Bu yaklaşım, Çin’in Asya ve deniz alanlarında daha geniş bir hava gücü rolü öngören stratejik vizyonuyla da örtüşüyor. Zaman çizelgesi 2012: FC-31 prototipinin ortaya çıkışı. 2021: Deniz konuşlu J-35 hattının ilk uçuşu. 2023: Kara konuşlu J-35A versiyonunun ilk kez görülmesi. 2024: Zhuhai Havacılık Fuarı kapsamında daha kapsamlı tanıtım ve sergileme. ABD’nin üstünlüğü: Güç ve tecrübe F-35 neden “sadece rekabet edilmesi zor” bir uçak olarak görülüyor? ABD, Lockheed Martin tarafından üretilen F-35’i, beşinci nesil savaş uçakları filosunun belkemiği ve modern hava gücünün temel taşı olarak konumlandırıyor. ABD yapımı uçak, simülasyonlar ve sınırlı operasyonel angajmanlarda üstünlüğünü ortaya koyarken, gelişmiş sensör sistemleri, yüksek gizlilik kapasitesi ve çok rollü kullanım kabiliyeti sayesinde güçlü bir itibara sahip oldu. ABD üstünlüğünün özü de tam olarak burada yatıyor: F-35, tek başına bir proje değil, bir ağın parçası. Uçak, yüksek operasyonel esneklik sağlayan üç farklı versiyonla üretiliyor: F-35A: Kara hava üsleri için. F-35B: Kısa kalkış ve dikey iniş kabiliyetiyle. F-35C: Uçak gemileri için. Bu çeşitlilik, F-35’in her seferinde uçağı baştan tasarlamaya gerek kalmadan, son derece geniş senaryolarda konuşlandırılabilmesini mümkün kılıyor. Gizlilik: Test edilmeden ölçülmesi zor bir kriter Radardan gizlenmede hangisi daha güçlü? Gizlilik, beşinci nesil savaş uçaklarının temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor, ancak bu özellik yalnızca “tasarım” meselesiyle sınırlı değil. F-35 özelinde askeri literatür, son derece hassas bir tasarım ile radar dalgalarını emebilen malzeme, termal ve elektronik izleri yönetebilen son derece hassas tasarım ve kaplamaların entegrasyonuna dikkat çekiyor. Bu birikim, uçağın performansının daha gerçekçi biçimde değerlendirilmesine imkan tanıyor. J-35A ise dahili silah bölmeleri ve radar izini azaltmayı hedefleyen bir tasarım anlayışını benimsemiş durumda. Ancak tartışma, şu iki kritik başlık etrafında devam ediyor: ABD’li rakibiyle kıyaslandığında, kamuoyuna yansıyan “operasyonel tecrübenin” sınırlı olması. Kapsamlı testler ve üzerinde uzlaşılan standartlar oluşmadan, gerçek gizlilik seviyesine ilişkin kesin bir yargıya varmanın güçlüğü. “Radar kesit alanı” nedir? Radar kesit alanı, radar sistemlerinin bir uçağı ne ölçüde “görebildiğini” ifade eden büyüklük olarak tanımlanıyor. Bu değer ne kadar düşük olursa, uçağın tespit edilmesi ya da takibinin yapılması o kadar zorlaşıyor. Ancak radar kesit alanının düşürülmesi yalnızca dış tasarımla bağlantılı değil, aynı zamanda kullanılan üretim malzemeleri, uygulamadaki hassasiyet ve elektronik yayılımların yönetimiyle de doğrudan ilişkili. Uzmanlar, gizliliğin sadece şekle dayanmadığını, ileri malzeme bilimi, üretimde yüksek hassasiyet ve elektronik sistemlerin entegrasyonu gibi unsurlara bağlı olduğunu vurguluyor. Bu alanların ise Çin tarafından halen geliştirilmekte olduğu ve ABD seviyesine ulaşma çabasının sürdüğü belirtiliyor. Motorlar ve menzil: Hız tek başına belirleyici değil J-35A için yapılan değerlendirmelerde, uçağın iki motorlu bir yapıya sahip olduğu belirtiliyor. Geliştirme sürecindeki bazı modellerde Çin menşeli ya da Rusya kaynaklı motor seçeneklerinin gündeme geldiğine dair tahminler de yer alıyor. Bazı analizlerde, J-35A’ya atfedilen azami hızın F-35’ten daha yüksek olabileceği ileri sürülüyor. Buna karşılık F-35, tek ancak yüksek itiş gücüne sahip F135 motoruna dayanıyor ve uçağın azami hızının yaklaşık Mach 1.6 seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Buradaki asıl