• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
15
Yeniakit Publisher
Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'nda küresel vicdanın sesi olmak üzere 16’ncı kez kürsüye çıkmaya hazırlanıyor. 2005’ten bu yana "Dünya beşten büyüktür" doktrininden Filistin davasına, FETÖ ile mücadeleden Karadeniz Tahıl Koridoru'na kadar tarihi mesajlar veren Erdoğan, New York’ta bir kez daha mazlumların hakkını haykıracak. İşte tarihe damga vuran konuşmalar

#1
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na 22 Eylül Salı günü 16'ncı kez hitap edecek.

#2
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlık görevinde bulunduğu 2005'te ilk kez BM 60. Genel Kurulu görüşmelerine katıldı. Erdoğan, Genel Kurul'daki hitabında, "Her şeyden önce kendini yenileyen, daha demokratik ve şeffaf, tüm üyelerin ortak iradesini temsil kabiliyetine sahip, uluslararası ihtilafların çözüm zemini olan, dünya barışının teminatı olarak görülen, saygınlığı, tüm üyeleri tarafından yüceltilen, daha aktif ve daha dirayetli bir BM teşkilatı, insanlığın ortak yararınadır." mesajını verdi.

#3
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

Erdoğan'ın katıldığı sonraki BM Genel Kurulu ise 2007'deki 62. Genel Kurul görüşmeleri oldu. Buradaki konuşmasında terörle mücadele konusuna dikkati çeken Erdoğan, "Dünyanın herhangi bir köşesinde yaşanan terör eylemi hepimizi hedef alan bir insanlık suçudur. Sınır tanımayan terörü lanetliyor, terörün acı tecrübesini bizzat yaşamış bir ülkenin başbakanı olarak tüm insanlığa yönelik bu tehditle mücadelede dayanışma ve daha etkin işbirliği çağrısını buradan yineliyorum." ifadelerini kullandı.

#4
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

Erdoğan, 2009'da katıldığı BM 64. Genel Kurulu'nda ise BM'nin yapısının reforme edilmesi gerektiğine işaret etti. Adil ve katılımcı bir küresel düzenin kurulması için BM'nin etkinliğinin artması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Temsil kabiliyeti güçlendirilmiş, demokratik, şeffaf, adil ve etkin bir Birleşmiş Milletler'in, küresel barış ve istikrara daha fazla katkı yapacağına inanıyoruz. Birleşmiş Milletler, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma, yoksullukla mücadele, kadın-erkek eşitliği, insan hakları ve insan onurunun korunması konularında, daha etkin bir kurum haline gelmelidir. Bu amaca matuf reform girişimlerine tam destek veriyoruz. Fakat Birleşmiş Milletler sistemindeki reformun, Güvenlik Konseyi de reforma tabi tutulmadığı müddetçe başarılmış sayılamayacağı muhakkaktır." değerlendirmesinde bulundu.

#5
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

2011'deki BM 66. Genel Kurulu'nda bölgesel konulara değinen Erdoğan, Suriye, Libya, Somali, Filistin'e ilişkin mesajlar verdi, Azerbaycan topraklarının yıllardır süren haksız işgalinin sona ermesi gerektiğini belirtti. Erdoğan, "Karabağ sorununun bu şekilde çözümsüz kalması asla kabul edilemez, uluslararası sorunlara, kangren haline gelmeden çözümler bulunması, hepimizin siyasi ve ahlaki sorumluluğudur." dedi.

#6
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

“DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR” Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez 2014 yılındaki BM 69. Genel Kurulu'na hitap etti. BM'nin reform ihtiyacını, "Dünya beşten büyüktür" ifadesiyle dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Daha fazla gecikmeden, daha fazla mazlum insan, masum insan hayatını kaybetmeden, küresel vicdan daha fazla yaralanmadan, Birleşmiş Milletler sorunlara ağırlığını koymalıdır. Altını çizerek ifade etmek isterim ki, dünya beşten büyüktür. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi 5 ülkenin dünya gerçekleriyle bağdaşmayacak şekilde Birleşmiş Milletleri etkisiz hale getirmesi, küresel vicdanın kabul edebileceği bir durum değildir. Tüm alınan kararlar, bakıyorsunuz bir ülkenin iki dudağı arasındadır. Eğer 'hayır' derse hayır, 'evet' derse o zaman icraata geçilebiliyor. Filistin'de sadece birkaç ay içinde 2 binden fazla masum insan katledilirken Birleşmiş Milletler beklenen çözümü üretememiştir. Suriye'de 4 yıldır 200 binden fazla kişi katledilirken, 9 milyona yakın insan yer değiştirirken, Birleşmiş Milletler yine etkili çözümler sunamamıştır."

