• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
6
Yeniakit Publisher
Böyle yargı mensubu olmaz olsun! Tahliyeyi vermiş arsaları almış

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Böyle yargı mensubu olmaz olsun! Tahliyeyi vermiş arsaları almış

Adliyelerde para karşılığında yargısal süreçlere müdahale edildiği iddiasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen rüşvet ve örgüt soruşturmasında görevden uzaklaştırılan Cumhuriyet Savcısı Bayram Gülhan hakkındaki vahim detaylara ulaşıldı. Gülhan'ın devremülk dolandırıcılığı dosyasında mahkeme kararlarını ve MASAK raporlarını da hiçe sayarak tutuklu şüphelileri resen serbest bıraktığı ve meslekten çıkarma talebiyle kovuşturulduğu ortaya çıktı.

#1
Foto - Böyle yargı mensubu olmaz olsun! Tahliyeyi vermiş arsaları almış

İstanbul adliyelerinde para karşılığında yargısal süreçlere müdahale edildiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada yeni detaylara ulaşıldı. Sabah’tan Ali Rıza Akbulut’un haberine göre, Cumhuriyet Savcısı Bayram Gülhan'ın devremülk dolandırıcılığı dosyasında mahkeme kararlarını ve MASAK raporlarını da hiçe sayarak tutuklu şüphelileri resen serbest bıraktığı ve meslekten çıkarma talebiyle kovuşturulduğu ortaya çıktı.

#2
Foto - Böyle yargı mensubu olmaz olsun! Tahliyeyi vermiş arsaları almış

Eski hâkim B.K.'nın da arasında olduğu 8 şüphelinin tutuklandığı soruşturma kapsamında, İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan'ın taraf olduğu icra davasına da rüşvet çarkı üzerinden müdahale edildiği saptanmış, aralarında Savcı Bayram Gülhan'ın da olduğu 5 hâkim ve savcı görevden uzaklaştırılmıştı.

#3
Foto - Böyle yargı mensubu olmaz olsun! Tahliyeyi vermiş arsaları almış

Gülhan'ın devremülk dolandırıcılığı dosyasında mahkeme kararlarını ve MASAK raporlarını da hiçe sayarak tutuklu şüphelileri resen serbest bıraktığı ve meslekten çıkarma talebiyle kovuşturulduğu ortaya çıktı.

#4
Foto - Böyle yargı mensubu olmaz olsun! Tahliyeyi vermiş arsaları almış

Gülhan'ın tahliyeden sonra Çatalca'da resmi tapu bedeli 450 bin TL gösterilen ancak gerçek değeri 2.5 milyon TL olan iki tarlayı kısa aralıklarla satın aldığı belirlendi.

#5
Foto - Böyle yargı mensubu olmaz olsun! Tahliyeyi vermiş arsaları almış

HSK, Gülhan'ın meslekten çıkarılmasına karar verdi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali

Mal varlığına el koyun aldığı Rüşvet paralarını tahsil edin Savunma sanayine aktarın hiç olmazsa ihanet ettiği ülkeye katkısı olsun

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Hukukun Zırhı Altında Bir King Kong: Meslek Zehirlenmesi ve Rüşvet Çarkı! Adalet dağıtmakla yükümlü yargı mensuplarının, kendilerine tanınan kutsal yetkileri birer şahsi servet ve nüfuz aracına dönüştürmesi, bir devletin ve toplumun uğrayabileceği en büyük bozundur. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen rüşvet ve örgüt soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan Cumhuriyet Savcısı Bayram Gülhan hakkındaki vahim iddialar, adaletin kalbine saplanan bu kirli hançeri bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır. Devremülk dolandırıcılığı gibi binlerce mağduru olan devasa bir dosyada, ne mahkeme kararlarını ne de MASAK raporlarını takmayarak tutuklu şüphelileri resen serbest bırakan ve bunun karşılığında arsaları, rüşvetleri heybesine dolduran bir zihniyet, artık hukuk adamı değil, hukukun arkasına saklanmış bir suç ortağıdır. Bu korkunç cüretin arkasındaki asıl sebep, yargı mensuplarını kuşatan aşırı ve denetimsiz dokunulmazlık zırhıdır. Hakim ve savcılara verilen yetkiler zamanla öyle bir boyuta ulaştı ki, bu isimler adeta "layüsel", yani hiçbir şekilde hesap sorulamaz birer güç odağı haline geldiler. Yolda kırmızı ışıkta geçse dahi trafik polisinin durdurmaya korktuğu, durdurursa polisin kendi başını yakacağı bir cezasızlık kültürü inşa edildi. Bu denetimsiz güçle büyütülen figürler, adliye koridorlarında kendi krallıklarını ilan eden, kimseye hesap vermeyen ve kimsenin de dokunmaya cesaret edemediği birer "King Kong"a dönüştü. Gücün bu denli tekelleşmesi ve kutsanması, en nihayetinde kaçınılmaz bir meslek zehirlenmesini de beraberinde getirdi. Bu zehirlenmenin en acı sonucu ise rüşvetin, usulsüzlüğün ve haramın artık bir suç olarak değil, o koltuğun doğal bir "hakkı" olarak görülmeye başlanmasıdır. Normal şartlarda bu çürümeyi engellemesi gereken Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) gibi mekanizmalar, ne yazık ki çoğu zaman "mesleki dayanışma" duvarına çarparak işlevsizleşmektedir. Koruma içgüdüsüyle hareket eden sistem, kendi içindeki çürük elmaları ayıklamakta geciktikçe, adalet mekanizmasına olan güven tamamen sıfırlanmaktadır. Tahliyeyi verip arsaları cebe indiren, hukuku parası olana kalkan yapan bu ve benzeri figürler, toplumun adalet duygusunu katletmektedir. Unutulmamalıdır ki, tuzun koktuğu yerde hiçbir yapı ayakta kalamaz; hukukun zırhını suç işlemek için kalkan yapanların hak ettiği tek şey, o zırhın altından çıkarılıp en ağır şekilde hesap vermeleridir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23