YAŞAM BOYU ÖĞRENME NE İŞE YARAR? Esas olarak hafızayı etkileyen Alzheimer hastalığı ile ilgili olarak Zammit, bu tür faaliyetlere erken yaşlarda başlanmamış olsa bile başlamak için hiçbir zaman geç olmadığını vurguluyor. Özellikle orta yaş dönemi, beyin sağlığını korumak için önemli bir fırsat sunuyor. Bilim insanları müzik dinlemekten kuş gözlemine, beyin egzersizi oyunlarından sosyal aktivitelere kadar zihni zinde tutabilecek birçok yöntemi araştırıyor. Çoğu insan kariyerinde yaşadığı problemin nedenini yanlış yerde arıyorken uzmanlara göre fiziksel sağlık da beyin sağlığı için kritik öneme sahip. Bu nedenle düzenli egzersiz yapmak, kan basıncını kontrol altında tutmak, kaliteli uyku almak ve ileri yaşlarda gerekli aşıları yaptırmak da öneriliyor. Mayo Clinic’te Alzheimer uzmanı olan Dr. Ronald Petersen, demansı tamamen önleyecek sihirli bir formül olmadığını belirtiyor. Ancak yaşam tarzı değişikliklerinin bilişsel bozulma sürecini yavaşlatma potansiyeline sahip olduğunu ifade ediyor. Bilişsel rezerv yaşlanan beyni koruyabilir Zammit’in yaşam boyu öğrenme üzerine yaptığı çalışmaya 53 ile 100 yaş arasında yaklaşık 2.000 kişi katıldı. Araştırma başlangıcında katılımcıların hiçbirinde demans yoktu ve sekiz yıl boyunca takip edildiler. Araştırmacılar katılımcılara gençlik, orta yaş ve ileri yaş dönemlerinde yaptıkları eğitimsel ve zihinsel faaliyetler hakkında sorular sordu ve çeşitli nörolojik testler uyguladı. Hafıza kaybı (amnezi), beyin travmaları, felç, stres veya Alzheimer gibi hastalıklar nedeniyle ortaya çıakrek bu çalışma sonunda bazı katılımcılara Alzheimer teşhisi konuldu. Ancak araştırma sonuçlarına göre yaşamları boyunca daha fazla öğrenme faaliyeti gerçekleştiren kişilerde hastalık ortalama beş yıl daha geç ortaya çıktı. Ayrıca orta yaş ve sonrasında zihinsel olarak aktif kalan kişilerde bilişsel gerilemenin daha yavaş ilerlediği gözlemlendi. Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de otopsi sonuçları oldu. Çalışma sırasında hayatını kaybeden 948 katılımcının beyinlerinde Alzheimer belirtileri bulunsa bile, zihinsel olarak daha aktif yaşam sürenlerin hafıza ve düşünme becerilerinin daha iyi olduğu görüldü. Bilim insanları bu durumu “bilişsel rezerv” olarak adlandırıyor. Güçlü sinirsel bağlantılar sayesinde beyin, yaşlanma veya hastalık nedeniyle oluşan hasara karşı daha dirençli hale gelebiliyor. Beyni çalıştırmanın önemi üzerine yeni ipuçları Rush Üniversitesi araştırması doğrudan neden-sonuç ilişkisini kanıtlamasa da, bilişsel uyarım ile demans riski arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösteriyor. Örneğin bazı çalışmalar müzik aleti çalmanın beyin sağlığıyla bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor. Başka bir araştırma ise dikkat dağıtıcı unsurların bulunduğu ekranda görselleri tespit etmeye dayalı çevrimiçi bir programın, beyin işlem hızını geliştirebileceğini öne sürüyor. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından desteklenen başka bir çalışma ise dikkat ve tepki süresini geliştirmeye yönelik bilgisayar tabanlı egzersizlerin uzun vadeli etkilerini inceliyor. Banner Alzheimer Enstitüsü’nden Jessica Langbaum, beyin işlem hızının çoklu görev yapma veya araç kullanma gibi günlük aktiviteleri etkilediğini söylüyor. Bu nedenle yalnızca okumak yerine sosyal etkileşim içeren faaliyetleri de öneriyor. Örneğin bir kitap kulübüne katılmak, hem zihinsel hem sosyal uyarım sağlayabilir. Bunama riskini azaltmak için diğer adımlar Orta yaşta ortaya çıkan bazı kronik sağlık sorunları, ilerleyen yaşlarda Alzheimer ve diğer demans türlerinin riskini artırabiliyor. Örneğin yüksek tansiyon, kan damarlarına zarar vererek beyne giden kan akışını azaltabiliyor. Kontrol altına alınmayan diyabet ise beyinde zararlı iltihaplanmaya yol açabiliyor. Bu nedenle kalp sağlığı için önerilen yaşam tarzı alışkanlıkları beyin sağlığı için de önem taşıyor: Düzenli egzersiz yapmak Bol meyve ve sebze tüketmek. Obeziteden kaçınmak. Diyabet, yüksek tansiyon ve kolesterolü kontrol altında tutmak Uzmanların dikkat çektiği bir diğer adım ise zona aşısı. Bu aşı, yalnızca ağrılı döküntüyü önlemekle kalmıyor; bazı araştırmalar zona aşısı olan kişilerde bunama riskinin daha düşük olabileceğini de gösteriyor. Editör notu: Yaşam boyu öğrenme, doğumdan başlayıp tüm yaşam süresi boyunca devam eden bir süreçtir. Yaşam boyu öğrenme, bireyin okul çağıyla sınırlı kalmayıp, hayatı boyunca kişisel, toplumsal ve mesleki gelişimini sürdürmek amacıyla bilgi, beceri ve yeterliliklerini sürekli geliştirmesidir. Örgün eğitimin (okullar) yanı sıra, yaygın eğitim ve günlük yaşamdaki deneyimleri kapsayan dinamik ve gönüllü bir süreçtir.