"Müzeler, yaşayan mekanlar haline geldi, ziyaretçi sayıları arttı" Türkiye'nin dünyada oldukça özel bir konuma sahip olduğunun altını çizen Erdoğan, "Bildiğiniz gibi son yıllarda müzecilik anlayışı hızlı bir değişime uğradı. Müzeler, yaşayan mekanlar haline geldi, ziyaretçi sayıları arttı. Bu da bize tarihimizi ve kültürel mirasımızı dünyaya çok daha iyi tanıtabilmemiz için önemli bir fırsat tanıyor. İşte burada sergilenen eserler de bu mirasın ihtişamını gözler önüne seren örneklerden biridir." dedi. "Şunu büyük bir mutlulukla ifade ediyorum ki Topkapı Sarayı Saat Koleksiyonu, dünya saatçilik tarihinin en değerli hazinelerinden biri olarak değerlendiriliyor." ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti: "Yaklaşık 380 eserin içinde, dünyada eşi benzeri olmayan parçalar var. Hanedan mensuplarının saatleri, diplomatik hediyeleşmeyle gelen saatler ve saray atölyelerinin üretimleri, koleksiyona oldukça seçkin bir hüviyet kazandırıyor. Her bir parçada, sanatın zarafetiyle, zanaatın maharetinin eşsiz buluşmasını müşahede ediyoruz. Saatçilik geleneğimizin ve dönemin ince el sanatlarının izini sürüyoruz. Osmanlı kuyumculuğunun ve süsleme sanatlarının birleştiği saat kasalarının güzelliği, insanı gerçekten de kendine hayran bırakıyor. Bu miras, dünyanın en prestijli müzelerinde bile rastlanmayan bir niteliktedir." Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır." sözünü aktaran Erdoğan, zamanın insanın her dönem yeniden tanımladığı, farklı anlamlar yüklediği ve etrafında kültür oluşturduğu bir sır olduğuna değindi. - "Koleksiyondaki her bir eser, bize bambaşka bir zaman kültürünü gösteriyor" Zamanla güneşin gölgesini izleyerek kurdukları ilişkinin su saatlerinden kum saatlerine, köstekli saatlerden duvar saatlerine, kol saatlerinden dijital saatlere uzanan bir serüvenle devam ettiğini dile getiren Erdoğan, bugün fiziksel saatlerin gündelik yaşamdaki varlığının giderek azaldığı, zamanın ekranlardaki dijital saat görünümlerinden takip edildiği bir dönemde olunduğunu anlattı.