• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
8
Erdoğan FETÖ'cülerin hakkından geldikçe Sözcü ciyakladı

2020-11-26 14:37:47
Erdoğan FETÖ'cülerin hakkından geldikçe Sözcü ciyakladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 26 kasımlardaki gazete manşetlerini yorumladı. Sözcü’nün 26 Kasım 2016 tarihli ve "SUSMAYIN KONUŞUN!" başlıklı haberini değerlendiren Karahasanoğlu, “Tayyip Erdoğan "dersaneleri kapatacağım" diyor, Sözcü FETÖ'ye sahip çıkıp, "Yakında AKP'lilerin kasetleri çıkacak" diye Ekrem Dumanlı'nın tehdidini yayınlıyor. Erdoğan FETÖ'nün şirketlerine el koyuyor, "Ticaret özgürlüğü kısıtlanıyor" diye, Sözcü grubu FETÖ'ye destek çıkıyor. Erdoğan, darbecileri yakalatıp, hesap soruyor.. Sözcü yine FETÖ'cülerin, 'Darbe yok, aslında yaşanılanlar tiyatro" söylemini haklı çıkartmak için, sanki konuşulması gereken bir şeyler varmış da, susuluyormuş gibi, "Susmayın, konuşun" diye manşet atıyor.. Erdoğan konuşmaktan da öte, icraat yapıyor, o FETÖ'cülerin hepsinin hakkından geliyor,. Sözcü'ye de, FETÖ'ye sözcülük yapmak düşüyor.” dedi.

#1
Foto - SÖZCÜ, 26 Kasım 2012:

SÖZCÜ, 26 Kasım 2012: "YALANDAN DOLANDAN BIKTIK DİYEN 100 AKP'Lİ CHP'YE GEÇTİ" 18 yıldır, bu kemalist kafa her gün aynı propagandayı yapıyor. AK parti bu seçim bitecek. Olmuyor, diğer seçim aynı söylemi dillendiriyorlar.. Yok istifa etmişler, yok ikinci adam ayrılmış. Ama AK parti, her seçimde daha fazla oy alarak iktidara geliyor, bunlar ise yalanlarından vazgeçmiyorlar.. Manşetleri de ayrı bir rezalet.. Tarihi kişileri, uçkuru peşinde koşan zevk düşkünü insan gibi gösteren filmlere, Tayyip Erdoğan itiraz etmiş.. Mustafa Kemal için çeviremeyecekleri filmleri, Kanuni için çevirenlere, "Kınıyorum" demiş.. Erdoğan'ı hemen padişah ilan ettiler.. O zaman buyrun, M. Kemal ile de ilgili, benzer bir film çevirin de görsün bu millet, kimin öldükten sonra bile, padişah gibi görüldüğünü.

#2
Foto - BUGÜN, 26 Kasım 2013:

BUGÜN, 26 Kasım 2013: "İNCİNSENİZ DE İNCİTMEYİN" Ay ne de hoşgörülü imiş bu Fetullah Gülen.. 17 Aralık operasyonuna, hazırlıklar tam hız sürerken, Pensilvanya'daki CIA'nin kuklası, "İncinseniz de incitmeyin" diyor.. 17 Aralık'a 21 gün kalmış. Yanındakilere, "Azıcık sabredin. Benim kim olduğumu, göcümü görecekler" derken, kamuoyunun önünde de, "İncinseniz de incitmeyin" diyor.. Ama yanındaki adamı (Osman Şimşek), özel sohbetlerde söylenilen "darbeyi hazırladık, tarih yakın" mesajlarının etkisinde kalmış olmalı ki, "Tek taşına dokundurtmayız" açıklaması yapıyor.. Oysa kendi lideri daha bir hafta önce, "Müesseseleri isterse devlet yönetsin. İlla biz yöneteceğiz iddiamız yok" diyordu.. Hatta Gülen'in, 28 Şubat'ta Çevik Bir'e yazdığı mektubu hatırlayın: "Okulları size devretmeye hazırız." Peki tüm bunlardan sonra ne oldu? Osman Şimşek'e de soralım. Fetullah Gülen'e de.. Tek taşına dokunulmayacaktı hani.. CIA'ye güvenip, yaptığınız tüm darbeler neticesiz kaldıktan sonra, bugün ne düşünüyorsunuz, çok merak ediyorum. Bu grubun dürüst olmadığının bir delili de, FETÖ'cü bu gazetenin sol alt köşesindeki haber. Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan ile FETÖ'cü TUSKON Başkanı Rızanur Meral, birlikte fotoğraf veriyor, TUSKON övülüyor. Çağlayan övülüyor.. Aslında bu gazete yayına girdiği saatlerde, Zafer Çağlayan'la ilgili, yine FETÖ'cü polisler, gizli takipler yaparak, ona suç isnadı hazırlığını da tekemmül ettiriyorlar.. Çağlayan iyi birisi ise, o attığınız iftiraları nereye koyacağız.. Çağlayan kötü birisi idiyse, bu övücü haberleri niye yapıyordunuz?

