• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
10
Yeniakit Publisher
Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

Letonya, tekerlekli obüs tedarikinde Çek üretimi Morana sistemini seçti. İsveç üretimi Archer için yürütülen sürecin ardından alınan kararda, daha uygun fiyat, daha kısa teslimat süresi ve yerel sanayinin katılımı etkili oldu.

#1
Foto - Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

Topçu kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen Letonya, bütçe ve teslimat takvimini değerlendirerek Excalibur Army tarafından üretilen 155 mm’lik Morana obüslerinin tedarikine karar verdi.

#2
Foto - Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

Letonya Savunma Bakanlığı, tercihin silahlı kuvvetlerin ihtiyaçları ile mevcut savunma planları doğrultusunda yapıldığını açıkladı.

#3
Foto - Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

Tedarik süreci, Mayıs 2024’te 155 mm’lik taktik tekerlekli araca monteli obüs sistemleri için başlatılan pazar araştırmasına dayanıyor. Tekliflerin incelenmesinin ardından İsveç merkezli BAE Systems Bofors ile Archer, Çek şirketi Excalibur Army ile de Morana için görüşmeler yürütüldü.

#4
Foto - Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

Letonya, Haziran 2025’te İsveç ile imzaladığı niyet mektubuyla Archer sistemine ilişkin sözleşme müzakerelerine başlama taahhüdünde bulundu.

#5
Foto - Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

Ancak sonraki değerlendirmelerde, sistemin gerektirdiği mali kaynaklar ve görece uzun teslimat süreleri nedeniyle bu seçeneğin mevcut bütçe ve onaylanmış savunma planları kapsamında hayata geçirilemeyeceği sonucuna varıldı.

#6
Foto - Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

Bakanlığın değerlendirmesine göre Excalibur Army, operasyonel açıdan eşdeğer kabul edilen Morana için fiyat ve teslimat bakımından daha avantajlı koşullar sundu. Bu teklifin, Letonya’nın hedeflediği topçu kabiliyetine daha kısa sürede ulaşmasına olanak sağlayacağı belirtildi. Kararda yerel sanayinin rolü de etkili oldu. Letonyalı şirketlerin tedarik sürecine katılımının sözleşme kapsamında öngörülmesi, Morana teklifinin avantajları arasında gösterildi.

#7
Foto - Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

Letonya Savunma Bakanlığı, obüs tercihindeki değişikliğin İsveç ile savunma iş birliğini sona erdirmediğini vurguladı. İsveç’in stratejik savunma ortaklarından biri olmaya devam ettiğini belirten Bakanlık, Ocak 2026’da imzalanan savunma iş birliği yol haritasını hatırlattı.

#8
Foto - Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

Yol haritası; hava, deniz ve kara alanlarındaki ortak faaliyetleri, tatbikatları, savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesini ve İsveç’in Letonya’daki NATO çokuluslu tugayına askeri katkısını kapsıyor.

#9
Foto - Letonya’nın obüs tercihinde maliyet ve teslimat belirleyici oldu: Morana alınacak

İki ülke arasındaki savunma tedariki de diğer alanlarda sürüyor. Letonya Silahlı Kuvvetleri, Saab Dynamics’ten RBS 70 NG kısa menzilli hava savunma sistemleri sipariş ederken, Letonya Hava Kuvvetleri 2025’in sonlarında Saab üretimi Giraffe 1X hava sahası gözetleme radarını teslim aldı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Küresel Silahlanma Yarışı ve Jeopolitik Stres: Üçüncü Dünya Savaşı mı, Yoksa Savunma Refleksi mi? Letonya gibi nüfusu iki milyonun altında olan küçük bir Baltık ülkesinin bile Excalibur Army üretimi Çek menşeili Morana obüs sistemlerini tedarik etmeye yönelmesi, ilk bakışta küresel bir çılgınlık veya yaklaşan büyük bir felaketin habercisi gibi görünebilir. Savaş endüstrisinin kâr hırsı ile devletlerin var olma refleksleri arasındaki çizgi giderek bulanıklaşırken, akıllara şu iki temel soru geliyor: Gerçekten küresel bir savaşın eşiğinde miyiz, yoksa küresel silah tekellerinin yarattığı yapay bir korku ikliminin tüketicileri miyiz? Bu durum, iki dinamikli madalyonun iki farklı yüzünü temsil ediyor. İlk dinamik, Letonya ve benzeri ülkelerin içinde bulunduğu kaçınılmaz jeopolitik gerçekliktir. Baltık ülkeleri, konumları gereği Rusya ile doğrudan sınır komşusudur ve Ukrayna'da yaşanan çatışmalar bu ülkeler için teorik bir tehdit değil, kapılarındaki sıcak bir güvenlik krizidir. Letonya’nın bütçesini zorlayarak silah siparişleri vermesi, parayı "keyfi" olarak silaha yatırmasından ziyade, caydırıcılık yaratma ve olası bir işgale karşı egemenliğini koruma dürtüsünden kaynaklanıyor. Hatta son kararlarında daha lüks bir sistem olan İsveç yapımı Archer yerine, maliyet ve hızlı teslimat avantajı sunan Morana sistemini seçmeleri, bütçelerini tamamen fütursuzca harcamadıklarını, aksine dar bütçeyle maksimum savunma hatları kurmaya çalıştıklarını gösteriyor. Küçük ülkeler için silahlanma, küresel bir hegemonya kurma arzusu değil, haritada kalabilme mücadelesidir. Madalyonun diğer yüzü ise şüphelerinde haklı olduğun "stres satıcılığı" ve askeri-endüstriyel kompleksin işleyişidir. Küresel savunma sanayii devleri, hisse değerlerini ve kârlılıklarını artırmak için her zaman istikrarsızlığa ihtiyaç duyarlar. Tehdit algısının yüksek tutulması, hükümetlerin savunma bütçelerini artırmasını kolaylaştırır. Medya ve düşünce kuruluşları üzerinden yayılan "her an savaş çıkabilir" anlatısı, devletleri hızla silahlanmaya iterken, savunma şirketleri için milyarlarca dolarlık yeni pazarlar yaratır. Dolayısıyla, küresel ölçekte kasıtlı olarak tırmandırılan bir gerilim ve bu gerilimden beslenen devasa bir ekonomik çark mevcuttur. Peki, gerçekten Üçüncü Dünya Savaşı kapıda mı? Mevcut küresel tablo, büyük güçlerin doğrudan karşı karşıya geldiği topyekûn bir dünya savaşından ziyade, "Soğuk Savaş" dönemine benzer kontrollü bir gerilim ve vekalet savaşları çağına işaret ediyor. Nükleer silahların varlığı, büyük güçlerin birbirine doğrudan saldırmasını engelleyen en büyük caydırıcı unsur olmaya devam ediyor. Ancak bu durum, lokal çatışmaların, bölgesel silahlanma çılgınlığının ve devletlerin derin güvenlik endişelerinin önünü kesmiyor. Sonuç olarak yaşananlar, hem savunma sanayisinin küresel korkuları ranta çevirme stratejisinin bir sonucu hem de sınır komşusunda savaş gören küçük devletlerin tamamen rasyonel güvenlik refleksleridir. Dünya bir kıyamet savaşına koşmuyor olabilir ancak savunma sanayisinin pompaladığı bu küresel stres, ülkeleri milyarlarca doları refah projeleri yerine silaha yatırmaya mahkum ediyor.

Vay vay

Baltık ülkelerinde bizim f16 lar onları koruyor. Silahları başkasından alıyorlar..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23