Guardian, Trump konusunda tüm dünyayı uyardı!
İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesi, Donald Trump'ın narsisizminin küresel toplumun en büyük düşmanı olduğunu belirterek, onu "kitle imha silahından daha tehlikeli" bir unsur olarak nitelendirdi.
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesi, Donald Trump'ın narsisizminin küresel toplumun en büyük düşmanı olduğunu belirterek, onu "kitle imha silahından daha tehlikeli" bir unsur olarak nitelendirdi.
Guardian yazarı ve analisti Simon Tisdall, dünyadaki en büyük tehlikenin yalnızca düşmanların gücü ya da çatışmaların niteliği olmadığını, asıl sorunun krizleri yönetmeye yönelik net bir stratejinin bulunmaması olduğunu yazdı. Gazeteye göre Trump'ın narsisizmi küresel düzeydeki ilk tehdidi oluşturuyor. Tisdall, "Bu narsisizm mevcut savaşın kontrol edilemez şekilde tırmanmasına yol açtı. Trump hareket eden bir kitle imha silahıdır." ifadelerini kullandı.
Trump'ın İran krizindeki en tehlikeli aktöre dönüştüğünü belirten Tisdall, ABD Başkanı'nın çatışmayı yönetme biçiminin hem ABD'yi hem de dünyayı çıkılması zor siyasi, ekonomik ve askeri bir çıkmaza sürüklediğini söyledi. Yazar, İran'a karşı yürütülen savaşı stratejik perspektiften yoksun, aceleyle alınmış kararların sonucu olarak değerlendirirken, gerilimin sürmesinin küresel sonuçlar doğuracak uzun süreli ve kapsamlı bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Tisdall, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının Washington'un beklentisinin aksine İran yönetimini zayıflatmayacağını, aksine ülke içinde iktidarın konumunu güçlendirebileceğini ve kamuoyunun seferber edilmesi ile güvenlik politikalarının meşrulaştırılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti. Guardian, Trump ile Savunma Bakanı Pete Hegseth'in İran savaşında "büyük zafer" elde edildiğine ilişkin açıklamalarını da eleştirerek, ABD'nin temel hedeflerine ulaşamadığını, buna karşın savaşın insani, ekonomik ve siyasi maliyetlerinin giderek arttığını yazdı.
Tisdall'a göre ABD açısından şu aşamada en gerçekçi hedef, uluslararası deniz taşımacılığı için Hürmüz Boğazı'nın kontrol altına alınması veya yeniden açılması. Yazıda, İran'ın nükleer programını ortadan kaldırma, Tahran'ın bölgesel müttefiklerini zayıflatma ya da İran'da yönetim değişikliği sağlama gibi ilk hedeflerin ise artık her zamankinden daha zor olduğu belirtildi.
"Yıpratma savaşına saplanma riski" Makalede Trump'ın uzun süreli bir yıpratma savaşına sürüklenme ihtimaliyle karşı karşıya olduğu belirtilirken, krizlerin uzamasında Trump'ın kişiliği ve karar alma tarzının belirleyici olduğu ifade edildi. Trump'ın kararlarının uzun vadeli stratejik hesaplardan ziyade güç gösterisi yapma ve kısa vadeli siyasi kazanımlar elde etme amacı taşıdığı belirtildi. Gazete, benzer yaklaşımın Gazze ile Rusya-Ukrayna savaşı konusunda da görüldüğünü belirterek, Trump'ın Gazze'ye ilişkin barış planının somut ilerleme sağlayamadığını, yeniden inşa, silahsızlanma ve güvenlik düzenlemeleri gibi temel konuların çözümsüz kaldığını ifade etti.
"İran savaşı bölgeyi aşan sonuçlar doğurabilir" Tisdall, savaşın devam etmesi halinde bunun yalnızca Orta Doğu'yu değil küresel ekonomiyi de etkileyeceği uyarısında bulundu. Yazıda, Basra Körfezi'ndeki gerilimin küresel enerji ve ticaret akışını tehdit edebileceği, Ensarullah'ın Kızıldeniz'deki faaliyetleri nedeniyle yaşanabilecek aksaklıkların petrol fiyatlarını yükseltebileceği ve gelişmekte olan ülkeler üzerindeki ekonomik baskıyı artırabileceği belirtildi. Ayrıca ABD'nin Avrupalı müttefiklerinin de bu gelişmelerden endişe duyduğu, Rusya ve Çin gibi ülkelerin ise Washington'ın uluslararası itibarındaki zayıflamadan faydalanabileceği ifade edildi. Guardian yazarı, gerilimin sürmesinin sınırlı bir çatışmayı küresel ekonomi ve uluslararası güvenliği etkileyen büyük bir krize dönüştürebileceğini, taraflar arasındaki güven kaybı nedeniyle siyasi çözüm ihtimalinin ise giderek zayıfladığını vurguladı.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23