#3
Foto - CUMHURİYET, 26 Kasım 2013:

CUMHURİYET, 26 Kasım 2013: "ALEVİLER HEP FİŞLENDİ" "Gezi olaylarına katılanların % 73'ü alevi" diye bir rapor yazılmış. Yalan ise, çıkıp "yalan" demeleri gerekir iken, toplumun % 10'unu teşkil eden bir grubun, kendi siyasi tercihleri ile uyuşmuyor diye, sandıkta deviremedikleri iktidarı sokakta yıkmaya çalışmasını deşifre eden emniyet raporuna da "Fişleme" diyerek karşı çıkıyorlar.. "kim bunlar, aslında arka planda ne yatıyor" diye, araştırma yapmasın mı Emniyet? Söyle Cumhuriyet, Emniyet'in görevi, sadece suç işlendiğinde yakalayıp, mahkemeye yollamak mıdır, yoksa suç işlenmesini önlemek te emniyetin görevinde değil midir?

#4
Foto - SÖZCÜ, 26 Kasım 2013:

SÖZCÜ, 26 Kasım 2013: "NE VERDİN AÇIKLA?" Henüz 17-25 Aralık emniyet darbesi yapılmamış. Üç hafta öncesindeyiz.. Bir yandan siyasi iktidar, dershaneleri kapatmak istiyor.. Diğer yandan FETÖ, "Dersaneleri kapattırmayız" deyip, siyasi iktidarı da dindar bir gruba karşı dershaneleri kapatarak operasyon yaptığı imasında bulunuyor. Erdoğan böyle bir ortamda, "Ne istediniz de vermedik? Ki, şimdi dershanelerin kapatılmasını, dindar bir grubun tasfiyesi olarak göstermeye çalışıyorsunuz. İyi niyetli değilsiniz" mealinde çıkış yapınca, FETÖ'nün karşıtı gibi gözüküp, Erdoğan'a karşı onlarla ittifak yapan Sözcü manşeti atıyor: "Ne verdin açıkla?" Erdoğan, verdiği her şeyi, onlardan geri aldı. Okul için arsalar, üniversiteler için imkanlar, kamu hizmetinden ayrıcalıklı yararlanmalar.. Hepsi, ama hepsi, Erdoğan tarafından geri alındı. Onların işletmelerine kayyımlar atandı.. Ama o malvarlıklarına el konulup, devlet tarafından geri alınınca, FETÖ'ye kim sahip çıktı? İşte bu, "Ne verdin açıkla" diyen Sözcü sahip çıktı. CHP sahip çıktı. Gidip, Samanyoluhaber'in önünde, Bank Asya'nın önünde CHP milletvekilleri gösteriler yaptılar.. "Ticaret özgürlüğü engelleniyor" dediler.. "Bu şirketlere el koyamazsınız" dediler.. Hatta Mahmut Tanal, o dönemde, BankAsya'da hesap açıp, devletin o bankaya yapmak istediği operasyona karşı, FETÖ'ye açıkca desteğini ifşa etti. Ve o tarihdeki Sözcü'de, Ekrem Dumanlı'nın açık tehditi yayınlanıyor: "Yakında AKP'lilerle ilgili kasetler çıkarsa şaşırmayın"*. demek ki, FETÖ; polisi ile, gazetecisi ile, işadamı ile, siyasetçisi ile, hatta CHP'ye sızdırdığı, Sözcü'ye sızdırdığı adamları ile, 17 Aralık'tan önce de, neler yapılacağını çok iyi biliyorlarmış.. Ki, "kasetler çıkarsa, şaşırmayın" demişler. O tahrif edilmiş kasetler çıktı, kim kaçtı? Sen kaçtın Ekrem Dumanlı. Sen kaçtın Sözcü'nün patronu Burak Akbay.. Bu noktada, Tayyip Erdoğan lehine bir hakkı da teslim edelim. Böyle bir ortamda, Erdoğan gerçekten yolsuzluk yapmış olsa, gerçekten suç işlemiş olsa, bunlara boyun eğmez miydi? "Ben dersaneleri kapatmayayım, sizinle de kuzu sarması olup, yolumuza devam edelim" demez miydi? Demedi, çünkü bu FETÖ'nün devletten tasfiye edilmesi gerektiğine inanıyordu. Kendisinin bir suçu olmadığını, bunların suç üreteceğini ama hakkın her zaman üstün çıkacağını biliyordu.

