“FRANSA’DA O KADAR ÖZGÜR HAREKET EDEMİYORDUM” Türkiye'ye taşınma sürecini duygu olarak anlatacak tek kelimenin "aitlik" olduğunu dile getiren Dayanç, "Ait olduğum yerdeyim. Bugün geriye dönüp baktığımda Fransa'daki yıllarımın bana öğrettiği aslında birçok şey var ama en temel şey, insan ait olduğu, ait hissettiği, kendisi olabildiği yerde daha üretken, daha başarılı ve daha özgür hissedebiliyor. İstediğim şey çok basitti, dinimi özgürce yaşayabilmek. Bunun için de anlamıştım ki Fransa'da o kadar özgür hareket edemiyordum. Eğer dinimi yaşayabilmek istiyorsam bazı şeylerden vazgeçmem gerekiyordu, o da kariyerdi." diye konuştu. Türkiye'ye taşınma sürecini uzun uzun düşündüğünü belirten Dayanç, burada yeniden üniversiteye gittiğini, hayalinin Anadolu Ajansında çalışmak olduğunu söyledi. Başvuru sürecinde ailesinin kendisine destek olduğunu dile getiren Dayanç, şunları anlattı: "Babam da çok istiyordu aslında çünkü benim gerçekten çok istediğimi biliyordu ve bunun için dua ediyordu. Anadolu Ajansından olumlu cevap almadan kısa bir süre önce babamı aniden kaybettik ve aslında ona o müjdeyi veremedim ama bu iş bana babamdan bir miras gibi geliyor çünkü onun ettiği dualarının karşılığı oldu." Dayanç, her gün Fransızca haberler ürettiğini belirterek, "Fransızca haberler çeviriyorum, videoları kurguluyorum ve bunlara ek olarak her hafta düzenli paylaştığımız İslamofobiyle, ayrımcılıkla ilgili videolar oluyor. Hayatın bizi getirdiği nokta çok değişik. Ben önceden yaşadığım şeyleri, bugün daha büyük bir kitleye anlatıyorum. Kendi hikayem olarak değil ama insanların yaşadıklarını aktararak aslında onları çok net anlayabiliyorum."