#7
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

FETÖ’YE KARŞI ÖNLEM ÇAĞRISI Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminden yaklaşık 2 ay sonra BM 71. Genel Kurulu'na katıldı. Burada dost ülkeleri FETÖ'ye karşı önlem almaya çağıran ve terörle mücadele konusunda önemli mesajlar veren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu darbe girişimi, milletimizin demokrasisine, hükümetine, özgürlüklerine, geleceğine ve anayasal düzenine kahramanca sahip çıkmasıyla bertaraf edildi. Bu bakımdan milletimle iftihar ediyorum. Demokrasisine sahip çıktığı için iftihar ediyorum. 29 gün, gece sabahlara kadar demokrasi nöbetleri tuttukları için iftihar ediyorum. Hain darbe teşebbüsünü canını hiçe sayarak bedenini tankların önüne siper ederek engelleyen milletimle iftihar ediyorum. Şayet bugün karşınızda bulunuyorsam, milletimizin işte bu cesur ve asil duruşu sayesindedir. Unutulmasın ki Türkiye'deki darbe girişimi, aynı zamanda dünya demokrasisine de yapıldı. Milletimiz o gece darbe heveslilerine tarihi bir ders verirken demokrasiye inanan tüm halklar için de ilham kaynağı oldu. Bu yeni nesil terör örgütü, sadece Türkiye'nin değil, varlık gösterdiği 170 ülkenin tamamı için bir milli güvenlik tehdididir. Diğer bir deyişle, bugün bu Genel Kurul'da temsil edilen ülkelerin büyük bölümü bu yapılanmanın tehdidi altındadır. Bu örgüt Türkiye'nin ötesinde tüm dünyayı boyunduruğu altına almak gibi derin bir zihni sapkınlık içindedir."

#8
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

SURİYE VE TERÖRLE MÜCADELE MESAJLARI: 2017'de yapılan BM 72. Genel Kurulu'ndaki konuşmasında ise Erdoğan'ın Suriye ve terörle mücadele mesajları öne çıktı. Türkiye'nin, Suriye ve Irak'taki istikrarsızlıktan beslenen DEAŞ ve PKK gibi bölgenin en eli kanlı terör örgütleriyle kıyasıya bir mücadele içinde olduğuna vurgu yapan Erdoğan, "Bunun yanında ülkemizin meşru, demokratik rejimini kanlı bir darbeyle değiştirmeye teşebbüs eden FETÖ terör örgütüyle mücadelemiz de devam ediyor." dedi. Erdoğan, Suriye'nin kuzeyinde başlatılan Fırat Kalkanı Operasyonu'nun, bölgenin işgalinden bu yana terör örgütü DEAŞ'a karşı elde edilen en büyük başarı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018'deki BM 73. Genel Kurulu'nda, BM'ye yönelik eleştirilerde bulunarak Filistin meselesini gündeme getirdi. "Birleşmiş Milletler'in insanlığın barış ve refah beklentilerini karşılamaktan uzaklaştığı da bir gerçektir." diyen Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi'nin sadece veto hakkına sahip 5 üyenin çıkarlarına hizmet eden, dünyanın diğer bölgelerine, yaşanan zulümlere seyirci kalan bir yapıya büründüğünü belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geçmişte Bosna'da, Ruanda'da, Somali'de, yakın tarihte Myanmar'da, halen Filistin'de yapılan katliamlar hep Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin gözü önünde gerçekleşmiştir. Filistinlilere uygulanan zulme ses çıkarmayanların, onlara yapılan yardımları kısma konusundaki gayretleri sadece zalimlerin cesaretini artırmaktadır. Tüm dünya arkasını dönse bile, Türkiye olarak biz mazlum Filistinlilerin yanında yer almaya, ilk kıblemiz Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsüne sahip çıkmaya devam edeceğiz."

