• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
6
Yeniakit Publisher
Kahve ile ilgili yeni bir araştırma daha ortaya çıktı: Stresi azaltıp beyni rahatlatıyor

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Giriş Tarihi:

Kahve ile ilgili yeni bir araştırma daha ortaya çıktı: Stresi azaltıp beyni rahatlatıyor

Yeni bir araştırma, kahve içmeden sadece kokusunu 5 dakika solumanın stresi azalttığını ve beyin dalgalarını rahatlattığını gösterdi. Yıllar süren takip, karaciğer MR'ları ve kan protein analizleri kahvenin karaciğer sağlığına etki ettiğini gösterdi.

#1
Foto - Kahve ile ilgili yeni bir araştırma daha ortaya çıktı: Stresi azaltıp beyni rahatlatıyor

Geçmişte kahvenin sağlığa faydaları üzerine pek çok şey söylendi ancak Temmuz 2026’da tıp literatürüne giren yeni bir araştırma yayımlandı. Araştırmada, Birleşik Krallık'taki UK Biobank verileri kullanıldı. Başlangıçta siroz veya karaciğer kanseri bulunmayan 354.957 kişi değerlendirmeye alındı ve katılımcılar yaklaşık 13 yıl boyunca takip edildi. Bu çalışmayı diğerlerinden ayıran en büyük özellik ise sadece anketlere bağlı kalınmamasıydı. Çalışmanın bir bölümünde 28.961 kişinin karaciğer MR görüntüleri, başka bir bölümünde ise 44.633 kişinin kanındaki proteinler incelendi. Böylece kahve tüketimi ile karaciğer sağlığı arasındaki ilişki farklı biyolojik göstergeler üzerinden de araştırıldı.

#2
Foto - Kahve ile ilgili yeni bir araştırma daha ortaya çıktı: Stresi azaltıp beyni rahatlatıyor

Elde edilen sonuçlar, kahve tüketimi yüksek olan kişilerde bazı ciddi karaciğer hastalıklarının daha az görüldüğünü ortaya koydu. Araştırmaya göre, günde 5 fincan veya daha fazla kahve tüketenlerde, hiç kahve içmeyenlere kıyasla: siroz riski yüzde 32, hepatosellüler karsinom olarak bilinen karaciğer kanseri türünün riski yüzde 47, karaciğer hastalığına bağlı ölüm riski ise yüzde 42 daha düşük bulundu. Araştırmada daha düşük miktarlarda kahve tüketenlerde de benzer yönde ilişkiler görüldü. Yani sonuçlar yalnızca yüksek miktarda kahve tüketen grupla sınırlı kalmadı.

#3
Foto - Kahve ile ilgili yeni bir araştırma daha ortaya çıktı: Stresi azaltıp beyni rahatlatıyor

MR Sonuçları Karaciğerdeki Değişimi Gösterdi Kahve tüketimi ile karaciğer sağlığı arasındaki ilişkinin en dikkat çekici bölümlerinden biri MR sonuçları oldu. Daha fazla kahve tüketen kişilerin karaciğerlerinde daha düşük yağlanma, daha düşük demir birikimi ve doku hasarıyla (fibroinflamasyon) ilişkili daha düşük cT1 değerleri görüldü. Dahası, katılımcıların kanındaki protein yapıları (proteomik analiz) incelendiğinde; kahve içenlerin kanında iltihaplanmayı ve yara izini tetikleyen kötü proteinlerin çok daha düşük seviyede olduğu, aksine karaciğerin sağlıklı çalıştığını gösteren faydalı proteinlerin yükseldiği belirlendi. Peki, kahvemizi nasıl içmeliyiz? Araştırmadan çıkan en sevindirici sonuçlardan biri, koruyucu etkinin hem kafeinli hem de kafeinsiz kahvede neredeyse aynı olması. Yani çarpıntı yaptığı için kafein tüketemeyenler de kafeinsiz kahve içerek karaciğerlerini koruyabilirler.