fark, salt “Mach değeri”nden ziyade, görevin uzak mesafelerde ve yüksek verimlilikle yönetilebilmesiyle ilgili. Bu da yakıt ikmali, bakım altyapısı, veri akışı ve ağ merkezli harp kabiliyeti gibi unsurlardan oluşan bir destek sistemine dayanıyor. Bu çerçevede, bazı senaryolarda “menzil, hedef üzerinde kalış süresi ve üretilen bilginin niteliği”, hızdaki sınırlı bir artıştan çok daha kritik bir rol oynayabiliyor. Motorlar ve menzil: İki uçak arasında karşılaştırma J-35A savaş uçağı: WS-13 tipi Çin yapımı ya da Rus menşeli RD-93 motorlarından iki adetle donatılıyor. Azami hızı: Mach 1.8. Operasyonel menzilinin, ABD menşeli rakibine kıyasla daha sınırlı olduğu değerlendiriliyor. F-35 savaş uçağı: Pratt & Whitney üretimi, yüksek itiş gücüne sahip tek bir F135 motoru kullanıyor. Azami hızı: Yaklaşık Mach 1.6; yüksek irtifada yaklaşık 1.930 km/s (1.200 mil/s). Operasyonel menzili 2.220 kilometreye kadar ulaşıyor. Hızlı yakıt ikmali gereksinimi olmaksızın uzun menzilli görevler icra edebilme kapasitesine sahip. Silahlanma ve ateş gücü: Yük kapasitesi mi, hassasiyet ve entegrasyon mu? Bazı karşılaştırmalarda J-35A’nın, hava-hava füzeleri, hava-yer mühimmatları ve deniz harekatı bağlamında gemisavar silahlar da dahil olmak üzere geniş bir mühimmat yelpazesini taşıyabildiği belirtiliyor. F-35’in silahlanma konusundaki itibarı ise ilave bir unsura dayanıyor: silah ile sensör entegrasyonu. Buna göre mühimmatın değeri yalnızca türünden değil, uçağın “hedefi tespit etme, tehdidi izleme ve veriyi paylaşma kapasitesinden” kaynaklanıyor. Böylece ateşleme, daha kısa ve daha isabetli bir karar zincirinin parçası haline geliyor. J-35 savaş uçağı: 8 tona kadar silah taşıma kapasitesi. Hava-hava füzeleri. Gemisavar füzeler. Hassas güdümlü hava-yer mühimmatları. F-35 savaş uçağı: 8,16 tona kadar dahili silah taşıma kapasitesi. Uzun mesafelerden yüksek isabet oranı. Gelişmiş, hassas güdümlü silah sistemleri. Sensörlerle üstün düzeyde entegrasyon. Uzak mesafelerdeki tehditlerle etkili biçimde angajmana girme kabiliyeti. Radar ve elektronik sistemler Hava muharebesinden önce dijital savaş F-35, en az bir “savaş uçağı” olduğu kadar bir “sensör uçağı” olarak tanımlanıyor. Uçak, AESA radar, çevresel görüş sistemi ve bilgileri tek bir operasyonel tablo halinde pilota sunabilen veri birleştirme kabiliyetiyle öne çıkıyor. Buna karşılık, bazı değerlendirmelerde J-35A’nın da AESA radar ve kızılötesi takip sistemleri taşıdığı belirtiliyor. Ancak belirleyici soru şu noktada düğümleniyor: Çin, veri entegrasyonu ve ağ merkezli harp kapasitesi açısından, ABD ve müttefikleriyle kıyaslanabilecek düzeyde ne kadar ilerleme kaydetti? Hazırlık ve operasyonel tecrübe: F-35 avantajlı durumda. Versiyon çeşitliliği ve farklı ortamlarda kullanım (kara/deniz): F-35 üç farklı versiyona sahipken, Çin deniz ve kara olmak üzere iki hat üzerinden ilerliyor. Gizlilik: Test ve operasyonel kullanım birikimi sayesinde ABD üstünlüğü öne çıkıyor. Çin projesi ise zamana ve deneyim birikimine ihtiyaç duyuyor. Hız: Bazı tahminler J-35A’ya sayısal bir üstünlük atfetse de, belirleyici unsur yalnızca hız değil. “Sistem” meselesi: En kritik nokta. çünkü rekabet, yalnızca bir uçağın diğerine karşı üstünlüğünden ibaret değil. J-35A ile F-35, hava üstünlüğüne yönelik iki farklı yaklaşımı somutlaştırıyor. F-35, gizlilik, ağ merkezli entegrasyon, operasyonel tecrübe ve ittifaklar içinde yaygın konuşlanma üzerine inşa edildi. J-35A ise uzun vadede daha düşük üretim maliyeti ihtimaliyle aradaki farkı kapatma yönünde bir Çin girişimi olarak öne çıkıyor. (fokusplus)