Bunun bir örneği, Türkiye ile Libya arasında Kasım 2019'da imzalanan deniz yetki alanları anlaşması ve Türkiye'nin o günden bugüne Libya ile geliştirdiği güvenlik işbirliğidir. Bir diğer örnek, Eylül 2025'te gerçekleştirilen Türkiye-Mısır Dostluk Denizi Deniz Harekatı Özel Tatbikatı ile somutlaşan ve her geçen gün derinleşen Mısır ile işbirliğidir. Bu işbirliği ağı Suriye ile yeni bir kulvar daha kazanmaktadır. Türkiye, Doğu Akdeniz'de artık ulusal çıkarlarını tek başına savunmamakta, bölgesel istikrarı dost ülkelerle geliştirdiği kazan-kazan yaklaşımıyla taçlandırmaktadır. Türkiye'nin Libya, Mısır, Suriye gibi Akdeniz ülkeleriyle geliştirdiği böylesi bir güvenlik bloku, bölgede East-Med benzeri Türkiye'yi dışlayan oluşumları, İsrail gibi saldırgan ülkelerin istikrarsızlaştırıcı çabalarını ve benzer girişimlerin hareket alanını önemli ölçüde daraltabilir. Türkiye'nin merkezinde yer aldığı böylesi bir hizalanma, bölgesel güç dengelerini Türkiye lehine yeniden şekillendirebilir, istikrarlı bir bölgesel düzen inşa edebilir.