Mehmet Görmez'den flaş Azerbaycan çıkışı: Bu nasıl izah edilebilir
Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Görmez, Azerbaycan'daki başörtü yasağına tepki göstererek Bakü yönetimine yanlıştan dönülmesi konusunda çağrı yaptı.
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Görmez, Azerbaycan'daki başörtü yasağına tepki göstererek Bakü yönetimine yanlıştan dönülmesi konusunda çağrı yaptı.
Mehmet Görmez, Azerbaycan'da yaşanan son hadiseler konusunda uyarıda bulunmanın bir görev olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
Azerbaycan kardeşimizdir. Kardeşler birbirlerinin sevincini de acısını da paylaşırlar. İslam’ın kardeşlik anlayışı ise bize bunun ötesinde iki yönlü bir sorumluluk yükler: Kardeşimiz zulme uğradığında yanında durmak, zulmettiğinde ise onu zulmünden vazgeçirmeye çalışmak. Hazin bir tecelli olarak Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin okullara alınmaması ve eğitim haklarından mahrum bırakılması, kardeşlik hukukunun bu iki sorumluluğunu da bugün bize hatırlatmaktadır.
Hâlisane duygularla kaleme aldığımız bu sözlerin, kardeşliğin bize yüklediği sorumluluğun bir gereği olarak okunmasını temenni ediyoruz. Türkiye bir 28 Şubat tecrübesi, hatta kâbusu yaşadı. Gencecik kızlarımızı hedef alan uygulamalarla başlayan baskıların zamanla bütün bir toplum üzerinde nasıl ağır yaralar açtığına hep birlikte şahit olduk. Aradan yaklaşık otuz yıl geçmesine rağmen millet olarak o dönemin bıraktığı travmayı bütünüyle geride bırakabilmiş değiliz.
Nerede ve ne zaman olursa olsun, hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın, hangi siyasi hesapla yapılırsa yapılsın, insanların inanç ve ibadet özgürlüğünü baskı altına almak, dinî şiar ve sembolleri devlet takibatının konusu hâline getirmek hiç kimseye hayır getirmemiştir. Bu tür uygulamalar devletleri güçlendirmemiş, iktidarları yüceltmemiş, aksine milletlerin hafızasında derin yaralar bırakmıştır.
Çocukları inançları ile eğitimleri arasında tercihe zorlamanın ne adaletle ne vicdanla ne de insan haysiyetiyle bağdaşır bir tarafı vardır. Bizler samimiyetle “iki devlet, bir millet” diyoruz. Bu şiar, yalnızca ortak tarihimizin ve kardeşliğimizin ifadesi değil, aynı zamanda birbirimizin tecrübelerinden ders çıkarma sorumluluğunun da ifadesidir.
Karabağ Zaferi, Azerbaycan halkının fedakârlığını, diriliş iradesini ve sahip olduğu manevi gücü bütün dünyaya göstermiştir. Karabağ’da ve başka cephelerde şehit düşenler, hayatlarını yalnızca bir toprak parçası uğruna feda etmediler. Onlar, ecdatlarından miras kalan değerleri korumak ve gelecek nesillere onurlu bir istikbal bırakmak için şehit oldular. Öyleyse bir millete güç veren manevi değerlerin, o milletin günlük hayatında yasakların konusu hâline getirilmesi nasıl izah edilebilir?
Bir kez daha hatırlatmak isteriz: Devletler ve iktidarlar insanların inançlarına engeller koyarak büyümez. Büyük devlet, milletinin haklarını, hürriyetini ve haysiyetini adaletle koruyan devlettir. Bir milletin evlatlarını inançları sebebiyle eğitimden mahrum bırakmak, o milletin geleceğinden eksiltmektir. Kız çocuklarımızı eğitimleri ile inançları arasında tercihe zorlayan bu vahim uygulamadan bir an önce dönülmesi, insan haklarına ve inanç hürriyetine saygı duyan herkesin talebi, kardeş Azerbaycan’ın iyiliğini isteyen bütün Müslümanların beklentisi ve nihayet bütün kız babalarının gönülden ricasıdır. Tüm Azerbaycan halkına selam, sevgi ve saygıyla...
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23