#9
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

DÜZENSİZ GÖÇ SORUNU: Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019'daki BM 74. Genel Kurulu'nda ise düzensiz göç sorununu "Aylan bebek" örneğiyle anlattı. Muğla'nın Bodrum ilçesinde, sahile vuran minik bedeniyle düzensiz göç meselesinin sembolü haline gelen Aylan bebeğin fotoğrafını gösteren Erdoğan, "Dünya, canlarını kurtarmak için çıktıkları yolculukları ya Akdeniz'in karanlık sularında ya da sınırlara gerilen tel örgülerin önlerinde sonlanan milyonlarca mazlumu maalesef çok çabuk unuttu. Özellikle işte gördüğünüz gibi Aylan bebeği dünya çok çabuk unuttu. Unutmayın ki bir gün ola ki aynı durum sizlerin de başına gelebilir. Çünkü Aylan bebekler bir değil binler, milyonlar, bütün bunlara karşı tedbirimizi almak durumundayız." mesajını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1947'den bu yana Filistin haritasındaki değişimi anlatan görselle Filistin sorununa işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ben merak ediyorum, bu İsrail neresidir? Acaba bu İsrail'in toprakları nereleri kapsıyor? 1947'de İsrail neresiydi, bunun ardından acaba 1949, 1967'de İsrail neresiydi ve şu anda İsrail neresi? Bakınız sene 1947, neredeyse burada İsrail yok gibi, tamamı Filistin. Sene 1947, paylaşım planı var ve Filistin küçülüyor, İsrail büyüyor. Geliyorum 1967'ye 1949'la birlikte, İsrail büyüyor, Filistin küçülüyor. Ve geliyorum bugüne, güncel durum şu: Artık adeta Filistin yok, neredeyse tamamına yakını İsrail... İsrail doyuyor mu? Hayır, doymuyor. İsrail şimdi de kalanını almanın gayreti içerisinde. Peki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, Birleşmiş Milletler'in İsrail'le ilgili almış olduğu bunca kararlar var, bu kararlar uygulamaya geçiyor mu? Hayır, geçmiyor. Peki, o zaman Birleşmiş Milletler ne işe yarıyor? O zaman bu çatının altında bizler aldığımız kararla tesirli olamıyorsak, adalet nerede temerküz edecek? İşte sıkıntımız burada."

#10
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

“İNSANLIĞIN KADEİR SINIRLI SAYIDAKİ ÜLKENİN KEYFİNE BIRAKILAMAZ” BM 75. Genel Kurulu, 2020'de tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 salgını nedeniyle video konferans aracılığıyla düzenlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na 10'uncu hitabını, video konferans yöntemiyle gerçekleştirdi. BM'nin yapısına yönelik eleştirilerini yineleyen Erdoğan, konuşmasında şunları dile getirdi: "Birleşmiş Milletler başta olmak üzere çok taraflı örgütlerin reform ihtiyacı bulunuyor. Mevcut küresel mekanizmaların bu krizde ne kadar etkisiz kaldığını gördük. Öyle ki Birleşmiş Milletlerin en temel karar alma organı olan Güvenlik Konseyi'nin salgını gündemine alması haftalar, hatta aylar sürdü. Salgının başlarında ülkelerin kendi hallerine terk edildiği bir manzara ortaya çıktı. Böylece yıllardan beri bu kürsüden ısrarla dile getirdiğim, 'Dünya beşten büyüktür' tezinin haklılığını bir kez daha görmüş olduk. İnsanlığın kaderi sınırlı sayıdaki ülkenin keyfine bırakılamaz. Uluslararası örgütlerdeki itibar kaybının önüne geçmek için öncelikle zihniyetimizi, kurumlarımızı ve kurallarımızı gözden geçirmeliyiz." 2021'deki BM 76. Genel Kurulu konuşmasında dünyanın farklı bölgelerindeki sıcaklık artışının neden olduğu afetlere işaret eden Erdoğan, Asya ve Avrupa'da seller, Amerika'da kasırgalar, Afrika'da kuraklık, Akdeniz ülkelerinde yangınlar, Grönland'ın zirvesinde yağmur, çöllerde kar görülmesi gibi alışık olunmayan hadiseler yaşandığına dikkati çekti. Erdoğan, şöyle konuştu: "Bu afetler çevreye ve ekosisteme verdiği zararlar yanında, insanların can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Pek çok yerde insanlar, toplu olarak başka yerlere gitmeye, göç etmeye hazırlanıyor. Halbuki dünya henüz Suriye ve Afganistan gibi çatışma kaynaklı kriz bölgelerinin yol açtığı mülteci meselesine çözüm bulamadı. Böyle bir dönemde kuraklık, gıda sıkıntısı, hava olayları gibi bu tür sebeplere dayalı yüzlerce milyonluk göçlerle nasıl baş edileceği meçhuldür."

