Amerika, Arap ve Türk arabuluculuğunun bölgeyi "belirsizlikten krtardığını" vurgulayan eş-Şara, bu ülkelere teşekkür etti. Ateşkes sürecine atıfta bulunan eş-Şara, "Biz savaştan korkanlar arasında değiliz. Hayatımızı zorluklarla yüzleşerek ve halkımızı savunarak geçirdik. Ancak Suriyelilerin çıkarlarını kaos ve yıkımın önüne koyduk. Bu aşamada en iyi tercih, ulusal çıkarlar temelinde, vatanımızın birliğini ve halkımızın güvenliğini korumak için dikkatli bir karar almaktı. Süveyda’da güvenliği sağlama sorumluluğunu bazı yerel gruplara ve dini liderlere vermeye karar verdik. Bu kararın, ülkenin yeni ve yaygın bir savaşa sürüklenmesini önlemekten kaynaklandığını vurguladık" şeklinde konuştu. Konuşmasının sonunda Dürzilerin haklarını korumaya yönelik adımlar atmaya hazır olduklarını yineleyen eş-Şara, "Dürzi halkımıza karşı suç işleyenlerden hesap sormaya hazırız. Çünkü onlar devletin koruması ve sorumluluğu altındadır. Kanunlar ve adalet, istisnasız herkesin hakkını korur" ifadelerini kullandı. Eş-Şara, ülkenin istikrarını ve halkın güvenliğini sağlamanın en büyük öncelikleri olduğunu da sözlerine ekledi.