KAYA: KAYGIYI YOK ETMEYE DEĞİL, YÖNETMEYE ODAKLANIN Dr. Öğr. Üyesi Pınar Aylin Kaya, kaygının beynin doğal bir alarm sistemi olduğunu belirterek önemli sınavlar öncesinde hissedilen gerginlik, uyku sorunları, konsantrasyon güçlüğü ve fiziksel belirtilerin son derece normal olduğunu ifade etti. Sınav kaygısının bilişsel ve bedensel olmak üzere iki boyutta ortaya çıktığını belirten Kaya, “'Ya başaramazsam?', 'Herkes benden daha iyi çalıştı' gibi düşünceler bilişsel boyutu oluştururken; çarpıntı, terleme ve ağız kuruluğu gibi belirtiler bedensel boyutu oluşturur. Ancak unutulmamalıdır ki belirli düzeyde kaygı performansı düşürmez, aksine artırır. Önemli olan kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, yönetilebilir seviyede tutabilmektir” dedi. ‘SON GÜNLERDE RUTİNİ KORUYUN’ Sınava kısa süre kala öğrencilerin yeni konular öğrenmeye çalışmak yerine mevcut bilgilerini pekiştirmeye odaklanmalarının daha faydalı olacağını belirten Kaya, günlük yaşam düzeninin korunmasının önemine dikkat çekti. Belirsizlğin kaygıyı artırdığını, düzenin ise zihni sakinleştirdiğini ifade eden Kaya, öğrencilerin günlerini planlamalarını, çalışma ve dinlenme saatlerini belirlemelerini önerdi. Uzun saatler boyunca aralıksız çalışmak yerine belirli sürelerle yoğunlaşılmış çalışma seanslarının tercih edilmesinin daha verimli olduğunu belirten Kaya, yeterli uykunun da sınav başarısında kritik öneme sahip olduğunu söyledi.