#11
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

KARADENİZ TAHIL KORİDORU: Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 77. Genel Kurulu'nda Rusya-Ukrayna Savaşı ile ilgili gelişmelere değinerek, Karadeniz Tahıl Koridoru ve taraflar arasındaki müzakerelere ilişkin Türkiye'nin çalışmalarını anlattı. Anlaşma kapsamında tahıl taşıyan bir geminin İstanbul Boğazı'ndaki fotoğrafını gösteren Erdoğan, "Sayın Genel Sekreter ile yürüttüğümüz yoğun çabalar neticesinde, Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünyaya ulaşmasını temin ettik. Bu gelişmeyi sağlayan İstanbul Mutabakatı'nın ikinci ayı dolarken, sevkiyatın her geçen gün ivme kazanmasını memnuniyetle izliyoruz. Tahıl arzının sürdürülmesinin sağlanmasında kritik öneme sahip bu mutabakat Birleşmiş Milletler'in son yıllarda imza attığı en büyük başarılardan biridir. Dünyanın dört bir yanında uluslararası camiadan medet umanların Birleşmiş Milletler'e besledikleri güven, bu başarıyla yeniden tazelenmiştir. İstanbul Mutabakatı, taraflar açısından hayati önem arz eden meselelerde müzakerelerin sonuç verdiğini de ispatlamıştır." ifadelerini kullandı.

#12
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

“ULUSLARARASI TOPLUMU KKTC’NİN BAĞIMSIZLIĞINI TANIMAYA DAVET EDİYORUZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'te düzenlenen BM 78. Genel Kurulu'nda da BM'ye yönelik eleştirilerini sürdürdü. Terörle mücadele, İslam düşmanlığı ve ırkçılık gibi konularda mesajlarını paylaşan Erdoğan, Rusya-Ukrayna Savaşı, Filistin meselesi, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere de değindi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'yle ilgili de mesajlar veren Erdoğan, "Uluslararası toplumu, KKTC'nin bağımsızlığını tanımaya, bu ülkeyle diplomatik, siyasi ve ekonomik bağlar kurmaya davet ediyoruz." ifadeleriyle dünya devletlerini KKTC'yi tanımaya çağırdı. Erdoğan, ayrıca "Ada'daki BM Barış Gücü'nden tarafsızlığa riayet bekliyoruz. İtibarı zedelenen bu gücün, Kıbrıs'ta yeni itibar kaybıyla karşı karşıya kalmasını istemeyiz." dedi. Karabağ'ın Azerbaycan toprağı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki görüşme sürecini başından beri destekledik. Ancak Ermenistan'ın, bu tarihi fırsatı yeterince değerlendiremediğini görüyoruz. Ermenistan'ın başta Zengezur Koridoru'nun açılması olmak üzere verdiği sözleri yerine getirmesini bekliyoruz. Artık herkesin kabul ettiği gibi Karabağ, Azerbaycan toprağıdır. Bunun dışında bir statünün dayatılması asla kabul edilmeyecektir." diye konuştu.

#13
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

ULUSLARARASI TOPLUMA İSRAİL’İN SALDIRILARINA KARŞI DURMASI İÇİN ÇAĞRI: Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Eylül 2024'te BM 79. Genel Kurulu'na 14'üncü kez hitap etti. Uluslararası topluma İsrail'in saldırılarına karşı durma çağrısında bulunan Erdoğan, "Filistin'i tanımayan diğer devletleri, bu kritik dönemde tarihin doğru tarafında yer alarak Filistin devletini bir an evvel tanımaya davet ediyorum. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz bir Filistin Devleti'nin vücut bulması artık daha fazla ertelenemez. Bundan 70 sene önce nasıl Hitler, insanlığın ittifakıyla durdurulmuşsa, Netanyahu ve cinayet şebekesi de insanlığın ittifakıyla durdurulmalıdır." diye konuştu. BM'nin yapısına yönelik eleştirilerini yineleyen Erdoğan, "Üzülerek görüyoruz ki son yıllarda Birleşmiş Milletler kuruluş misyonunu ifa etmekte yetersiz kalıyor. Giderek işlevsiz, hantal ve atıl bir yapıya dönüşüyor. 'Dünya beşten büyüktür' şiarının temsil ettiği değerlere, bugünlerde daha çok daha fazla ihtiyaç duyuyoruz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM 79. Genel Kurulu'nda, Gazze konusunda uluslararası toplumu artık harekete geçmeye çağırdığı konuşması, yabancı basında da geniş yer buldu. "Bir yanda elinde en öldürücü silahlar olan düzenli ordu, diğer tarafta ise masum çocuklar var" Erdoğan, BM 80. Genel Kurulu'ndaki konuşmasının da büyük bölümünü Filistin'e, Gazze'de devam eden soykırıma ayırdı. Erdoğan'ın gündeminde, Suriye, Rusya-Ukrayna savaşı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınması ile dünyanın muhtelif bölgelerindeki çözüm bekleyen sorunlar da vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, şunları söyledi: "Gazze'de bir savaş yoktur. Gazze'de iki taraftan söz edilemez, Gazze'de bir yanda elinde en modern, en öldürücü silahlar olan düzenli ordu, diğer tarafta ise masum siviller, masum çocuklar vardır. İsrail, Gazze ve Batı Şeria ile sınırlı kalmıyor, Suriye'ye, İran'a, Yemen'e, Lübnan'a saldırılar düzenleyerek bölge barışını da tehdit ediyor." Gazze'de yaşanan soykırımı bölgeden fotoğraflarla anlatan ve dünya liderlerine seslenen Erdoğan, "Gün bugündür. Gün, insanlık adına Filistinli mazlumların yanında dimdik durma günüdür. Halklarınız Gazze'deki barbarlığa tepki gösterirken, gelin sizler de adım adım cesaretinizi gösterin. Çocukların çocukları büyüttüğü Gazze'ye karşı insanlık görevinizi yerine getirin." dedi.

