Analizinde Türkiye’ye de özel bir parantez açan Uslu, bölgesel ve küresel gelişmelerin hız kazandığı bu dönemde, Türkiye içinde bazı çevrelerin İran’daki olayları kışkırtıcı bir dil üzerinden gündeme taşımasını dikkat çekici buldu. Gazze, Doğu Türkistan ve deprem gibi konularda sessiz kalan bazı sanatçı ve yapıların İran merkezli söylemlerle öne çıkmasının, benzer senaryoların Türkiye için de planlanabileceğine işaret ettiğini savundu. Dış fonlarla hareket eden STK’ların, düşünce kuruluşları, sanatçılar ve siyasi yapılar üzerinden toplumun provoke edilme ihtimaline karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Uslu, “Türkiye İran’da ve bölgesinde yaşanan krizleri takip ve analiz etmektedir. Ülke içerisinde bulunan ve iç karışıklık çıkarma potansiyeli taşıyan uyuyan hücreler, fonlanan cemaatler, STK’lar, düşünce kuruluşları, sanatçılar, siyasiler ve partiler olası kriz anlarını beklemektedirler. Türkiye, etrafı ateş çemberi ile çevrilmiş kritik bir dönemden geçmektedir. Ülke içinde siyasilerin ve toplumun karşılıklı güzel adımları birlik ve beraberlik adıma elzemdir. Ancak Türkiye’de belirtmiş olduğum kesimler dikkatle takip edilmeli, potansiyel eylemlerin önü alınmalıdır” ifadelerini kullandı.