#4
Foto - Kahve ile ilgili yeni bir araştırma daha ortaya çıktı: Stresi azaltıp beyni rahatlatıyor

Kahveye şeker veya yapay tatlandırıcı ekleyenlerde de bu koruyucu etkinin devam ettiği görüldü. Ancak burada bir uyarı var: Araştırmadaki MR taramaları, kahvesine tatlandırıcı veya şeker katan kişilerin karaciğerlerinde –fayda görseler bile– ufak çaplı bir iltihaplanma ibaresi (yüksek T1 değeri) olduğunu gösterdi. Uzmanların Kararı: 'Sade' Her Zaman Kazandırır Araştırmanın genel sonucuna göre, karaciğer sağlığımızı korumak için pahalı detokslara veya karmaşık diyetlere ihtiyacımız yok. Düzenli olarak tüketilen şekersiz, sütsüz, sade bir kahve, karaciğer yağlanması ve daha ciddi karaciğer hastalıklarını önlemede tıp dünyasının onayladığı en basit, en ucuz ve en etkili stratejilerden biri. Üstelik günde 5 fincan içmelisiniz de demiyor araştırma. Hatta çalışma, 2-3 fincanlık orta düzey tüketimin de grafikte kademeli olarak (fincan sayısı arttıkça fayda artacak şekilde) güçlü bir koruma sağladığını öngörüyor. Diğer araştırmalar nediyor? Japonya'da yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, vücuda henüz tek bir damla kafein girmese dahi yalnızca taze demlenmiş kahve kokusunu solumanın dakikalar içinde olumsuz duyguları hafiflettiğini ve beyinde gevşeme dalgalarını tetiklediğini ortaya koydu. Showa Eczacılık Üniversitesi'nden bilim insanlarının çalışmasında, 20 ila 29 yaş arasındaki gönüllülerin kahve içmeden sadece ortamdaki kahve aromasına maruz kaldıkları anlardaki beyin aktivitesi, kalp ritmi ve psikolojik durumları izlendi. ‘Olumsuz duyguları bastırıyor’ Analizlerde, taze kahve kokusu eşliğinde geçirilen beş dakikanın ardından katılımcıların kaygı, yorgunluk, kafa karışıklığı ve moral bozukluğu puanlarında belirgin bir düşüş saptandı. Araştırmacılar, aromanın kişide ani bir enerji patlaması yaratmaktan ziyade, biriken negatif ruh halini ve stres seviyesini hızla aşağı çektiğini belirledi. ‘Beyin dalgalarında rahatlama saptandı’ Taşınabilir cihazlarla yapılan ölçümlerde, kahve kokusunun beyin dalgalarındaki rahatlama endeksini yukarı taşıdığı; buna karşın katılımcıların kalp atış hızında veya nabız değişkenliğinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı tespit edildi. Uzmanlar, bu tablonun fiziksel bir kafein uyarımından çok, koku duyusunun hafıza ve duygu merkezleriyle kurduğu güçlü bağdan kaynaklanabileceğini vurguladı. Kahve kokusunun zihinde dinlenme, sabah rutini ve mola hissi gibi olumlu çağrışımları tetikleyerek psikolojik bir rahatlama sağladığı kaydedildi. inlandiya'da 2 bin 264 kişinin verilerini inceleyen bilim insanları, düzenli kahve tüketimi ile vücuttaki yağ ve kas dağılımı arasında dikkat çekici bir ilişki belirledi. European Journal of Nutrition dergisinde yayımlanan çalışma, Kuzey Finlandiya 1966 Doğum Kohortu'nda yer alan 46 yaşındaki katılımcıların verilerine dayanıyor. Araştırmacılar kahve tüketimini yalnızca kilo üzerinden değerlendirmedi; toplam vücut yağı, karın bölgesindeki viseral yağ, iskelet kası kütlesi ve çeşitli metabolik göstergeleri de karşılaştırdı. Sonuçların en ilginç kısmı ise tartıda değil, vücut kompozisyonunda ortaya çıktı. Daha fazla kahve içenlerde yağ oranı daha düşük çıktı Araştırmaya katılan 2 bin 264 kişinin 2 bin 194'ü kahve tüketiyordu. Kahve içenler günlük tüketimlerine göre 1-2 fincan, 3-4 fincan ve 5 fincan veya üzeri olmak üzere gruplara ayrıldı. Daha yüksek miktarda kahve tüketen gruplarda toplam vücut yağ oranı ve yağ kütlesi daha düşük bulundu. Karın içindeki organların çevresinde biriken yağ dokusunu ifade eden viseral yağ alanı da daha düşüktü. Buna karşılık iskelet kası kütlesi daha yüksekti. Fakat burada önemli bir ayrıntı var: Araştırma, 'kahve içmek yağları azaltır' sonucuna ulaşmıyor. Çalışmada iki durum arasında bir ilişki saptanıyor; bu ilişkinin doğrudan kahveden kaynaklandığını gösterebilmek için farklı tasarımdaki araştırmalara ihtiyaç var. Çalışmayı ilginç kılan noktalardan biri, grupların vücut kitle indekslerinin (BMI) birbirine yakın olması. Başka bir ifadeyle tartıda veya klasik BMI hesabında birbirine yakın görünen kişilerin vücut kompozisyonlarında farklılıklar vardı. Daha fazla kahve tüketen gruplarda yağ oranı daha düşükken iskelet kası kütlesi daha yüksek ölçüldü. Bu sonuç aynı kiloda ya da benzer BMI değerinde olmanın, vücuttaki kas ve yağ dağılımının da aynı olduğu anlamına gelmediğini gösteren güzel bir örnek oluşturuyor. Araştırmada sadece kas ve yağ oranına bakılmadı Bilim insanları katılımcıların kanındaki metabolik göstergeleri de değerlendirdi.