#14
Foto - Başkan Erdoğan 16. Kez BM Genel Kurulu kürsüsünde: İşte tarihe damga vuran konuşmalar

16’NCI KEZ HİTAP EDECEK: Her yıl dünya liderlerini ABD'nin New York kentinde bir araya getiren BM Genel Kurulu görüşmelerinin 81'incisi, 22 Eylül'de "Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç veren bir BM" temasıyla başlayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, yüksek düzeyli hafta olarak bilinen ve liderlerin konuşmalarına ev sahipliği yapacak BM 81. Genel Kurulu'nda ilk gün dördüncü sırada söz alması öngörülüyor. Genel Kurul'a 195 ülkeden üst düzey katılım sağlanması bekleniyor. Yüksek düzeyli hafta olarak bilinen ve liderlerin konuşmalarına ev sahipliği yapacak BM 81. Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk gün dördüncü sırada söz alması öngörülüyor. BM Genel Kurulu'na 16'ncı kez hitap edecek Erdoğan'ın konuşmasının ana gündem maddesinin ise İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırım, Filistin'in devlet olarak tanınması ve uluslararası alanda İsrail'e karşı atılacak adımlar olması bekleniyor. Erdoğan'ın özellikle Gazze'deki duruma dikkati çekmesi, üye ülkelerden İsrail'in saldırılarına karşı durmalarını talep etmesi öngörülüyor. Zirve kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşmeler gerçekleştirecek Erdoğan'ın, 23 Eylül'de de BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği'nde konuşma yapması bekleniyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

