Falcetti, “Bu durum, Türk gruplarının, büyük holdinglerin ve KOBİ’lerin dinamizmini ve direncini yansıtıyor. Kriz zamanlarını nasıl yöneteceklerini öğrendiler ve oldukça dirençli hale geldiler. Dolayısıyla, tüm bu çalkantılara rağmen, özel sektörde çok güçlü faaliyetler gördük.” dedi. Yatırım miktarı açısından son birkaç yıldır Türkiye’nin EBRD için operasyon gerçekleştirdikleri en büyük ülke olduğunu aktaran Falcetti, Türkiye’deki operasyonlarına 2009’da başladıklarını anımsattı. Falcetti, o zamandan beri kümülatif olarak 23 milyar avrodan fazla yatırım yaptıklarının bilgisini paylaşarak, “Şu anki aktif portföyümüz yaklaşık 8 milyar avro civarındadır ve bu portföyün yüzde 80’inden fazlası özel sektöre gitmiştir. Özetle, Türkiye bizim için çok önemli bir ülke. Bu durum, Türkiye’deki şirketler, büyük sanayi grupları ve ortak bankalarla kurduğumuz güçlü ortaklıkların bir kanıtıdır. Geçen yıl bankalarla birlikte 1 milyar avroluk üçüncü turunu başlattığımız Yeşil Ekonomi Finansman Programı III (GEFF III) ile ‘Kadın İşletmelerine Finansman ve Danışmanlık Desteği’, ‘Türkiye İş Hayatında Gençler’, KOBİ’lerin dijitalleşmesini ve verimliliğini artıran Dijital Dönüşüm Finansman Programı (DTFF) gibi spesifik amaçlar için ortak finansal kurumlarla çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. "Deprem bölgesine yaptığımız 1,5 milyar avroluk yatırımla farklı alanlarda birçok projeye destek verdik" EBRD Türkiye ve Kafkaslar Yönetici Direktörü Falcetti, deprem bölgesindeki yatırımlarına değinerek, 1,5 milyar avroluk yatırım paketlerinin farklı alanlara odaklandığını anlattı.