yaptı.

#3
Foto - Salda’dan Beyşehir'e hepsi tehlikede! Göller birer birer küçülüyor

Prof. Dr. Gülle, Burdur Gölü'nün durumunu gündemde sıcak tutmaya çalıştıklarını belirterek, "Gerçekten ülkemizdeki sıcak noktalardan biri. Sadece Burdur Gölü özelinde değil; baktığımız zaman Beyşehir Gölü, Eğirdir Gölü, Salda Gölü yine iklim krizinden etkilenmeye aday göller arasında. Tüm su kaynakları, ister yüzey suları ister yer altı suları olsun başta iklim değişikliği ve insanların yoğun kullanımından bir şekilde etkileniyorlar. Bu göllerin yaşatılması, sürdürülmesi sadece günümüzde bizler için değil, gelecek kuşaklar açısından da son derece önemli. Aslında çevredeki bozulmalar bir sinyaldir. Bu sinyali doğru okuyabilirsek, iklim değişikliği bağlamında gerekli önlemleri alabilirsek ne mutlu bize" diye konuştu.

#4
Foto - Salda’dan Beyşehir'e hepsi tehlikede! Göller birer birer küçülüyor

Göllerin durumunun kritik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İskender Gülle, "Belki göllerimizin tamamını kaybetmedik ama örneğin Burdur'da 1960'lı yıllarda 14 sulak alanın adı geçiyor. Bu açıdan baktığımızda, sulak alanların birçoğu sığ ve küçük sulak alanlardı. 2000'li yıllara kadar baktığımızda, buralar insan etkisi ve yoğun kullanımın etkisi tarım alanı açmak amaçlı kurutulmuş. 2000'li yıllardan sonra bilinçli kurutma olayı olmamakla beraber, dolaylı yoldan hem bizim yoğun su kullanımı alışkanlıklarımız hem de son yıllarda iyice hissettiğimiz özellikle bölgemizde 2018 yılından bu yana hissetmeye başladığımız iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle geride kalan göller de risk altında" dedi. Ölçüm rakamlarına bakıldığında Burdur Gölü'nün 50 yıl öncesine göre hacim ve alanının neredeyse yarısını kaybettiğini vurgulayan Prof. Dr. Gülle, şunları söyledi: "Biraz da bardağa dolu tarafından bakmak gerekirse, bu göller bence şu anda iyi konumdalar. Çünkü hem iklim değişikliği hem de yoğun su kullanımının baskısı nedeniyle bundan sonra bütün göller küçülme trendinde. Gölümüz küçüldü diye çok fazla üzülmeyelim, bundan ders çıkartalım. Ama 'Şu anda da bir gölümüz var' diye sevinelim fakat geleceğe yönelik önlemler alalım. Üzülmek de çok bir şey geri getirmiyor sevinmek de kurtarılması yönünde adım atmamıza engel değil. Göllerin geleceği ve kaderi biraz bizim elimizde, biraz da doğa şartlarının elinde."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Fırat Kalkanı

Yıkın barajları yok edin suni golleri doğal goller kurtulsun..Yoksa zaman geçtikçe doğal goller kuruyacak..

asim keskin

Papates/chip mafyasinin önüne gecilirse yeralti sularimiz iki yil icerisinde kendine gelir. Ülkenin heryerinde patates eken chip mafyasi.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23