Araştırmada kitap okumayla yalnızca bilişsel beceriler arasında değil, ruhsal iyi oluşla da bağlantı bulundu. Erken yaşta kitap okumaya başlayan çocuklarda stres ve depresyon belirtilerinin daha az, dikkat becerilerinin ise daha güçlü olduğu görüldü. Ayrıca saldırganlık ve kurallara uymama gibi davranış sorunlarının da daha düşük olduğu belirtildi. Bir başka dikkat çeken sonuç ise ekran kullanımıyla ilgiliydi. Kitap okumayı küçük yaşta alışkanlık haline getiren çocukların ergenlik döneminde televizyon, telefon ve tablet başında daha az zaman geçirdiği görüldü. Bu grubun aynı zamanda daha fazla uyuduğu da belirlendi. Araştırmacılar çocukların beyin taramalarını da inceledi. Erken yaşta kitap okumaya başlayan ergenlerin bazı beyin bölgelerinin toplam alan ve hacimlerinin daha büyük olduğu görüldü. Farklılık tespit edilen bölgelerin bilişsel işlevlerin yanı sıra dikkat, davranış ve ruh sağlığıyla bağlantılı olduğu belirtildi. Cambridge Üniversitesi'nden Profesör Barbara Sahakian, okuma alışkanlığının çocukluk döneminden itibaren teşvik edilmesi gerektiğini vurgularken, bunun için hiçbir zaman geç olmadığını ifade etti. Araştırmanın en şaşırtıcı bulgularından biri ise okuma süresiyle ilgili oldu. Çocukluk döneminde keyif için kitap okumak açısından en uygun sürenin haftada yaklaşık 12 saat olduğu görüldü. Bu sürenin üzerine çıkıldığında faydaların belirgin şekilde artmadığı, bilişsel testlerdeki puanların ise düşmeye başladığı tespit edildi. Araştırmacılar bunun nedeninden emin değil. Olası açıklamalardan biri, çok fazla kitap okuyan çocukların fiziksel aktiviteler, spor ve arkadaşlarıyla sosyalleşme gibi beyin gelişimi açısından önemli diğer etkinliklere daha az zaman ayırması. Araştırmanın sonuçları, çocukların kitap okuma alışkanlığının giderek azalmasıyla aynı döneme denk geliyor. ABD Ulusal Eğitim İstatistikleri Merkezi verilerine göre 2025 yılında 9 yaşındaki çocukların yalnızca yüzde 37'si neredeyse her gün eğlence amacıyla kitap okuduğunu söyledi. Bu oran 2020'de yüzde 42, 1984'te ise yüzde 53'tü. Eğlence için hiç ya da neredeyse hiç kitap okumayan çocukların oranı da 2025'te yüzde 17'ye yükseldi. YETİŞKİNLİKTE DE FAYDALARI DEVAM EDİYOR Kitap okumanın etkileri yalnızca çocukluk dönemiyle sınırlı kalmıyor. Daha önce yapılan araştırmalarda yetişkinlerde kitap okumanın stresin azalması, rahatlamanın artması ve empati becerisinin güçlenmesiyle bağlantılı olduğu bildirildi. İleri yaşlarda ise kitap okumak gibi zihinsel olarak uyarıcı faaliyetlerin bilişsel gerileme ve bazı nörodejeneratif hastalıkların daha düşük riskiyle ilişkili olduğu çalışmalar bulunuyor.