Benlerin renk değişimi cilt kanseri belirtisi mi, Güneş kremi D vitaminini engeller mi?
Benlerin renk değişimi cilt kanseri belirtisi olabilir açıklaması uzman hekimden geldi...
Benlerin renk değişimi cilt kanseri belirtisi olabilir açıklaması uzman hekimden geldi...
Cilt kanserine karşı korunma yöntemlerinin başında güneş kremi geliyor. Peki, güneş kremi D vitaminini engeller mi? Cildinizdeki masum görünen leke ya da ben cilt kanserinin bir işareti olabilir mi? Merve Kantarcı Çulha'ya açıklamalarda bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, D vitamini tartışmalarından çocukluk çağı güneş yanıklarının etkilerine kadar merak edilen tüm soruları yanıtladı.
Cilt kanserini sadece bir "genetik kader" olarak görmenin yanlış olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, çocukluk çağında yaşanan yoğun güneş yanıklarının yetişkinlikte melanom riskini ciddi oranda artırdığına dikkat çekiyor.
Cemşitoğlu, ofis ortamında camdan sızan ışıklardan, güneş kremi etiketlerindeki gizli ibarelere kadar cildinizi A'dan Z'ye onaracak ve koruyacak önerilerde bulundu. İşte cilt kanseri, güneş kremi, D vitamini ve benler konusunda tüm merak edilenlerin yanıtları...
Cilt kanseri riskini değerlendirirken 'genetik miras' mı yoksa 'yaşam boyu maruz kalınan güneş birikimi' mi daha belirleyici oluyor?
Cilt kanseri gelişiminde hem genetik yatkınlık hem de yaşam boyu biriken UV maruziyeti önemli rol oynuyor ancak günlük pratiğimizde en güçlü çevresel faktörün güneş hasarı olduğunu görüyoruz. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde yaşanan yoğun güneş maruziyeti, sık güneş yanıkları ve korunmasız bronzlaşma alışkanlığı ciltte yıllar içinde biriken DNA hasarına neden oluyor.
Açık tenli olmak, çok sayıda bene sahip olmak, ailede cilt kanseri öyküsü bulunması gibi genetik faktörler riski artırsa da düzenli güneş korunmasıyla bu riskin önemli bir kısmını azaltabiliyoruz. Bu yüzden cilt kanserini yalnızca "genetik kader" olarak görmek doğru değil; yaşam tarzı ve korunma alışkanlıkları da son derece belirleyici.
En önemli uyarı işaretlerinden biri mevcut benlerdeki değişimdir. Özellikle şekil bozukluğu, renk değişimi, büyüme, düzensiz sınırlar veya asimetri dikkatle değerlendirilmeli. Bunun dışında iyileşmeyen yaralar, sık kabuklanan veya ara ara kanayan lezyonlar da ihmal edilmemeli. Hastalarımıza genellikle "cildinizde diğerlerinden farklı görünen bir lezyon varsa önemseyin" diyoruz.
Açık tenli kişiler, çocukluk çağında yoğun güneş yanığı hikâyesi olanlar, solaryum geçmişi bulunanlar ve ailesinde cilt kanseri öyküsü olanlar daha yüksek risk grubunda yer alıyor. Yılda en az bir kez dermatolojik ben muayenesi yaptırmak erken tanı açısından çok değerli. Bir güneş kreminin 'gerçekten koruyucu' olduğunu anlamak için etiketinde hangi ibareleri aramalıyız ve şehir hayatında tazeleme işlemini en pratik nasıl yapabiliriz?
Güneş koruyucu seçerken sadece SPF değerine odaklanmak yeterli değil. Ürünün geniş spektrum yani hem UVA hem UVB koruması sağlaması çok önemli.
En az SPF 30 olmasını, mümkünse PA+++ veya üzeri UVA koruması ibaresi taşımasını öneriyoruz. Çünkü SPF değeri sadece UVB için korumayı gösterirken UVA da cilt yaşlanması, lekelenme ve uzun vadeli DNA hasarında ciddi rol oynuyor. Özellikle şehir yaşamında pencere önü çalışanlar, araç kullanımı ve gün içinde ekran karşısında çalışanların kısa süreli UV maruziyetleri düşündüğümüzden daha etkili olabiliyor.
Tazeleme konusunda ise stick, sprey veya cushion formdaki ürünler büyük kolaylık sağlıyor. Makyaj yapan kişiler için renkli güneş koruyucular veya pudra formundaki güneşten koruyucu ürünler de oldukça pratik seçenekler. Güneş kremi kullanımının D vitamini sentezini engellediğine dair yaygın bir endişe var. Cildi kanserden korurken aynı zamanda D vitaminini ideal seviyede tutmanın 'altın kuralı' nedir?
Bu konu hastaların en sık sorduğu sorulardan biri. Teorik olarak UVB ışınları D vitamini sentezinde rol oynasa da yapılan çalışmalarda güneş kremi kullanan kişilerde ciddi D vitamini eksikliği geliştiğini çok sık görmüyoruz.
Bizim yaklaşımımız öncelik her zaman cildi UV hasarından korumak olmalı. D vitamini ise gerektiğinde kan tahliliyle takip edilip beslenme veya takviye ile çok daha kontrollü şekilde düzenlenebilir. Bilinçsiz güneşlenerek D vitamini almaya çalışmak, uzun vadede cilt yaşlanması ve cilt kanseri riskini artırabiliyor. Dolayısıyla "korunmasız güneşlenmek = sağlıklı D vitamini almak" yaklaşımı artık güncel dermatoloji pratiğinde çok doğru kabul edilmiyor.
Sadece yazın değil, bulutlu havalarda ve hatta ofis ışığı altında cildimizin nasıl bir tehdit altında olduğunu açıklayabilir misiniz? Güneş hasarı sadece yaz tatilinde oluşan bir problem değil; aslında yıl boyunca devam eden kümülatif bir süreç. Bulutlu havalarda bile UV ışınlarının önemli bir kısmı yeryüzüne ulaşabiliyor. Özellikle su toplayan veya ciddi kızarıklıkla seyreden güneş yanıkları melanom riskini artıran önemli faktörlerden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle çocuklarda güneşten korunma alışkanlığını erken yaşta kazandırmak çok önemli.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23