" Sonraki döneme ilişkin bakış açımızı bu süreç içerisinde bir şekilde ortaya koyduk. Birincisi sağlık alanı. Türkiye, çok güçlü bir sağlık sistemine sahip olmasının, sağlık teknolojilerinde ciddi bir şekilde hemen kendi ventilatörümüzü üretecek bir güce sahip olmamızın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Bu alandaki gücümüz ilk andan itibaren bütün dünya tarafından hissedildi. İkinci alan yeni normal. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' diyoruz ya insani sadece fiziken yaşatmak değil, insanların kimseye muhtaç olmayacak kadar ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir şekilde hayatını devam ettirebilmesi. Onun için de ilk andan itibaren çok güçlü bir şekilde ekonomik tedbirleri alıyoruz, almaya devam edeceğiz. Fabrikaların, esnaf ve sanatkarımızın, insanlarımızın çarklarının dönmesini temin edecek bir yapı içerisindeyiz. Bundan sonraki gündemimiz bu olacaktır. Bir başka önemli alan da toplumsal psikolojinin diri tutulması. Bu 3 alana başından beri çok dikkat ediyoruz. Bu normalleşme yani pazartesiden itibaren berberlerin, AVM'lerin ve bazı yerlerin açılması, Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği normalleşme takviminin işlemesiyle birlikte bu alanların hepsi çok önemli olacak. Bundan sonra Türkiye siyasetinin en belirgin unsurlarından birisi de dünyada yeni, adil bir küresel sistemin kurulması için öncülük yapmak ve sözcülük etmektir. 'Dünya beşten büyüktür.' diyorduk ya işte onun uygulaması. Küresel finansal ve küresel siyasal bir mimariye ihtiyaç var. Türkiye bu konuda hakkaniyete, adalete dayalı bir dünya sisteminin kurulması için öncülük edecek."