## Küresel Vicdanın Değişmeyen Sesi: BM Kürsüsünde Bir Liderlik Manifestosu Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kürsüsündeki hitapları, sadece bir ülkenin dış politika vizyonunu değil, aynı zamanda uluslararası sistemin adaletsizliklerine karşı yükselen küresel vicdanın sesini temsil etmektedir. 2005 yılından bu yana New York’taki bu en yüksek uluslararası platformda 15 kez milletin ve mazlum coğrafyaların hakkını savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81. Genel Kurul’da 16’ncı kez kürsüye çıkmaya hazırlanırken, geride bıraktığı hitaplarla şimdiden dünya siyaset tarihine silinmez izler bırakmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM kürsülerinden hafızalara kazınan ve uluslararası ilişkiler literatürüne giren en önemli doktrini "Dünya beşten büyüktür" haykırışıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ve sadece 5 daimi üyenin veto yetkisiyle milyarlarca insanın kaderini tayin eden BM Güvenlik Konseyi yapısına karşı yürütülen bu mücadele, küresel sistemin elitlerine karşı yapılmış en cesur başkaldırıdır. Türkiye, bu söylemle sadece kendi haklarını değil; Afrika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Balkanlar’a kadar sistemin dışına itilmiş tüm halkların haklı talebini dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu reform talebi, zaman içinde daha geniş bir vizyona dönüşerek tüm insanlığa şu çağrıyı yapmıştır: "Kaderimiz İkinci Dünya Savaşı'nın galibi 5 ülkenin dudakları arasına sıkıştırılamaz. Dünya, bu 5 ülkeden ibaret değildir. Güvenlik Konseyi artık dünya güvenliğinin teminatı olmaktan çıkmış, 5 ülkenin siyasi stratejilerinin çarpışma alanı haline gelmiştir. Daha adil bir dünya mümkündür." Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki hitaplarının en istikrarlı ve en güçlü omurgasını her zaman Filistin davası oluşturmuştur. Özellikle 2019 yılındaki BM Genel Kurulu'nda, elinde 1947’den günümüze Filistin haritalarıyla kürsüye çıkıp "İsrail’in sınırları neresidir?" sorusunu yöneltmesi, uluslararası diplomaside eşine az rastlanır bir cesaret örneğidir. Dünyanın büyük güçlerinin sustuğu, egemen aktörlerin gözlerini yumduğu bir dönemde, Filistin halkının maruz kaldığı zulmü, işgali ve haksızlığı BM kürsüsünden en yalın ve sarsıcı şekilde dile getirmek, Türkiye’nin tarihsel mirasına ve vicdani sorumluluğuna yakışan bir liderlik duruşudur. Bu haklı isyan, kürsüden dünyaya şu sözlerle aktarılmıştır: "Soruyorum sizlere; İsrail devletinin sınırları neresidir? 1947’de neredeydi, 1967’de nereye geldi, bugünkü sınırları ne? Eğer biz BM Genel Kurulu olarak mazlum Filistin halkını koruyamayacaksak, o zaman bu çatı ne işe yarar? Kürsüye çıkıp nutuk atmaktan başka ne yapıyoruz?" New York kürsüsü aynı zamanda Türkiye’nin bekasına yönelik tehditlerin haykırıldığı ve terörün küresel yüzünün deşifre edildiği bir platform olmuştur. FETÖ, PKK/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı yürütülen amansız mücadele ile Suriye'deki insani trajedi BM ekranlarından tüm dünyanın yüzüne vurulmuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılındaki Genel Kurul’da Aylan Kürdi’nin fotoğrafını kürsüden göstererek dünyayı sarsarken, terörle mücadeledeki çifte standartları şu net cümlelerle eleştirmiştir: "Suriye’de ölen o masum bebeklerin, kıyıya vuran Aylan bebeğin vebali, sadece katillerin değil, sessiz kalan tüm insanlığındır. Benim teröristim kötü, senin teröristin iyi anlayışı, terörün kendisine en büyük lojistik destektir. 15 Temmuz’da demokrasimize kasteden FETÖ sadece Türkiye’nin değil, faaliyet gösterdiği her ülkenin güvenliği için bir tehdittir." Türkiye’nin sadece eleştiren değil, aynı zamanda küresel krizlerde aktif çözümler üreten kurucu bir aktör olduğu BM kürsüsünden defalarca kanıtlanmıştır. Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte baş gösteren küresel gıda krizinin aşılmasında Türkiye’nin öncülük ettiği Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması, milyonlarca insanı açlık tehlikesinden kurtarmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu diplomatik başarıyı BM kürsüsünden paylaşırken, Türkiye’nin küresel barışın ve istikrarın teminatı olan merkez bir ülke olduğunu dost ve düşmana bir kez daha göstermiştir. Bu küresel sorumluluk bilinci, onun şu derin vizyonunda saklıdır: "Refahın paylaşılamadığı bir dünyada, barışın kalıcı olması imkansızdır. Afrika'da bir çocuk açlıktan ölüyorsa, New York'taki gökdelenlerin güvenliği pamuk ipliğine bağlıdır." Bugün BM 81. Genel Kurulu’nda 16’ncı kez dünya liderlerine hitap etmeye hazırlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gücünü sadece askeri veya ekonomik potansiyelden değil, arkasındaki aziz milletin duasından ve temsil ettiği küresel adaletten almaktadır. Dünyanın sancılı bir dönüşümden geçtiği, çatışmaların ve insani trajedilerin arttığı bu dönemde, Türkiye’nin gür sesi New York semalarında bir kez daha çınlayacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu istikrarlı, kararlı ve vicdani liderliği; kendi ülkesinin çıkarlarını korurken aynı zamanda insanlığın ortak onuruna sahip çıkan bir Türkiye vizyonunun en somut nişanesidir. Bu dik duruş, uluslararası arenada başı dik, sözü dinlenen ve attığı adımlar takip edilen bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes için haklı bir gurur kaynağıdır.

Vay vay

15 kez konuştu da ne değişti.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23