Yapılan araştırmalar 8-12 yaşları arasında kitap okumanın zekâ gelişiminde büyük oranlarda etkili olduğunu göstermektedir. Kitap okurken beynin sağ ve sol yarım küresi aynı anda çalıştırır ve beynimizde yeni sinapslar oluşur. Bunun yanında kitap okuma; kelime dağarcığının gelişimi, sosyal zekânın kullanılması, problemlere alternatif çözümler bulma ve üreticiliğin artmasında etkin rol oynar. Bu nedenle okul öncesi dönemde çocuğa her gün düzenli olarak yüksek sesle kitap okuyabiliriz. Okunan şeyin sadece çocuk kitabı olması şart değildir. Bir dergi veya gazeteyi de yüksek sesle okuyarak onların zihinsel gelişimini destekleyebiliriz. Çocukluk döneminde oyun oynamak zekâyı geliştiren önemli bir etkinliktir. Oyun yoluyla çocuklar araştırma, objeleri tanıma ve problem çözme becerilerini kazanırlar. Şekil, renk, boyut, ağırlık, hacim, ölçme, sayma, zaman, mekân ve uzaklık gibi birçok kavramı oyun oynarken öğrenirler. Bu nedenle ebeveyn olarak görevimiz, öğrenmeye hazır olan çocuğa uygun oyun ortamları sunmaktır. Oynadığı oyuncak ve objelerin çocuğun zekâsını geliştirici ürünler olmasına özen gösterebiliriz. Bu tür oyuncaklar, farklı zihinsel işlevler gerektirdiği için akıl yürütme yeteneklerini harekete geçirir. Örneğin anne baba olarak çocuğumuza oyuncak alırken erkekse araba kızsa bebek gibi standart oyuncakların yerine ona zekâsını geliştirici oyuncaklar alabiliriz. Böylece çocuğun zihinsel fonksiyonlarını daha etkin kullanması için onun zekâsına yatırım yapmış oluruz. Çocukların zevkle oynadıkları yap-boz, bilmece çözme, dama, sudoku, satranç, eşini bulma oyunları, benzer resimler arasındaki farkı bulma ve kelime oyunları gibi aktiviteler onların zekâ gelişimine katkı sağlamanın yollarından biridir. Çocuğun televizyon seyretme alışkanlığını yaşına uyumlu olacak şekilde sınırlayarak eğitici nitelikteki programları seyretmesini sağlayabiliriz. Düzenli spor yapmak; insan bedenini fiziki yönüyle geliştirdiği gibi beyin gelişimi ve hafızaya da olumlu katkılar sağlar. Çocukluk döneminde nesneleri tutma-atma, emekleme, yürüme, koşma, zıplama, atlama gibi hareketler yoluyla çocuklar fiziksel kontrollerini sağlar ve özgüven duygularını geliştirir. Bununla birlikte sportif hareketlerin, çocukların liderlik özellikleri kazanmalarını, sorumluluk almayı öğrenmelerini ve karakter gelişimini pekiştirdiği birçok kaynakta yer almaktadır. Çocuğu sosyalleştirecek ortamlara götürerek onun diğer insanlarla iletişim kurmasını sağlayabiliriz. Onunla birlikte markete, alışverişe ve oyun parkına gitmek gibi günlük basit etkinlikler çocuğun sosyal uyaran almasına ve sosyal becerilerinin gelişmesine katkıda bulunur. Zekânın büyük bir bölümü ilk on yaşına kadar tamamlandığı için çocukluk döneminde sunulan nitelikli öğrenme ortamları bireylerin gelecekteki başarısının temelini oluşturur. Başka bir ifadeyle çocuklara yeteneklerini geliştirecek uygun ortamların sağlanması toplumda nitelikli insanların yetişmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda geleceğin yetişkinleri olacak çocuklarımızın zekâ gelişimini desteklemek, tüm anne-babaların ve öğretmenlerin işbirliği içinde uyumlu çalışmasıyla mümkün olabilir.