#5
Foto - ZAMAN, 26 Kasım 2014:

ZAMAN, 26 Kasım 2014: "VALİLERE OHAL YETKİSİ" Durduk yerde kafa karıştırma meraklısı tipler, FETÖ'cülerin oyununa gelip, "Valilere OHAL yetkisi verilmesinin yanlışlığı"nı ifade etmişler. O günden bu yana, 6 yıl geçti.. Bir tane vali hakkında, şiddet olarak tanımlanacak bir yetki aşımı duydunuz mu? Ufak tefek, nahoş sözler duydunuz. Bir öğretmene, kaba şekilde "Ayak ayak üstüne atma" denildiğini duydunuz, "maskeni niye takmıyorsun" deyip azarlananı gördünüz. Peki bir tane şiddet gördünüz mü? "OHAL yetkim var" deyip, yapılan bir yanlış gördünüz mü? O zaman soralım Sami Selçuk'a, Prof. İbrahim Cerrah'a, Prof. Yılmaz Yazıcıoğlu'na, siz bu kadar öngörüsüz müsünüz? FETÖ'nün dolmuşuna bu kadar kolay biner mi, bilim insanı, hakim emeklisi?

#6
Foto - TARAF, 26 Kasım 2014:

TARAF, 26 Kasım 2014: "HARCAMALARI DİDİK DİDİK EDİLDİ" FETÖ'cü Taraf gazetesinde, sürmanşette bir haber.. "Harcamaları didik didik edildi" başlıklı haberde, Sancak ailesine ait medya grubunda, Mustafa Karaalioğlu, Yusuf Ziya Cömert ve Mehmet Ocaktan'ın fotoğrafları eşliğinde, yanlış harcamalar yapıldığı bilgisi yer alıyor. Bu bilgiler, Tayyip Erdoğan'a da ulaştırılmış, bu isimler her gün Erdoğan lehine yazı yazdıkları, haberler yayınladıkları halde, Erdoğan "Bunlar benim yandaş gazetecilerim" dememiş.. Korumamış.. Sancak ailesi bunları tasfiye edince, şimdi bu arkadaşlar Ahmet Davutoğlu ile, Erdoğan'a muhalefet cenahına geçmişler, Karar gazetesi çıkartıyor. Haydi şimdi siz söyleyin, Erdoğan mı haklı, bu üç gazeteci mi? Erdoğan mı yolsuzluğa karşı, bu üç gazeteci mi?

#7
Foto - SÖZCÜ, 26 Kasım 2016:

SÖZCÜ, 26 Kasım 2016: "SUSMAYIN KONUŞUN!" Tayyip Erdoğan "dersaneleri kapatacağım" diyor, Sözcü FETÖ'ye sahip çıkıp, "Yakında AKP'lilerin kasetleri çıkacak" diye Ekrem Dumanlı'nın tehditini yayınlıyor. Erdoğan FETÖ'nün şirketlerine el koyuyor, "Ticaret özgürlüğü kısıtlanıyor" diye, Sözcü grubu FETÖ'ye destek çıkıyor. Erdoğan, darbecileri yakalatıp, hesap soruyor.. Sözcü yine FETÖ'cülerin, 'Darbe yok, aslında yaşanılanlar tiyatro" söylemini haklı çıkartmak için, sanki konuşulması gereken bir şeyler varmış da, susuluyormuş gibi, "Susmayın, konuşun" diye manşet atıyor.. Erdoğan konuşmaktan da öte, icraat yapıyor, o FETÖ'cülerin hepsinin hakkından geliyor,. Sözcü'ye de, FETÖ'ye sözcülük yapmak düşüyor.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23