Milyonlarca insanın; savaşların, terör saldırılarının, yoksulluğun ve açlığın girdabında varoluş mücadelesi verdiğini aktaran Başkan Arpaguş, mazlumların kanları üzerine iktisadi ve siyasi hesaplar yapıldığını dile getirerek, “Adaletsizlik, haksızlık ve zulümlerin girdabında insanlık büyük bir medeniyet krizi yaşamaktadır. Tüm dünyayı kuşatan insanî krizlerden ve ahlakî buhranlardan kurtulmak, ancak Hz. Peygamber’in (s.a.s) getirdiği ilkeleri ve değerleri benimsemekle, Onu bu dünyada, Nübüvvet çağında, hem kendi hayatımıza hem de toplumsal hayatımıza hakim kılmakla olacaktır. Onun örnek hayatı, cehaletin ve asabiyetin karanlığından ilmin ve irfanın aydınlığına çıkmak isteyenlerin en büyük rehberi ve kılavuzu olacaktır. İslam’ın insanlığa umut olan ilkeleri, Onun şahsında vücut bulmuştur. Mülkün temeli olan adalet, onunla kaim olmuştur. İnsani erdemler ve toplumsal değerler, Onunla hayat bulmuştur.” dedi. 14 asır önce zulmün, haksızlığın, cehaletin doruğa ulaştığı bir dönemde Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ilahî vahyin rehberliğinde insanlığın önüne ufuk açtığını anlatan Başkan Arpaguş, “Cahiliye karanlığını İslam’ın aydınlığıyla asrısaadete çevirmiştir. Onun inşa ettiği toplumda Müslümanlarla beraber gayrimüslimler de huzur ve güven içinde yaşamıştır. Peygamber Efendimizin (s.a.s) toplum anlayışında ırkçılığa, asabiyete ve taassuba asla yer olmamıştır. Siyahın beyaza, zenginin fakire, işçinin işverene, amirin memura hiçbir üstünlüğü yoktur. Onun inşa ettiği toplumda insanın onuru, imanın izzeti ve takva yegane üstünlük ölçüsü olmuştur.” diye konuştu.