#5
Foto - Kahve ile ilgili yeni bir araştırma daha ortaya çıktı: Stresi azaltıp beyni rahatlatıyor

Daha yüksek kahve tüketimi, hem kadınlarda hem erkeklerde kandaki dallı zincirli aminoasitlerin (BCAA) daha düşük seviyeleriyle ilişkili bulundu. Araştırmacılar ayrıca erkeklerde kahve tüketimi arttıkça glikoz ve insülinle ilgili bazı göstergelerde farklılıklar saptadı. Çalışmanın bir başka ayağında ise kahve tüketimi ile bazı cinsiyet hormonları arasındaki ilişkiler incelendi. Erkeklerde daha yüksek kahve tüketimi toplam testosteron, düzeyleriyle pozitif ilişki gösterirken, kadınlarda hormonal ilişkiler daha sınırlı kaldı. Ancak bu sonuçlar da kahvenin hormon seviyelerini değiştirdiğinin kanıtı olarak yorumlanmamalı. Araştırmanın söylemediği şey tam olarak bu. Çalışma kesitsel ve gözlemsel olarak tasarlandı. Araştırmacılar insanların mevcut kahve alışkanlıklarıyla ölçülen vücut kompozisyonlarını karşılaştırdı. Katılımcılara belirli miktarlarda kahve verilip zaman içerisindeki değişimleri takip eden kontrollü bir deney yapılmadı. Bu nedenle sonuçlardan yola çıkarak 'günde beş fincan kahve içmek kas kütlesini artırır' ya da 'kahve vücut yağını azaltır' demek mümkün değil. Üstelik kahve tüketimi yüksek ve düşük olan gruplar arasında yaşam tarzı açısından da farklılıklar vardı. Örneğin yüksek kahve tüketen grupta sigara kullananların oranı daha yüksekti; eğitim düzeyi dağılımı da gruplar arasında değişiyordu. Araştırmacılar analizlerinde BMI, fiziksel aktivite, sigara tüketimi ve eğitim gibi faktörleri hesaba kattı ancak gözlemsel çalışmalarda ölçülmeyen başka etkenlerin sonucu etkileme ihtimali tamamen ortadan kaldırılamıyor. Kahvenin türü ve içine ne koyduğumuz da önemli Araştırma kahve tüketimini fincan sayısı üzerinden değerlendiriyor. Bu nedenle sonuçları şuruplu, kremalı veya yüksek miktarda şeker içeren kahve içeceklerine doğrudan uyarlamak doğru olmaz. Ayrıca çalışmanın yapıldığı Finlandiya kahve tüketiminin oldukça yaygın olduğu bir ülke. Araştırmanın yazarları da sonuçların neden-sonuç ilişkisini ortaya koymadığını ve bulguların doğrulanması için uzun dönemli ve müdahaleli çalışmalara ihtiyaç olduğunu özellikle belirtiyor. Kahve araştırmalarına yeni bir soru eklendi Yeni çalışma kahvenin zayıflattığını veya kas yaptığını göstermiyor. Buna karşılık aynı BMI değerlerine sahip kişiler arasında kahve tüketimine göre vücut yağının ve kas kütlesinin farklılaşması, araştırmacıların üzerinde durduğu yeni bir bağlantı sunuyor. Şimdilik eldeki sonuç şu: Daha fazla kahve tüketen kişilerde daha düşük toplam ve viseral yağ ile daha yüksek iskelet kası kütlesi görüldü. Bunun kahvenin doğrudan etkisi olup olmadığını söylemek içinse henüz erken.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23